Herşey oğul Bush’un 2003’ün ocak ayındaki Birliğin Durumu konuşmasında kurduğu şu cümleyle başladı: “İngiliz Hükümeti, Saddam Hüseyin’in Afrika’dan önemli miktarda uranyum almaya  çalıştığını öğrendi…”

5 Şubat günü dönemin ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell, Irak işgali için zemin hazırlayan BM Güvenlik Konseyi’ndeki meşhur sunumu yaptı. Irak’ın kitle imha silahlarının uydu fotoğrafları ve ses kayıtlarıyla desteklenen multi-medya sunumu, dünyayı Bağdat’a askeri müdahalenin şart olduğuna ikna etmek için çok inandırıcı detaylarla hazırlanmıştı. Daha doğrusu Powell, istihbaratın çok sağlam güvenilir kaynaklardan geldiğine dair güvence veriyor; “Irak’ın nükleer silaha sahip olduğundan hiç kuşkum yok” diyordu. Gerçi sonraları Powell’ın kendi kurmaylarının bile silahlarla ilgili istihbarata inanmadığı yazıldı, hatta Powell’ın “Bir ülkeye, bir ucundan diğerine yarım milyon askerle konuşlandıktan sonra hiçbir şey bulamayınca ne hissediğimizi çok merak ediyorum” dediği de ileri sürüldü ama o gün için saldırının meşruiyetine dair gerekli saha temizliği yapılmıştı. Silahlarla ilgili bütün kuşkulara rağmen Irak işgali 20 Mart’ta başladı. Bağdat’ın, 11 Eylül faili El Kaide ile bağına ilişkin de yeterli kanıt görünmüyordu.

İşgalin arka planında, aksi yönde başka bir hikaye yazılmıştı.

Bir kere ABD Başkanı George W. Bush’un verdiği bilgi doğru değildi. İşgal başladıktan iki ay kadar sonra New York Times’tan Nicholas D. Kristoff’un yazdığına göre, Afrika’da görev yapmış eski bir büyükelçi Irak’ın uranyum alımını soruşturmak üzere Nijer’e gönderilmiş, ancak istihbaratın doğru olmadığını rapor etmişti ABD Dışişleri Bakanlığı’na. Başkan Yardımcısı Dick Cheney’in isteği üzerine CIA’nın görevlendirdiği, yazıda adı verilmeyen elçi raporun tahrif edildiğini söylüyordu.

Büyükelçi Joe Wilson ve bir zamanlar gizli CIA ajanı olan karısı Valerie Plame.

Haberin kaynağı emekli Büyükelçi Joe Wilson’du. Başka gazetecilere de konuşmuş, Nijer seyahatine ilişkin bilgiler Washington Post’ta da kaynağın adı verilmeden yayınlanmış, ardından bu elçinin basını yanılttığına dair bir söylenti yayılmıştı. Bunun üzerine Wilson, New York Times’ta yayınlanan “Afrika’da ne buldum” başlıklı yazısıyla kimliğini ifşa etti ve Nijer’dan Irak’a uranyum sevkinin neden mümkün olmadığını etraflıca anlattı.

Wilson’ın CIA gizli ajanı olan karısı Valerie Plame’i ifşa operasyonu için o dakika düğmeye basıldı. Cheney’in ofisinde…

HER GAZETECİNİN BİLDİĞİ SIR

Büyükelçi Wilson’un Nijer raporu Cheney’in ofisine gönderilmediği için kimliği bilinmiyordu. Ancak kendi yazısıyla açığa çıkmasından önce Cheney’in özel kalem müdürü Scooty Libby, elçinin kimliğini ve karısı Valerie Plame’in gizli CIA ajanı olduğunu Dışişleri Bakan Yardımcısı Marc Grossman’dan öğrenmişti. New York Times muhabiri Judith Miller’e ve başka gazetecilere de fısıldamıştı bu bilgiyi. Daha sonra kamuoyuna açıklanan Dışişleri Bakanlığı’nın gizli bir iç yazışmasında “Wilson’un, ‘gizli’ CIA ajanı olan karısı Valerie Plame’in tavsiyesi üzerine Nijer’e gönderildiği” belirtiliyordu. Dışişleri Bakan Yardımcısı Richard Armitage da W.Post’tan Bob Woodward’a açıklamıştı Plame’in kimliğini.

Artık hemen her gazetecinin bildiği fakat yazmadığı ismi ilk duyuran ise W.Post’tan Robert Novak oldu. Cumhuriyetçi Başkan Bush’un istihbarat yalanlarıyla ülkeyi savaşa sürüklediğine dair Demokrat Parti cephesindeki şüphelerin kuvvetlendiğini yazan Novak, “Wilson CIA için hiç çalışmamış, ancak karısı Valerie Plame CIA’nın kitle imha silahlarıyla ilgili operasyonlarından sorumlu. CIA, Wilson’un merkezden seçildiğini ve karısı aracılığıyla iletişim kurulduğunu söylüyor” notunu düşünce Plame’in gizli ajan olarak kariyeri sona erdi. Sonraları kaleme aldığı ve aynı adla filmi de çekilen “Fair Game” kitabında Plame, kocasını görev için öneren kişi olmadığını belirtiyordu.

2010 yapımı "Fair Game" filminde Plame'i canlandıran Naomi Watts ve Valerie Plame, Cannes Film Festivali'nde kırmızı halıda.

Gizli ajanın kimliğini ifşa suçundan FBI’ın açtığı soruşturmada Scooter Libby, “Bilgi benden çıkmadı, bütün gazeteciler arasında biliniyordu” şeklinde ifade verdi ki, doğru değildi. Bu sözleriyle adaleti yanıltmak ve yemin altında yalan ifade suçundan 2007’de 30 ay hapis cezası aldı. Bush başkanlık yetkisini kullanarak cezayı denetimli serbestliğe çevirdi, fakat yetkisi olduğu halde resmen affetmedi.

Fakat işin ilginç yanı, Novak’ın kaynağı Libby değildi. Plame’in kimliğini yazara söyleyen kişi Richard Armitage’dı ve Novak, Beyaz Saray danışmanı Karl Rove’dan da teyit aldıktan sonra Valerie Plame ismini yazmıştı.

FİYAKALI KAMPANYANIN KÜÇÜK YALANLARI

Kasırga etkisi yapan gizli ajanı ifşa skandalının baş kahramanı olan Scooter Libby, geçen yıl Başkan Trump tarafından affa uğradı. Aslında direkt ifşadan suçlu bulunmamıştı ama zihinlere öyle kazındı. Nitekim şimdi 2020 Kongre seçimi için Demokrat Parti adaylığıyla sahaya çıkan Valerie Plame, kariyerini bitiren kişi olarak onun adını veriyor.

Casus filmine trailer tadında 80 saniyelik bir reklam videosuyla New Mexico’dan adaylığını duyuran Plame “Trump yönetiminde ülke geriye gidiyor”un metaforu olarak Chevy Camaro’yu geri viteste sürüp fiyakalı bir driftle duruyor, toz toprağa ayak bastıktan sonra da “Evet CIA’da bize böyle araba kullanmayı öğretiyorlar” diyor. Videodaki esas mesaj şu: “Ben gizli ajandım. Görevim haydut devletlerle teröristlerin nükleer silah edinmesini önlemekti. Bütün sıcak bölgelerde… İran, Irak, Suriye, Pakistan, Kuzey Kore. Sonra Dick Cheney’in özel kalem müdürü kocamdan intikam almak için kimliğimi sızdırdı. Adı Scooter Libby. Bilin bakalım onu kim affetti geçen yıl…” Affeden kişi olarak Trump görüntüye giriyor. Sonra da “Kendi hükümetimin ihanetine uğradım” bölümünün aktörleri olarak Bush ve Cheney. ABD’nin ulusal güvenlik, sağlık ve kadın hakları alanında geriye gittiği mesajının ardından Plame 180 derecelik driftle durup “ileriyi” gösteriyor.

Cheney'in özel kalem müdürü Scooter Libby geçen yıl Trump tarafından affedildi.

Mesajda Libby adının yanı sıra ufak bir problem daha var. Plame, Irak Birleşik Görev Gücü’nde operasyon şefi olmakla birlikte videoda sıralanan İran ve Kuzey Kore gibi yerlerde örtülü operasyonlara katılmamıştı; diplomatik personel kisvesiyle Yunanistan’da görev yapıyordu.  

 

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!