Son Dakika

Yapay zeka acıyı neden algılamaz?

17.12.2018 - 01:59 | Güncelleme:

Sosyal medya düzeni, özellikle de Facebook ve Instagram, insanların neşe ve sevinçlerden kâr kotarmaya odaklı; kişiselleştirilmiş reklamlarla. Acı ve keder mi, umurunda değil. Bebeği ölü doğan bir Washington Post editörünün teknoloji devlerine hitaben yazdığı açık mektup o acıyı anlatıyor: “Biliyorum hamile fotoğraflarımı paylaşmakla hata ettim ama lütfen beni reklam bombardımanına tutmayın artık…” Tabii ki o kadın tek örnek değil, dünyada binlercesi var.

Uzun yıllar önce, internetin erken dönemleriydi. ABD’yi ziyaret eden bir Tayland diplomatik heyetinin, Nevada’daki şu meşhur tavşan çiftliği genelevine gittiği ortaya çıkınca, ülkelerinde skandal patlak vermişti. Haberi dünya sayfasına koyarken internetten aldığım binanın dış görüntüsünden ibaret Bunny Ranch fotoğrafı, utanç dolu bir pop-up silsilesiyle bilgisayarımı zorunlu bir yeniden formatlamaya kadar sürükledi. Fotoğrafı aldığım gün itibariyle ekranda istem dışı patlayan pornografik pop-up’ları çaycıdan yayın yönetmenine görmeyen kalmamıştı çünkü.

O günden bu yana gelişen teknolojiyle, koruma duvarları ve tarayıcıların güvenlik ayarları sayesinde o istenmeyen pop-up’lar hayatımızdan çıktı.

Peki ama ya hayatımızda artık yeri olmayan kişiselleştirilmiş reklamlar ne olacak? İlgi alanı ve bilgilerimize dayalı reklamları almayı durdurabiliriz ama ya o reklamlar, mesela dünyaya gelemeyecek bir bebekle ilgiliyse…

Kadının adı Gillian Brockell; Washington Post’un video editörü. Twitter’dan acı bir haberi duyuruyor; oğlunun ölü doğacağını yazıyor, kocasıyla birlikte geleceğe dair umutlarını da ekleyerek, “Ama bebeğimi ölü dünyaya getireceğim şu an yıkılmış durumdayız… Önümüzdeki yas dönemi, sevgimizi daha da derinleştirecektir” diyor.

Gillian Brockell'in Washington Post'taki ofisten paylaştığı hamile fotoğrafı.

Özellikle Facebook ve Instagram insanların neşe ve sevinçlerini, mutlu anlarını aktardığı bir alan ki, bunun dışta kalanlar için eziyet olabildiği bilinen bir gerçek ama o ayrı konu. Mutluluklar kadar çok olmasa da, acılara da kanal olabiliyor sosyal medya. Gillian Brockell de kişisel trajedisini bu yolla duyuruyor. Fakat hamile fotoğrafları ve bebek odaklı etiketlerle çok önceden alarma geçen algoritma “ölü doğum”, “acı ve yas” sözcüklerine duyarsız kalıyor. Hamileliğin keşfiyle birlikte sökün eden reklamlar durmuyor. Hamile kıyafetlerinden, bebek karyolalarına hamilelikle ilgili akla gelebilecek her türlü ürün.  

AĞLAYAN EMOJİLER…

Bunun üzerine Gillian Brockell, “Sevgili teknoloji şirketleri” diye başlayan bir açık mektup kaleme alıyor ve Washington Post’ta da yayınlanıyor:

“Biliyorum, benim hatamdı. Instagramdaki ‘babybump’ gibi etiketlere karşı koyamadım, aptallık ettim. Hamile fotoğraflarımı gördünüz. Google’da hamile kıyafeti, bebek karyolası için boya aradığımı gördünüz. Peki ‘bebek hareket etmiyor’ dediğimi görmediniz mi? Benim gibi aktif bir kullanıcının üç gün suskun kaldığını, sonra da ‘kalbimiz kırık’, ‘ölü doğum’ sözcüklerini, arkadaşlarımdan gelen 200 gözü yaşlı emojiyi farketmediniz mi? ABD’de her yıl 26 bin bebek ölü doğuyor, dünyada da milyonlarcası.  Sosyal medya nedir anlatayım, yatakta ağlayarak geçirdiğiniz günlerden sonra boş kucağınızla eve dönmek, birkaç dakikalığına dikkatinizi dağıtmak için telefonu elinize aldığınız an yeniden hüngür hüngür ağlamaktır…”

Brockell, reklamı kapatmasını da biliyor ama “neden” sorusuna katlanamadığını söylüyor. Algoritmalar doğum yaptığına, mutlu sona ulaştığına karar vermiş bir kere. En iyi emzirme sutyenlerinin reklamlarını gösteriyor ona. Brockell ise artık bir işe yaramayacak sütünü bitirebilmek için göğsüne lahana yaprakları yatırdığını yazıyor. “Hamile olduğumu anlayacak kadar akıllıysanız, bebeğimin öldüğünü anlayacak kadar da akıllı olmanız gerekir. Lütfen buna uygun reklamlar gösterin, ya da hiç göstermeyin” diye bitiriyor mektubunu.

ALGORİTMA ZULMÜ

“Mutluluğumu gördünüz, acımı neden farketmediniz” sitemi sosyal medyada viral oluyor. Sadece reklamlarla değil başka yollarla gelen acılar da paylaşılıyor. Mesela Facebook’un şu kitsch grafiklerle önünüze getirdiği “bu yılınız nasıl geçti” uygulamasında, insanların o yıl yitirdiği çocuklarının artık yüzleri çıkabiliyor karşılarına. O acılı anne-baba belki kaçışta, o artık solmuş gülen yüzü görmek istemiyor o an. Bir kadın, düşük yaptıktan ancak üç ay sonra doğum odaklı reklamlardan kurtulabildiğini anlatıyor. Ölü doğum, düşük ve çocuğun kaybı gibi durumlarda “cihazlara detoks” gerektiğini yazanlar çıkıyor: Çerezleri temizleyin, Facebook, Google ve Pinterest’te reklam tercihlerinizi güncelleyin diye tavsiyeler veriliyor.

Facebook reklamdan Rob Goldman adlı yönetici de Twitter’dan yanıt veriyor Gillian Brockell’e. Kaybından ötürü ne kadar üzüntü duyduklarını belirtip - özrü kabahatinden büyük - istemediği reklamları ayarlardan nasıl kapatabileceğini, nasıl geliştirmeye çalıştıklarını anlatıyor vs. Brockell de cevabında bunun fazla karmaşık olduğunu, algoritma algılasın diye bilerek “ölü doğum” sözcüğünü anahtar kelime olarak kullandığını söylüyor.

Ama yapay zeka mutluluğu teşhis ediyor da acıyı algılamıyor işte.


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
  • ranaesen1
    çünkü sanal dünyada güzel şeyler görmek istiyoruz bunun için acıyı hissetmiyor belki.mrhaba
Kalan karakter : 300