Son Dakika

İkisi de kurtuldu

25.10.2018 - 02:22 | Güncelleme:

 

Devlet Bahçeli’nin ittifakın bittiğini açıklaması önce piyasalarda hafif bir panik yarattı. Dolar kıpırdanmaya başladı hemen.

Sonra bir açıklama yaptı: “Sadece yerelde bitti. Parlamentoda sürecek.”

Piyasalar toparlandı.

MHP ile AK Parti arasındaki yerel seçim ittifakı arayışının bitmesi bazıları için sürpriz gibi görünebilir ama siyaseti yakından ya da içinden takip edenler için hiç de sürpriz değil.

Hatta geç bile kalmış bir gelişme.

İki nedenle bunu söylüyorum.

1. AK Parti, MHP ile bir yerel seçim ittifakına zaten hiç sıcak bakmıyordu. Türkiye’nin en güçlü ve hemen her yerde ciddi bir oy oranına sahip bir parti olarak yerel seçimde bir başka parti ile ittifak yapma ihtiyacı hissetmiyor, bunu tabana ve örgüte anlatamayacağını biliyordu. MHP’nin farklı açıklamalarına her seferinde olumsuz sayılabilecek karşılıklar verilmesi zaten böyle bir ittifak arayışının AK Parti’de olmadığını başından beri gösteriyordu. Örgüte böyle bir ittifak anlatılamazdı. Hele hele bazı yerlerde MHP lehine aday göstermeme durumu AK Parti’nin aklının alacağı bir şey değildi.

2. Cumhur İttifakı tavanda ve tabanda sorunsuz gibi görünüyor olsa da, orta kademede, yani parti örgütlerinde başından beri ciddi sıkıntılara, tartışmalara hatta yer yer kavgalara neden oluyordu. AK Parti örgütü “Büyük ve güçlü olan parti biziz ama bunların talepleri bitmiyor. Tüm bürokrasiyi almak istiyorlar. Bu ne açgözlülük” derken, MHP örgütü ise “Bizim sayemizde hâlâ güçlü gibi görünen AK Parti’nin bize tepeden bakan tavrına gıcık oluyoruz. Biz olmasak bu ülkeyi ayakta tutamazdınız. Sizin hatalarınızı MHP temizliyor” diye düşünüyordu ama her iki örgüt de güçlü liderliklerden ötürü duruma rıza gösteriyordu.

Örgütlerin güçlükle zaptedildiği bu ittifak zaten binbir sıkıntı yaşarken, bunun üzerine bir de yerelde farklı pozisyonlarda binlerce adayın söz konusu olduğu, sadece il bazında değil ilçe bazında da yüzlerce belediye başkanının aday gösterileceği bir yerde zaten yürüyemezdi.

Gerilim öylesine yükselirdi ki, güçlü genel başkanların dahi kontrol edemeyeceği bir parti örgütleri arası kavga ayyuka çıkardı.

Bence Devlet Bahçeli bunu gördü.

Çok daha büyük bir kopma yaşanmaması için iki partinin TBMM’deki ittifakının da tehlikeye girmemesi için “yerel seçim ittifakı” arayışına son verdi.

AK Parti de bundan son derece memnun olmalı.

Onlar da örgüte anlatmakta zorluk çekecekleri ve muhtemelen kabul görmeyecek bir yükten kurtuldular.

***

MHP’li Gökçek AK Parti’ye kazandırır

Dünün bombalarından biri MHP’nin Ankara adayının Melih Gökçek olacağı yolundaki gayrıresmi MHP açıklamasıydı.

Epey de bir konuşuldu, mevzunun geyiği de yapıldı.

Siyasette “Olmaz olmaz” olduğunu bilecek kadar eskiyim bu işlerde.

Ama yine de böyle bir şeyin çok olacağını düşünüyorum.

Melih Gökçek seçilemeyeceği bir yarışa girmez.

Milliyetçi muhafazakar oylar Ankara’da ne kadar yüksek olursa olsun MHP’nin birinci çıkmasını sağlayacak kadar yükselmez.

Bunu ben söylemiyorum, anketler söylüyor, geçmiş seçim sonuçları söylüyor.

2014 Yerel Seçimlerinde Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nda AK Parti yüzde 44.9, CHP yüzde 43.8, MHP ise yüzde 7.8 oy almıştı.

Seçim neredeyse karakolda bitmişti.

Melih Gökçek bu farkı kapatacak kadar güçlü mü Ankara’da?

Hiç zannetmiyorum.

AK Parti’den 10, CHP’den 15 puan eksiltse yine birinci çıkamaz.

Ancak şunu da söyleyeyim.

Melih Gökçek’in adaylığı MHP’nin AK Parti’ye yapacağı büyük bir “kıyak” olur.

Çünkü Melih Gökçek AK Parti’den daha fazla, AK Parti’ye kızgın olan milliyetçi seçmenin oyunu alır.

Ki son seçimde o oylar özellikle Mansur Yavaş nedeniyle CHP’ye kaymıştı.

Bu nedenle hiç zannetmiyorum ama Melih Gökçek MHP’nin adayı olursa bilin ki Cumhurbaşkanı Erdoğan “Ol” dediği için olabilir.

***

Böyle bir hikaye yazsam editörüm sopayla kovalar

Genç kuşağın iyi kalemlerinden, benim de favorilerimden romancı Hakan Yel, Kaşıkçı cinayeti ile ilgili olarak çok hoş bir mail atmış.

Meseleye cinayet romanları yazan bir edebiyatçı mantığı ile yaklaşmış ve ilginç bir akıl yürütme yapmış.

Lafı uzatmadan aktarayım:

“Ben naçizane kendi halinde popüler olmayan bir yazarım. Romanlarımda şiddeti (kötü göstermek için) olanca çıplaklığıyla kullanırım. Dolayısıyla mesleki olarak aklıma takıldığı için müsaadenizle size sormak istiyorum: “Bir adamı öldürmek için neden 15 kişi ve iki uçak?”

Ben (Arap istihbarat veya üst düzey yönetici olarak) Kaşıkçı'yı öldürtecek olsam, profesyonel bir kişiyi görevlendirir (İlla İstanbul’da öldürülecekse) onu operasyona gönderirim. Günümüzde birçok kişi siyasi suikasta kurban gidiyor ki koskoca Rusya Büyükelçisi'nin ensesinden vurulduğu ülkede Kaşıkçı kim ya da ulaşılmazlığı ne ki?

Benim kafama bir tiyatro kumpanyası gibi hareket eden bu 15 salak takıldı. Kim, hele de Kaşıkçı gibi bir hedefi öldürmek için İstanbul'a dolmuş yapar gibi 15 kişi gönderip, geri çeker?

Ben romana bunu yazsam editörüm beni sopayla kovalar ve 15 kişilik cinayet timini çocukça bulur.”

***

Yandım Allah demeyin sonra

Dünkü yazılarıma gelen yorumlara bakınca, bazı okurların “Yargı yürütmenin işine nasıl karışır. Nasıl siyasi karar alır” diyerek Danıştay 8. Dairesi'nin “Andımız” ile ilgili karar almasına karşı çıkanlar var epey.

Bu arkadaşların anlamadığı, idarenin kararlarının yargı denetimine tabii olduğu.

Bunu anlamak kolay değil.

Ama yarın öbür gün idarenin aldığı bir karardan dolayı, maddi veya manevi bir zarara uğrarlarsa bunun ne demek olduğunu anlarlar.

Türkiye’de idarenin kararları Anayasa gereği, yargı denetimine tabidir.

Hani şu iki sene önce halkın önüne koyulan ve kabul gören Anayasa var ya, okursanız orada görürsünüz bunu.

Danıştay, her türlü kararında Anayasa’nın verdiği bu yetkiyi kullanıyor.

Olmadık bir yerden kafasına göre çıkıp “Ben bunu beğenmedim” demiyor.

Nasıl ki, Türkiye’de Parlamento, Cumhurbaşkanı ve diğer tüm kurumlar Anayasa gereği ise Danıştay da aynen öyle.

Hükümetler, kamu kuruluşları nasıl ki Anayasa’nın verdiği yetkiyle karar alıyor ve icraat yapıyorsa, Danıştay da öyle karar alıyor.

Anayasa’nın verdiği yetkiye dayanarak.

Beğenmiyor musunuz?

Denetim istemiyor musunuz?

"Ben yaparım, kimse karışamaz mı" diyorsunuz.

Çözüm basit.

Anayasa’yı değiştirirsiniz, Danıştay’ı kaldırırsınız olur biter.

Ama sonra devletin aldığı bir karardan ötürü canınız yanarsa, yapacağınız tek şey “Yandım Allah” diye bağırmak olur.

Onu da duyan çıkmaz.

***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Sağlıklı ve güvenilir bir yargıya gerek olduğunu canımız yanmadan önce anladığımız zaman.

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
  • Misafir 27 Ekim 2018 Cumartesi 07:54
    Kaleminize sağlık
Kalan karakter : 300