Son Dakika

Nerede TV'de tartışma isteyen Kılıçdaroğlu?

03.02.2018 - 04:16 | Güncelleme:

 

Kılıçdaroğlu yıllardır, özellikle de her seçim öncesi AK Parti Genel Başkanı olarak Erdoğan’ı televizyon tartışmasına davet eder.

Kürsüye çıkarak, “Gel televizyonda karşı karşıya tartışalım” der.

Demokratik ülkelerde genelde böyle bir gelenek vardır. Liderler seçim öncesi televizyonlara çıkıp tartışırlar.

Erdoğan ise Kılıçdaroğlu’nun bu teklifini asla kabul etmez.

Hatırladığım kadarıyla Erdoğan, bir başka parti lideriyle son olarak 2002 seçimleri öncesi bir televizyon tartışması yapmış, Baykal’la karşı karşıya gelmişti.

Sonrasında böyle bir tartışma hiç vuku bulmadı.

Ama Kılıçdaroğlu ısrarla bu televizyon tartışmasını ister durur.

Ben de kendi adıma bu çağrıyı doğru ve demokratik bulurum.

Ancaaaaaaak!

Bu demokratik tartışma önerisinde Kılıçdaroğlu’nun samimi ve içselleştirilmiş bir demokrasi arayışında olmadığını artık çok açık biçimde görmüş bulunuyoruz.

Erdoğan’ı sürekli olarak “televizyonda tartışmaya” davet eden Kemal Bey, CHP Kurultayı öncesi kendisine yapılan “diğer adaylarla ekrana çıkıp tartışma” önerisine bırakın olumlu yanıt vermeyi, yanıt bile vermiyor.

Eeee, Kemal Bey, hani demokrasiydi, hani halkın önünde açıkça konuları tartışmaktı?

Siz niye çıkmıyorsunuz rakiplerinizle ekrana?

Erdoğan’ı sizin bu çağrınıza olumlu yanıt vermemekle eleştiriyorsunuz da, siz niye aynı şeyi yabancılarla da değil, partinizdeki arkadaşlarınızla yapmaktan çekinip korkuyorsunuz?

“Güç bende, niye onlarla tartışayım?” diyor olabilirsiniz.

O zaman Erdoğan’ı da asla suçlayamazsınız bundan böyle.

Asıl güç onda çünkü.


******************

TERÖRE DE 'TERÖR' DİYİVERİN LÜTFEN

TÜRKİYE’nin politikalarına karşı açıklamalar yapanlara “Hain” denilmemesi gerektiğini yazdım.

TTB yöneticilerinin gözaltına alınmasına da tepki gösterdim.

Okurlardan gelen tepkiler ise iki türlü oldu.

Az sayıda okur “Bunlar hain, tabii haklarında işlem yapılacak” derken, bir bölüm okur “Oda seçimleri demokratik olsa ve mesleğin genelinin görüşünü yansıtacak kişiler oraya seçilse haklısınız ama gerçek meslek temsili yok. Oralar ele geçirilmiş” dedi.

Haklı olabilirler.

Burada yasa koyucuya düşen, eğer gerçekten böyle bir durum varsa, meslek odalarında demokrasiyi sağlamak olmalıdır; gözaltına almak, baskı kurmak değil.

Tabii gerçek temsili “Bizden birileri olsun” şeklinde yorumlamak da değil.

Savaş karşıtı açıklama yapan meslek kuruluşlarına veya kurumlara tepki gösterenlerin haklı olduğu tek yer ise şu:

Elbette bir kurum, bir oda, bir şahıs “Her halükârda barış” diyebilir.

Son derece insani bir tavırdır bu.

Ama bir şartla.

Savaşa tepki gösterdiğiniz kadar teröre ve teröriste de tepki göstermeniz şartıyla.

Ben böyle yazınca birileri kalkıp “Evet ama onlar zaten terörist, onları niye muhatap alalım? Teröriste ‘Terör yapma’ demenin bir anlamı yok ki” diyebilir.

Kusura bakmayın ama hiç de öyle değil.

Bir ülkede aklı başında insanların teröre tepki göstermesi şarttır. Hele hele o kişiler kendini barış yanlısı ve insan haklarından yana konumlandırıyorsa.

Bu, hem teröre destek verenlerin motivasyonunu düşürecektir hem de uluslararası platformda teröriste “Terörist” denilmesini sağlayacak önemli bir işlev üstlenecektir.

***************

KATE, SARAYA UYDU 

İNGİLTERE’nin veliaht prensi William’ın eşi Kate, evlendiği günlerde gayet şık ve modern giyimiyle göz kamaştırıyordu.

Sonunda İngiliz Sarayı’na uzun bir aradan sonra modaya uyan bir şıklık ve zarafet gelmişti.

Ancak aradan geçen zaman içinde bu şıklık kayboldu.

Şimdilerde ajanslardan gelen “Prenses Kate” fotoğraflarına bakıyorum.

O şık genç kadın gitmiş, yerine tipik kaknem bir İngiliz asilzadesi kadın gelmiş.

Bunun iki nedeni olabilir.

Son anına kadar şıklığını koruyan Prenses Diana’nın başına gelenler Kate’i korkutmuş olabilir ya da kayınpederinin eşini göre göre Kate’in de zevki bozulmuş olabilir.

 

 

**************

KAZA VE CİNAYET FARKI

DÜN belediye ve halk otobüsü sürücülerinin ne kadar yetkin olduklarını sorgulayan yazım üzerine, Avusturya’da belediye otobüsü şoförlüğü yapan bir okurum mail yollamış.

Belki bizim belediyemize de ders olur diye aktarıyorum:

“Fatih Bey, ben Viyana Belediyesi’nde otobüs şoförü olarak çalışıyorum. Size kısa bir şekilde bu işe nasıl alındığımı anlatmak istiyorum.

İlk önce iş başvurusu yaptım.

Beni önce bilgisayarda özel olarak hazırlanmış reaksiyon ve psikolojik testlere tabi tuttular. Ardından sözlü mülakata alındım.

Birkaç hafta sonra cevap geldi testleri başarı ile geçtiğime dair.

Ancak burada iş bitmedi. Belediyenin belirlediği bir psikoloji kliniğine ve göz doktoruna randevusu alınmış bir biçimde yönlendirildim.

Bu aşamaları da geçtikten sonra işe alındım.

Ancak direksiyon başına geçmeden önce 5 ay sürecek eğitim başladı. Bu süre boyunca teorik ve pratik eğitimler aldım.

İleri sürücülük eğitimi veren hocalar tarafından ÖAMTC Teesdorf adı verilen özel parkurda kullanacağımız otobüslerle karlı, buzlu, yağışlı, yollarda nasıl davranmamız, acil durumlarda neler yapmamız gerektiğine dair günde yaklaşık 8 saat eğitildik. Bu süreçte başarısız olanlar da elendi.

İşe başladığımız zaman hem kullandığımız araçları çok çok iyi tanıyor hem de olağandışı koşullarda ne yapacağımızı, ezberlemiş bulunuyorduk.”

Sevgili okurlar, medeniyet budur.

Bu eğitimlerden sonra olabilecek şey “kazadır”.

Bu eğitimler olmadan olan şey ise “cinayet”.

**********

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Bilmeden öğretmeye kalkmadığımız zaman.


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 04 Şubat 2018 Pazar 11:41
    Helal olsun tespitler çok doğru aynı zorlukları Türkiye deki tüm belediye ve özel firmalarda uygulamalı uygar ülkelerde böyle kurallar şart bizdede olmalı ki insanlarımız ölmesin hepimiz durakta duruyoruz hepimizin başına gelebilir bencede otobuse vurmalıydı kaldırıma sürmek doğru olmamıs allah rahmet eylesin
  • Misafir 04 Şubat 2018 Pazar 10:34
    Sayın Altaylı, Türkiye’de hangi kurumda durum farklı? Koltuğu alan ordan ayrılmamak için her türlü altyapıyı hazırlıyor ve ölene kadar orda kalmak için her şeyi yapıyor.Bakınız, esnaf ve sanatkarlar derneğinden turun, Fenerbahçe’ye ya da siyasi partilere, iktidar, muhalefet tavır hep aynı. Demek ki nerde olursa olsun güç sayesinde ayakta durabilen, az gelişmiş bir toplum olarak varlığını koltuk be güce bağlı bulan insanlar topluluğuz. Kılıçdarolu da bu genetik mirastan farklı miras almamış...
Kalan karakter : 2000