Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Sağlık Bakanı Koca, iki hafta önce Dünya Sağlık Örgütü’nün bir toplantısına katılmış. Dünyada aşıya erişimi kolaylaştırmak için aşılarla ilgili fikri mülkiyet haklarının çözümü konusunda DSÖ’nün bir formül geliştirebileceğini söylemiş o toplantıda. “Aşı üretim becerisi ve potansiyeli olan bütün ülkelerde bunun önü açılmalı” diyor Bakan. Katılımcılar da haklı olduğunu teslim edip, bu konuda gayret içinde olacaklarını ifade etmişler.

Fahrettin Koca, önceki günkü Bilim Kurulu toplantısı sonrası aşı formüllerinin kullanıma açılmasıyla ilgili bir soru üzerine yaptı bu açıklamayı.

Dünya Sağlık Örgütü’nün elinden gelse Kovid-19 aşılarının patent haklarını kaldırıp, artık felaket boyutuna gelen aşı eşitsizliğini de ortadan kaldırabilirdi, ancak elinde değil. El üstünlüğü Dünya Ticaret Örgütü’nde (DTÖ), daha doğrusu örgüt üyesi zengin ülkelerde. Örgütün bugün Cenevre’de yapılacak toplantısında patent hakları ana gündem maddesi.

Hindistan ve Güney Afrika’nın başını çektiği 55 ülke, yoksullar için aşı üretimini artırmak amacıyla DTÖ’nün “Ticaretle Bağlantılı Fikri Mülkiyet Anlaşması” (TRIPS) kurallarından geçici olarak feragat etmesini istiyor. Dünya Sağlık Örgütü de bu hareketi destekliyor. Böylelikle küresel aşı dağıtımında orantısız tedarik adaletsizliği de giderilebilir.

Ancak büyük ilaç endüstrisine sahip İngiltere, İsviçre, AB ülkeleri, Japonya, Avustralya, Kanada ve ABD bu talebe karşı çıkıyor. Tartışma altı aydır sürüyor. Trump’ın uluslararası dayanışma ruhuyla hareket ettiği tek örnekti belki de. Ve ABD’nin tavrı Biden yönetiminde de devam ediyor. Batılı zenginlere göre, “Fikri mülkiyet haklarının korunması araştırma ve inovasyonu teşvik ediyor. Nitekim Kovid-19 aşıları da patent haklarının korunması sayesinde bu kadar kısa sürede geliştirilebildi. Hakların askıya alınması aşı arzında ani bir artışla sonuçlanmaz ve gelecekteki pandemilerle mücadeleyi de tehlikeye sokar…”

Ne yazık ki, zenginler bu argümanda haksız değiller. Ancak madalyonun bir de öbür yüzü var; üretim ve aşılama kapasitesi yüksek gelişmiş ülkeler kendi içlerinde toplumsal bağışıklığı sağlasa da, pandemide dünya güvende olmadan onların da güvende olması mümkün değil.

İşte bu bakış açısıyla, 400’ü aşkın sivil toplum örgütü geçen şubat ayında Biden’a mektup yazarak, ABD’nin patent haklarından feragat blokajını kaldırmasını istedi. Kongre’deki Demokratlardan da bu yönde Biden yönetimine baskı var; ilaç şirketlerini insan hayatı kurtarmak yerine kâr amacı gütmekle suçluyorlar. ABD’nin pozisyonunu değiştirmesi için yüz kadar imza toplandı. İmzacılar arasında Bernie Sanders ve Elizabeth Warren da bulunuyor.

Bu arada 31 ilaç şirketinin yöneticileri de Biden’a mektup iletip, patent haklarının aşı tedarikini önlediğine dair hiçbir kanıt bulunmadığını öne sürerek, “Kovid-19 aşısı üreten şirketler 2021 sonuna kadar 10 milyar doz tedarik sağlamış olacak ki, bu da aşılanması gereken global popülasyon için yeterli olacaktır” dediler.

Neticede Biden’ın feragat yönünde ikna olduğuna dair bir işaret yok. Dünya Ticaret Örgütü’nde kararlar oy birliğiyle alınıyor, 164 üyenin de onayı gerekiyor. ABD’nin tutumunu değiştirmesi halinde diğer muhalifleri de etkileyeceği görüşü hakim.

Gerçi Biden, Trump’tan bir adım ileriye gidip Küresel Aşı Erişim Programı COVAX’a 4 milyar dolarlık destekle ortak oldu; orta ve alt gelir grubundan 92 ülkeye bu yolla aşı temin edilecek. Ayrıca ABD’nin onay aşamasındaki AstraZeneca stoklarından 7 milyon dozu Meksika ve Kanada’ya yolluyor.

Dünya Ticaret Örgütü’nün yeni direktörü Ngozi Okonjo-Iweala, COVAX’ı organize eden Aşı İttifakı Gavi’nin yönetim kurulu başkanıydı; yani hangi tarafta olduğu belli. Aşı dağıtımının yaygınlaşması için “üçüncü yol” olarak patent sahiplerinin çeşitli ülkelerde ilaç şirketleriyle lisans anlaşması yaparak üretimi artırmasını öneriyor. Bunu yapan iki şirket var: AstraZeneca ve Novavax. Hindistan, Güney Kore ve Japonya’da iki şirketin lisansıyla Kovid-19 aşıları üretiliyor. Ancak Dünya Sağlık Örgütü’ne göre pandemiyle mücadele için bu kadarı yeterli değil.

Dünya Ticaret Örgütü'nün Nijeryalı yeni direktörü Ngozi Okonjo-Iweala, Aşı İttifakı Gavi'den transfer

AŞI BOLLUĞUNDA YÜZMEK…

ABD aşılamada en başarılı ülkelerden, halkın yüzde 35’i en az bir dozla aşılandı, önümüzdeki yaz günlerinde program ful kapasiteye ulaşmış olacak. Geçenlerde günlük uygulanan doz miktarı 4 milyonu buldu, haftalık ortalama günde 3 milyon. Mart sonu itibariyle Moderna ve Pfizer haftada 23 milyon doz aşıyı ülke çapında dağıtıyordu. Bunlara Johnson & Johnson’ın milyonlarca dozu eklendi. Nisan sonu itibariyle bu üç kaynaktan gelen doz miktarının haftada 40 milyonu bulması bekleniyor.

Johnson & Johnson aşısı pıhtı vakaları nedeniyle dün bazı eyaletlerde askıya alındı. Ancak nüfusun tamamını aşılamak bakımından hiçbir kaygısı yok ABD’nin. Pfizer-BioNTech ve Moderna’dan toplam 600 milyon doz garanti, Sanofi ve Novavax’la da anlaşmalar yapıldı; aşılanması gereken 16 yaş üstü nüfus 266 milyon. Peki aşı fazlası vermeye başladığı zaman ne olacak? Bir hesaba göre, her bir Amerikalı gereken dozda aşısını olduktan sonra üretim ilerledikçe 1 milyar doz fazla verilecek!

Biden Yönetimi’nin ilaç şirketlerine dünya piyasalarına açılmaları için ihracat izni vermesi bekleniyor. Trump döneminde başlayan hızlı aşı geliştirme operasyonuyla şirketlere 10 milyar dolar aktarıldı, karşılığında fikri mülkiyet haklarının yönetimle paylaşmaları da istenmedi. Şimdi şirketlerin ABD’deki üretim fazlası için ileri tarihli anlaşmalar yaptığı tahmin ediliyor.

Ancak Washington Post’un yorumunda, bu tür anlaşmaların Biden’ın küresel diplomasi planlarına sekte vurabileceği belirtiliyor. Biden Batı Avrupalı müttefikleriyle ilişkileri iyileştirmeye çalışıyor. Avrupa Birliği’nde ise aşı darboğazı yaşanıyor. Bu ortamda Biden yönetiminin ihtiyaç fazlası aşıları bir jest olarak Avrupa’daki müttefiklere yollaması büyük diplomatik başarı olabilir. Şirketlerin yaptığı özel anlaşmalar yolunu tıkamadığı takdirde!

MARSHALL PLANI GİBİ BİR STRATEJİ

ABD’den hediye aşı bekleyen başka ülkeler de var. Örneğin 1.4 milyarlık nüfusuna yerli üretim aşı yetiştiremeyen ve vakaların tırmandığı Hindistan. Biden, bölgede Çin nüfuzuna karşı Hindistan’la daha iyi ilişkileri hedefliyor. ABD’nin yaz sonu üretim fazlasının Hindistan’a yetmeyeceği belli. Ayrıca Brezilya, Meksika ve Kanada da ABD’nin fazlasından pay bekliyor.

Fakat hepsinden önemlisi ABD’nin stratejik planlarında yer almayan yoksul coğrafyalar. Afrika’nın büyük bölümüyle Güney Amerika ve Asya’nın bazı kesimlerinde aşılara tam kapasite erişim 2023 yılına kadar mümkün görünmüyor. Zengin müttefikler aşıları parasıyla da alabilir ama “ABD’nin bir kurtarıcı olarak dünya sahnesine çıkması için Biden’ın Marshall Planı benzeri bir stratejiyle global dengeyi kurması gerekiyor”. Washington Post’un yorumu böyle. Aynı yoruma göre planı kurgularken acele etmesi gerekiyor, çünkü global sürü bağışıklığı bir an önce sağlanmadığı takdirde virüsün yeni varyantları aşıları etkisiz kılabilir.

Ayrıca eski FED Başkanı yeni Hazine Bakanı Janet Yellen şu uyarıda bulunuyor; “Yoksul ülkelere aşıların dağıtımı hızlandırılmadığı takdirde, Kovid-19’un gelişmekte olan dünyadaki etkileri ABD ve küresel ekonomileri de tehdit edecektir.”

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00