Son Dakika

Beyaz kadın cinayeti üzerinden nefret siyaseti

26.08.2018 - 02:25 | Güncelleme:

1998 yılının ocak ayı ortalarıydı; “O kadınla, Miss Lewinsky’yle cinsel ilişkim olmadı” demişti Bill Clinton ve bu kısa cümle uzun bir azil sürecinin başlangıcı olacaktı. Çünkü ilişki gerçekti; olayı soruşturan özel savcı Kenneth Starr, yargı dokunulmazlığı güvencesiyle eski Beyaz Saray stajyeri Monica Lewinsky’ye ilişkiyi itiraf ettirecek, ABD Başkanı adaleti yanıltmak, yemin altında yalan söylemek, görevi suiistimalle suçlanacaktı.

Aynı yılın 17 Ağustos günü Büyük Jüri karşısında tam 4 saat ifade verdi Clinton, itiraflarında ilişkiyi ve tüm sorumluluğu kabul ediyor, diyet kolasını da yudumlayarak ‘cool’ görünmeye çalışıyordu.

Dün gibi gözümün önünde; sorgunun Leitmotif'i olmuştu o gri metalik kutu. Yıl boyunca “oldu mu, olacak mı” diye tartışılan azil sürecine gelinmişti artık. Ekim ayında Temsilciler Meclisi 14 saatlik oturum sonunda Clinton’ın iki suçtan azli yönünde oy kullandı. Ancak 1999 ocak ayında Senato’daki oylamada çoğunluk çıkmadı ve Demokrat Başkan Clinton görevde kaldı. Aklandı.

Şimdi Trump aynı tartışma sürecini yaşıyor. Avukatı Michael Cohen’in özel savcı Robert Mueller ile anlaşma yaparak, 2016 seçim kampanyası sırasında iki kadına sus payı olarak ödenen paraları, bağış yolsuzluklarını itiraf etmesi, Başkan’ı azil sürecinin eşiğine getirdi. Trump, Büyük Jüri karşısına çıkarsa ve o hırçın çene ifadesi de dikkate alınırsa Clinton kadar cool davranabilir mi? Uzun badireleri atlatıp Clinton gibi aklanabilir mi?

“AZİL REFERANDUMU OLUR”

İşte Trump işi şansa bırakmamak için manevralara başlamış bulunuyor. Bir kere azil için geri sayımın başladığını kendisi telaffuz ederek, Fox TV yayınında “Ben azledilirsem borsa çöker, herkes yoksullaşır” diye gözdağı veriyor.

Şu an Kongre’deki aritmetik nedeniyle Trump aleyhinde bir hareketlenme çok olası görünmüyor. Kasım ayında Kongre seçimlerinde Demokratlar’ın, 435 üyesinin tamamı yenilenecek Temsilciler Meclisi’nde çoğunluğu sağlaması halinde azil gündeme gelebilir. Ancak Trump cephesi, azil ihtimalini Cumhuriyetçi safları sıklaştıracak, tehlikeyi oya dönüştürecek şekilde kullanıyor. Örneğin geçen ay Trump’ın hukuk danışmanları ekibine katılan eski New York Belediye Başkanı Rudy Giuliani, “Başkan azledilirse Amerikan halkı ayaklanır” diyerek gözdağını pekiştiriyor.

Bu nedenle de Demokratlar, Cumhuriyetçi tabanı fazla ürkütmemek için azil meselesini pek anmıyor. Demokrat senatörler “Bu konuda konuşmamalıyız” derken Demokrat Parti Temsilciler Meclisi lideri Nancy Pelosi, “Özel savcı Mueller’in soruşturmasını etki altında kalmadan bağımsız bir şekilde yürütmesine izin verip, kasım seçimlerine odaklanmalı, dar gelirli ailelere ekonomik mesajlarımızı iletmeliyiz” diyor. Böylece kasım seçimleri bir nevi Trump referandumuna dönüşüyor. Nitekim Trump’ın eski strateji başdanışmanı Steve Bannon, “Kasımda azil referandumu var. Trump kalsın mı gitsin mi oylaması. Onu destekleyen herkesin bunu bilmesi gerekir” diye noktayı koyuyor.

BEYAZLA AKLANMA HAMLELERİ

Mollie Tibbetts kaybolduktan 34 gün sonra bir mısır tarlasında cinayete kurban gitmiş olarak bulundu.

Trump cephesinde işler bu noktalarla kalmıyor. Muhafazakar Cumhuriyetçi seçmeni beyaz hassasiyete kilitleyecek hikayeleri sahneye koyuyor. Muhalif ana akım medyaya göre kendisine Beyaz Saray yolunu açan, nefret kozunu oynuyor. Bu haftaki hikayelerinden biri Güney Afrika’daki beyaz çiftçilerin topraklarına el konulduğu ve cinayetlere kurban gittikleri şeklinde. Fox News da meselenin üzerine körükle gidiyor. Trump'ın attığı tweet'e Güney Afrika’dan sert tepki geliyor: “Bu iddialar kabul edilemez. Ülkemizi bölmeyi ve sömürgeci geçmişi yeniden gün ışığına çıkarmayı amaçlıyor…” Çünkü beyazların topraklarına el konulması söz konusu değil; toprak reformu başlatan hükümet, apartheid rejimi döneminde siyahların elinden alınan arazileri satın almak üzere beyaz çiftçilerle pazarlık masasına oturmuş bulunuyor.

Diğeri hikaye ise Iowa’da beyaz bir genç kızın bir göçmen tarafından öldürülmesi. 20 yaşındaki üniversiteli Mollie Tibbetts, geçen 18 Temmuz’da koşuya çıkıyor ve bir daha haber alınamıyor. Mollie’nin cesedi bir ay sonra bir mısır tarlasında bulunuyor; yöredeki bir çiftlikte çalışan Cristhian Bahena Rivera adlı Meksikalı cinayet suçundan tutuklanıyor.

Kaçak Meksikalı göçmen Rivera birinci derecede cinayetle suçlanıyor.

Aynı gün olay Trump’ın radarına giriyor. Batı Virginia’daki seçim mitinginde şöyle konuşuyor : “Bugünkü olayı duymuşsunuzdur. Meksika’dan gelen bir kaçak göçmen, o olağanüstü, o güzel genç kadını öldürdü. Bizim ülkemizde böyle şeyler asla olmamalı. Ama göç yasaları öyle berbat ki. Biz bunları değiştireceğiz ama bunun için daha çok Cumhuriyetçi seçmeniz gerekir…”

Trump böyle durumlarda hep yaptığı gibi kurbanı “güzel” olarak tanımlıyor. Sanki kadın daha az çekici olsa, olay da daha az trajik görünecek. Ayrıca ABD’de 2016 verilerine göre bir yılda 17 bin 250 kişi cinayete kurban gitmiş. Ve her birinin, Tibbetts vakasından daha az trajik olmadığı kesin. Diğer bir nokta; genel olarak göçmenlerin ve özellikle de kaçak göçmenlerin, doğma büyüme Amerikalılara oranla daha az suç işlediği de istatistiklerle tescilli.

Washington Post’a göre Cumhuriyetçi Parti içinde bu tür olayları, yani beyaz seçmende bir tür özdeşleşme, nefret ve korku uyandıracak olayları mimleyip kendi medyasını alarma geçiren bir network var. Tibbetts vakası da bu şekilde Trump’ın radarına giriyor. Temsilciler Meclisi’nin eski Başkanı Newt Gingrich, Virginia’daki miting sabahı cinayetin geniş işlenmesi için bazı web sitelerini e-maille uyarıyor. Trump destekçisi Fox News sabahtan akşama hikayeyi döndürüyor. Bütün zamanların en büyük başkanlık skandallarından biri patlamışken, bir beyaz kadın cinayetinin de dikkatlerden kaçmaması gerekiyor. Washington Post’un o saat itibariyle foxnews.com’da yaptığı aramada Mollie Tibbetts’le ilgili tam 192 ayrı haber ve video görünüyor.

EBEDİYEN AYRILANLAR

Mollie Tibbetts, erkek arkadaşı Dalton Jack'le mutlu günlerinde.

Yetmiyor, Beyaz Saray yakınları kaçak göçmenler tarafından öldürülmüş aile bireyleriyle ilgili bir video yayınlıyor Twitter’da; “Sevdiklerinden ebediyen ayrıldılar” notunu düşerek. Bu ifade, Trump Yönetimi’nin o çok tepki çeken, göçmen çocuklarını sınırda ana-babalarından koparma politikasına direkt gönderme olarak dikkat çekiyor. Yani onlar geçici olarak koparılıyorlar; Tibbetts gibilerinin yakınları ise ebediyen.

Mollie’den ebediyen ayrılan Tibbetts ailesi ise siyasetin bu oyununa, genç kızın seçim malzemesi yapılmasına şiddetle itiraz ediyor. Trump’ın daha seçim kampanyasında bütün Meksikalı göçmenleri tecavüzcü ve katil olarak nitelemesine  karşılık, kızın ailesi zanlının etnik kökeninin ön plana çıkarılmasına tepki gösteriyor. Mollie’nin teyzesi Facebook mesajında, “Kötülük HER renkte olabilir” diye yazıyor…

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000