Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Hollywood’un tuhaf güzellik-sağlık pratikleri malum, Gwyneth Paltrow’un uyduruk “apiterapiyle” cildini parlatmak, bünyeyi temizlemek için kendini arılara sokturmasına kadar varan bir nevi obsesif kompulsif bozukluk. Katiyen bilimsel olmayan bu terapi sonucu alerjik reaksiyon nedeniyle kayda geçen ölümler var.

Şimdi de cildin doğallığını korumak için ya da bazı etik nedenlerle veya üşengeçlikten yıkanmama trendi yükselişe geçmiş görünüyor. Sağlık ve hijyen bakımından dermatologlar aksini iddia etse de. Charlize Theron, Julia Roberts, çocuklarını da az yıkayan Ashton Kutcher ve Mila Kunis, Kristen Bell, Jake Gyllenhaal, Robert Pattinson, kimi ararsan var.

Tabii insan Charlize Theron kadar güzel olabilecekse onun gibi temizliğe ara verip haftada bir duşa girer de işler öyle yürümüyor. Mesele genlerde bitiyor.

Gerçi Theron genlerinin pek tekin olduğu söylenemez. Şiddet düşkünü alkolik baba büyük bir aile trajedisine yol açmıştı. Karısı Gerda ile kızına hayatı cehennem eden Charles Theron evde yine kör kütük silahlı şiddete başvurduğu gün anne Theron da silahını alıp kocasını öldürmüş, şiddete son vermişti. Meşru müdafaa olduğu için ceza almadı.

Charlize Theron 18’indeyken yaşadığı bu olaydan ötürü asla utanmadığını, ev içi şiddet konusunda farkındalık yaratmak için geçmişini gizlemediğini söylüyor. Ama o başka bir hikaye.

Charlize Theron, ara sıra hiç yıkanmadığını da söylüyor. Epey bir zaman önce David Letterman’ın şovunda “Ben sert kadınım, bir hafta hiç duşa girmeden yaşayabilirim, sıkıntı olmaz” demişti. Aslında açıklaması makul; şöhret ve varlıktan şımarmamak için Güney Afrika köklerinin de etkisiyle ara sıra kendini serkeşliğe bıraktığı anlaşılıyor; “Lüks otellerde kalıp birinci sınıf uçtuğum için çok şanslı olduğumun bilincindeyim. Bu yüzden işlere küçük aralar verip kirli takılmayı seviyorum. Kamp yapıyorum, ya da bu tür lükslerin bulunmadığı ülkelere seyahat ediyorum” diyor.

Theron’un bir yaşam biçimi olarak pejmürdeliği denemesine karşın Julia Roberts’in yıkanmama dürtüsü tamamen çevre bilincinden kaynaklanıyor. Kendi ifadesi değil ama korumasının bir magazin dergisine anlattığına göre Julia Roberts, su tasarrufu adına nadiren duşa giriyor, girdiği zaman da sabun bakımından elini sıkı tutuyor. “Kadın resmen hippi, süper yeşil” diyor, personelin kokuya pek katlanamadığını da iliştiriyor bodyguard.

Julia Roberts deodorant kullanmadığını bizzat söylüyor, saçlarını da kuru ve kırıklı görünmemesi için nadiren yıkadığını, saçlarının kendi doğal yağıyla beslendiğini anlatıyor.

Julia Roberts, Pretty Woman günlerinde mecburen köpük banyosunda

Jennifer Aniston da yıllar önce, suyu tasarruflu kullanmak için sadece üç dakika duş aldığını, aynı anda dişlerini de fırçalayarak tasarrufu pekiştirdiğini söylemişti.

Erkekler cephesinde Brad Pitt’in setteyken suyu cimri kullandığına dair rivayet var. Soysuzlar Çetesi’nin (Inglorious Basterds) setinde Pitt’in kokusundan şikayet edenler olduğu da biliniyor. Filmin kadrosundan Eli Roth’un anlattığına göre karavanına gidip duş alacağı yerde ıslak bebek bezleriyle silinip, daha kolay diye herkese tavsiye de ediyormuş Pitt.

İşin paradoksal yanı, Brad Pitt eski karısı Angelina Jolie’nin nefesinden rahatsız olduğu için kadına Sevgililer Günü’nde mentol tableti hediye etmişti.

Alacakaranlık aktörü Robert Pattinson ise sadece kokusu kendisine kötü geldiği zaman yıkanıyormuş. “Bakım engelliyim. Üzerimdeki kıyafeti giyilmeyecek hale gelene kadar çıkarmam” diye bizzat söylüyor. Film setlerinden koku şikayetleri mevcut.

BEDENSEL NATÜRALİZM

Şu konuda bütün dermatologlar hemfikir; genel sağlık ve hijyen için, her gün olmasa bile haftada birkaç kez duş almak şart. Genel olarak 5-10 dakika süre biçiliyor. Vücutta gerekli temizlik ve nemi sağlamak için bu süre yeterli. Süre aşıldığı zaman suyun fazlası ve fazla sıcağı, gözenekleri açarak vücutta su kaybına neden oluyor. Cildi kurutmamak için sabunu, jeli kısıtlı tutmak gerekiyor.

Gerçi ufukta su sıkıntısı göründüğü zaman duş süresini de kısıtlı tutmak gerekiyor. Hatırlıyorum, rahmetli Kadir Topbaş zamanında barajlarda seviye inince “Dört dakikalık duş yeter” uyarıları yapılmıştı, biz de uymuştuk.

Şimdi de İBB’nin pandemide artan su kullanımı nedeniyle tasarruf kampanyasında “Duş sürenizi bir-iki dakika kısaltın” notu var.

Su kaynaklarının tükenmesi tehlikesine karşın, tek bir otorite ya da uzman çıkıp “yıkanmasanız da olur, beden kendi başının çaresine bakar” demiyor. Aksine, sudan uzak durunca vücudun yağ üreten bölgelerinde mantar ve bakteriler oluşuyor.

Ancak Hollywood’da “beden doğal yollarla kendi kendini temizler” gibi bir inanış yayılıyor.

Mesela Jake Gyllenhaal, Vanity Fair röportajında şöyle diyor: “Yıkanmayı giderek daha az gerekli görmeye başladım. Çevrede de bir yıkanmama eğilimi görüyorum. Cilt bakımına daha iyi geliyor, kendimizi doğal yollarla temizliyoruz.”

Ashton Kutcher – Mila Kunis çifti de geçenlerdeArmchair Expert” podcast yayınında iftiharla anlattı; sadece kendileri değil, dört ve altı yaşındaki çocukları da nadiren banyo yapıp duş alıyormuş. Kutcher’in dediğine göre çocukları fazla kir pasak içinde görünce yıkamak gerekiyormuş, yoksa anlamı yokmuş. Karı – koca koltuk altlarını sabunlamakla yetiniyormuş, o da her gün değil. Özellikle çocukları yıkamadıklarının itirafı hayli itiraz ve tartışmalara neden oldu.

Mila Kunis ve Ashton Kutcher çocukları da pek yıkamıyormuş

Kristen Bell de TV’de “The View” programında yeni anlattı. Altı ve sekiz yaşındaki kızlarını yıkamayı unutuyormuş, ta ki çocuklardan koku gelene kadar. “Kokuyu bekleme taraftarıyım, nasıl olsa biyoloji temizlik zamanını hatırlatıyor” dedi.

Şöhretler arasındaki bu yıkanmama trendi iyice gözle görülür hale gelince sosyal medyada tartışmalar başladı, gazeteler uzman görüşlerine başvurarak konuya ışık tutmaya başladı.

Hollywood’da bir trend çıkar da, karşı hareket olmadan olur mu? Yıkanmayanlar sert “Kaya”ya çaptı. Eski profesyonel güreşçi olarak “The Rock” lakaplı Dwayne Johnson derhal Twitter’da ringe çıktı ve günde üç kez duş aldığını, bol miktarda yüz ve vücut losyonları ve peeling kullandığını ilan etti.

Aktör “Yıkanmayanlara karşıyım” mesajına “sabah sıcak, öğlen ılık, akşam sıcak duş” notunu iliştirdiği için medya bu sefer de yepyeni bir sorunsalı aydınlatmak için uzman görüşlerinin peşine düştü: Soğuk duş zararlı mı, yararlı mı?

Cevaplar aşağı yukarı aynı: Sağlıklı bir beden için soğuk su yararlıdır. Sıcak sudan ise uzak durun, vücudun nemli kalmasını sağlayan koruyucu yağları akıtır götürür.

Derken "The Rock" müdahalesi geldi: "Buz gibi suyla duş almıyorum, soğuk suyla sabah ısırığı beni uyandırıyor..."

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00