Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Birkaç gün önce saygın bir çocuk doktorunun adını kullanarak açtığı instagram sayfası ile çocuklara yönelik cinsel istismarda bulunan ve tahminen bir pedofili çetesinin üyesi olan Cihan Kaleci adındaki bir sapık yakalandı.

İlginçtir ota boka anlamsız tepki gösteren “Halkımız” bu rezalet karşısında pek ses çıkarmadı.

Ben ise bu sapığın adının gizli kalmasına razı olamadım.

Daha önce benzer bir suçtan mahkum olan ve serbest kalan bu rezilin kim olduğunun bilinmesinin toplum yararına olduğuna inandığım için adını verdim: CİHAN KALECİ.

Çocuk istismarına tepki göstermeyen bazıları “Sanık adı veremezsin” gibisinden itirazlar yönelttiler.

Söz konusu suçun nevi ve sanığın geçmişi göz önünde bulundurulduğu zaman benim böyle bir görevim var.

Adını veririm.

Çünkü toplum yararına, çünkü çocukların yararına.

Çünkü “Zihinsel engelli” olduğu iddia edilen bu Cihan Kaleci’nin vukuatları çok.

Mesela internette bir model ajansı sayfası oluşturmuş.

Sayfada şöyle bir ilan göze çarpıyor:

“Merhaba herkese, iyi günler. Ben çocuklarla ilgili bir instagram hesabı açmak istiyorum. Sayfanın içeriği çocukların Cuma mesajları olacak. Yalnız Cuma mesajları söylemesi için çocuklar aramaktayız. Yardımcı olmak isteyenler benimle iletişime geçsinler. Yüz yüze de konuşabiliriz. Telefon numaram...”

Çocuk istismarı için sağlığı da, dini imanı da kullanmaktan çekinmeyen bir pislik için “Adını veremezsiniz” falan demeyin.

Bal gibi veririm.

NOT: Yıllar önce Anadolu’da bir ilçede bir kız çocuğuna ilçenin ileri gelenleri, tanınmış esnafları, aralarında kamu görevlilerinin de bulunduğu kalabalık bir grup cinsel istismarda bulunmuş ve yargılanmışlardı. O zaman da medya bu isimleri gizleme yoluna gitmişken ben tüm bu isimleri açıklamıştım.

Hürriyet gazetesi genel yayın yönetmeni dostumuz geçen gün bir yazı yazmış.

Bülent Arınç ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın birbirlerinden rencide olmalarından yola çıkarak kendisinin de Sağlık Bakanlığı’nın coronada günlük vaka sayılarını açıklamamasından rencide olduğunu belirtmiş.

Bu yazı Sağlık Bakanı’nın tam da vaka sayılarını yeniden açıklamaya başladığı güne denk geldi.

Ve ilginçtir vaka sayılarının açıklanmamasından rencide olan genel yayın yönetmeninin gazetesinin 1. sayfasında 3 ay sonra yeniden açıklanmaya başlanan ve günün en önemli gelişmesi olan vaka sayıları yer almadı.

Acaba gazetenin okurları da bu durumdan rencide olmuşlar mıdır?

Yoksa gazetenin artık rencide olacak bir okuru da kalmamış olabilir mi!

Aşılarla ilgili yazınca okurlardan çok soru geldi.

“Sen hangi aşıyı olacaksın?” diye.

Sevgili okurlar şunu söyleyeyim.

Ben arkadaşlarıma bile sağlıkla ilgili tavsiye vermem.

Korkarım.

Nedeni basit.

İyi olur Allah'tan, kötü olur benden.

“Fatih, anemin bilmem nesi var, hangi doktoru tavsiye edersin?”

Yanıtım şu olur:

“Aynı rahatsızlık bir yakınımda olduğu zaman şu doktora götürmüştüm ona iyi gelmişti ama seni bilemem.”

Çünkü tıp bana göre hala tam olarak bir pozitif bilim değil.

Kişinin durumu çok önemli.

Birine iyi gelen öbürüne gelmeyebilir.

Bu yüzden aşı ile ilgili kimseye tavsiye veremem.

Ancak bildiklerimden yola çıkarak şunu söyleyebilirim.

Hekimler ve mikrobiyologlar açıklanan ilk üç aşı için yani Biontech-Pfizer, Moderna ve Sinovac( Çin) aşısı için son derece olumlu görüş beyan ediyorlar.

Herkesin şüphe ile yaklaştığı Çin aşısı ile ilgili hiçbir olumsuz görüşleri yok.

Hatta geleneksel yöntemle üretildiği için tam aksini düşünenler çoğunlukta.

Konuştuğum hekimlerin “şimdilik” kaydı ile olumsuz yaklaştığı tek aşı “AstraZeneca”nın aşısı.

Piyasaya yakında verilecek olan diğer üç aşıyı gönül rahatlığı ile kullanacaklarını söyleyen hekimler AstraZeneca’nın aşısına “Eldeki verilerle o aşıyı olmayı düşünmeyiz” diyorlar.

Neyin niye yapıldığını anlamadan ahkam kesmediğimiz zaman.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00