Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Acaba hangisi daha büyük varoluşsal bir tehdit? Ulusal güvenlik açısından riskli Çin menşeli sosyal ağlar mı, yoksa Çin menşeli olup istilacı bitki türlerini bütün ülkeye yayacak “kötü” tohumlar mı?

Uzun vadede büyük bir gıda kıtlığına yol açması ihtimali bakımından, biyo-güvenlikle ilgili ikinci seçenek daha distopik görünüyor. Ancak Trump’a bakarsanız, esas büyük tehlike Çin işi sosyal ağ ve uygulamalar, özellikle de TikTok; malum ulusal güvenliği tehdit ettiği gerekçesiyle yasak kararnamesini imzaladı. Eylül ortasına kadar Microsoft, TikTok’u ByteDance’den aldı, aldı. Aksi takdirde ABD’de 175 milyon kez indirilmiş video paylaşım ağı kapatılacak. Tabii TikTok tehlikesi sadece Trump’ın takıntısı değil. Bazı Kongre üyeleri, ABD’li kullanıcılara ait verilerin Çin yönetiminin eline geçebileceği uyarısını öteden beri yapıyor.

Sosyal medyanın siyasetin ayağına dolanması yenilik sayılmaz. Trump’ın tek derdi TikTok değil, yoluna sürekli engel çıkaran Twitter da var. Ancak Çin alerjisi baskın çıkıyor; çelik ve alüminyum ile başlayıp Huawei’ye uzanan ve nihayet koronavirüsü “Çin virüsü” diye pazarlamaya kadar varan bir alerji. Dışişleri Bakanı Pompeo’ya göre Çinliler bilgisayarlara virüs de bulaştırıyor.

An itibariyle Trump’ın ilgi alanına girmese de Amerikan Tarım Bakanlığı başka bir “Çin virüsü” ihtimalini soruşturuyor. Birkaç aydır milletin posta kutularına esrarengiz tohumlar gönderiliyor. Sipariş etmedikleri halde postayla tohum alanların 50 eyalete yayıldığı anlaşılıyor. Kanada, Yeni Zelanda, Japonya, İngiltere ve İrlanda’da da binlerce kişiye postayla tohum yağdırılmış. Paketlerin üzerindeki yazıya bakılırsa, gönderildiği yer Çin. Bazı paketlerde ise Çin alfabesiyle bir yazı var. Kuşkuları büyüten bir menşei. Ancak yüzlerce adrese tohum gönderilen bazı ABD eyaletlerine Özbekistan, Solomon Adaları ve Rusya’nın çeşitli yörelerinden de paketler gelmiş.

Paket içeriğine dair farklı ibareler bulunuyor; mesela “küpe, kulaklık, oyuncak ya da bahçe aleti“ diyor ama içinden tohum çıkıyor. ABD Tarım Bakanlığı, yabancı tohumların istilacı bir tür olup yerli bitki çeşitliliğiyle böceklere ve tarımsal üretime yıkıcı zarar verebileceği, dolayısıyla ekilmemesi gerektiği uyarısında bulunuyor.

Hatta şüpheli paketlerin katiyen açılmaması, çocuklarla hayvanların erişemeyeceği bir yerde saklanıp yetkililere bildirilmesi; eğer açıldıysa tohumların kilitli bir poşete konulup tarım ofislerine teslim edilmesi gerekiyor. İstilacı türler söz konusu olduğunda, çöpe atmak da tohumu ekmek kadar tehlikeli.

Ancak eken ekmiş, yerel TV’lere gösteriyorlar boy atıp yapraklanmış fidelerini. “Büyüdü ama ne olduğunu bilmiyorum“ diyor biri mesela. Ama iri yapraklardan anlaşıldığı kadarıyla kabak; çiçeği ve sebzesinden dolma yapılan, bildiğiniz kabak. Hani mücveri de olan. Kimisi de Facebook’taki bahçe grubundan gönderildiğini zannedip saksıya ekiyor, hiç tanımadığı bir bitki çıkıyor. Ekip hiç sonuç alamayanlar da var, ne idüğü belirsiz bitkinin arsızlığından dem vurup çılgınca büyüdüğünü söyleyen de var. Tohumlardan bitki edinenler tembihleniyor: Herbisitle zehirleyip öldürün…

Saksıya ekip büyütenden örnek...

BİYO-TERÖR DEĞİL, AMAZON’DA BAŞLAYAN SAHTEKARLIK

Amerikan Tarım Bakanlığı “esrarengiz“ denilen tohumların analizinden sonra adını koyuyor; paketlerin muhteviyatı biberiye, nane, amber, hardalotu, adaçayı, lavanta ve gül tohumlarından ibaret. Bazı paketlerde de ayçiçeği ve kabak çekirdekleri var. Ancak tohumların teşhisi yeterli bulunmuyor. Çünkü bu tohumların tarımsal üretime ve doğal kaynaklara zarar verebilecek virüs veya diğer hastalıkları taşıması da olası.

Şüpheli tohumlar soruşturan İngiliz Çevre ve Gıda Dairesi de kök saldığı yerde yayılarak flora ve faunayı yok eden Japon Madımağı gibi istilacı türlerden kaygı duymakla birlikte virüs ihtimali üzerinde de duruyor; “Biyo-güvenlik hayati önem taşır, ulusal güvenlik de tehlikeye girebilir“ notuyla halkı uyarıyor.

Ancak ABD’li ve İngiliz yetkililer, virüs tehlikesini dikkate alsalar da paketlerin biyo-terörizm amaçlı olmadığı görüşünde. Akla gelen ilk ihtimal, tohumların “brushing scam“ denilen e-ticaret sahtekarlığının ürünü olması. Satıcıların bazı kişilerin adreslerini ve hesap bilgilerini edinerek sipariş etmedikleri ürünleri yollayıp sonra bu kişiler adına pozitif yorum yazararak ürünlerinin satışını artırmak için giriştikleri bir sahtekarlık. Üçüncü kişilere belli bir miktar para ödeyerek alıcıya boş paket ya da ucuz bir ürün gönderilmesi sağlanıyor; fake yorumlar sayesinde ürünün satışı arttığı gibi e-alışveriş sitelerinde yapılan aramalarda o ürün üst sıralarda görünüyor.

Bu yönteme ilk kez Amazon’da rastlanmış ve müşteriler sipariş etmedikleri ürünler konusunda uyarılmıştı. Paketlerden türlü çeşitli nesne çıkıyordu; bluetooth kulaklık, bilgisayar temizleme fanı, boş mücevher kesesi, el feneri, sinek kovucu cihaz vs. Şimdi tohum furyası bu kadar ayyuka çıktığına göre, “brushing scam“ sahtekarlığı fake yorum bağlamında işler mi, orası şüpheli.

Ancak sahtekarlık açıklamasına inanmayanlar da var. Ziraatle içli dışlı bazı komplo teorisyenleri “Bu tohumlar modern zamanların Truva At’ları olabilir“ görüşünü yayıyorlar internette. Truvalıları yenen Yunan savaşçıların yerine Çinlileri koyarak!

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00