Son Dakika
06.04.2018 - 03:31 | Güncelleme:

Enflasyon rejimi değişmeden

 

Enflasyonda rejim değişikliği riskiyle karşı karşıyayız. Yıl başından bu yana açıklanan veriler, enflasyonda beklendiği gibi düşüşe işaret etti. Az buz da değil, 3 puanlık düşüş yakaladık enflasyonda.

Fiyatlar genel düzeyinde düşüşün sürmesi için bazı şartların yerli yerine oturması gerekiyor. Toplam talep koşullarının bir parça soğuması, gıda fiyatlarında yenilenmiş bir dalganın gelmemesi, kurda şok yaşanmaması gibi önemli “ama”lar var. Bu varsayımlar ve değişkenlerle “yıl sonu tüketici enflasyonu (TÜFE) yıllık kaç olur” sorusuna ortak yanıt “% 9 küsur olur” şeklindeydi. Son turda para birimimize gelen satışa kadar.

Türk Lirası yarım Euro ve yarım dolardan oluşan sepete karşı yıl başından bu yana % 7 değer yitirdi. Kurdaki her % 10’luk oynama fiyatlara 1.5 puan olarak yansıyor. Buna geçişkenlik etkisi diyoruz. Kabaca, her yüzde 10’luk sepet hareketi 1.5 puan fazladan enflasyon demek bizim için. Bu son dalgayla birlikte piyasa ekonomistlerinin yıl sonu enflasyon beklentileri çift haneye doğru yola çıktı.

REHBERLİK VE YOL GÖSTERME

Orta Vadeli Programda 2018- 20 arasını % 7-6-5 enflasyon olacak şekilde planladık. Plandan anladığımız yıl sonu kapanış kurları ise 2018 için 3.73, 2019 için 3.92 ve 2020 için 4.02.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası bu yıl sonu için TÜFE’yi % 7.9 tahmin ediyor. Bankanın hedefi olan % 5 ve +,- 2 puanlık oynama bandını ise çoktan aştık. Son yıllarda ve hatta çeyreklerde yapılan enflasyon tahminlerine bakın. Bunların her biri yukarıdan ıskalandı. Şimdi bu da başka bir problem. Enflasyonun hem seviyesinde hem rehberliğinde sıkıntı yaşıyoruz. Oysa devir rehberlik, yönlendirme devri. “Sizi idam sehpasına doğru ince yeşil bir yoldan götüreceğim, yol boyunca şu kadar metre kare halıya basacaksınız ve şu kadar taş zemin olacak; sonu da malum” deseler piyasalar artık buna razı. Yeter ki yolu gösterin.

KAZANIMLARIMIZA SIMSIKI SARILMALIYIZ

80’lerden milenyum başına kadar Türkiye’de enflasyonun seyri malum. 2002’de % 73 olan enflasyon 2004’te 7’ye düşünce her şey bir anda değişti. Bu, Türkiye’nin kazanımıdır. Ne değişti? Türkiye’nin enflasyon rejimi değişti.

Sadece 10 yıl önce Türkiye’de tahvil faizlerinin % 25’lerde olduğunu hatırlıyor musunuz? Sonra ne oldu? Mevsim değişti, Akdeniz oldu. Türkiye’nin faiz düzeni değişti. 5 sene içinde bu faizler 20 puan düştü!

Merkez Bankası her faiz artırdığında reel efektif döviz kuru (REDK) minimum % 10-15 tepki verirdi. Türk Lirası güçlenirdi. Her seferinde enflasyon geri dönerdi. Son yılların en yüksek faiz artışını, en uzun süre uygulayarak yaptık, ancak REDK aşağı gitmeye devam ediyor. Bu, başlı başına dikkat etmemiz gereken bir gelişmedir.

Enflasyonla mücadelenin peşini bırakmamalı. Çabalar var elbet ancak bilançomuzu yukarıda döktük. Tutarlı, yol gösterici ve başarılı olmalıyız. Başka bir seçenek yok. Enflasyon rejimi değişmesin diye.

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 08 Nisan 2018 Pazar 17:30
    10 yıl önce ülkedeki faizlerin düşmesini sağlayan ana faktör rezerv para birimlerini kontrol eden merkez bankalarının (FED, ECB, BOJ) küresel ekonomik krizi atlatmak için faizleri düşürüp tahvil almak zorunda bırakılmalarıdır. 2013'ten itibaren adım adım bu politikalar terk edilince bizdeki iklim de (sizin Akdeniz dediğiniz) mevsim normallerine döndü. Netice denirse, ortada bizim emeğimizden kaynaklanan bir başarı olmadığından bundan sonrasında da ne denli başarılı olabileceğimiz şüpheli...
  • Misafir 08 Nisan 2018 Pazar 15:54
    10 yıl önce ülkedeki faizlerin düşmesini sağlayan ana faktör rezerv para birimlerini kontrol eden merkez bankalarının (FED, ECB, BOJ) küresel ekonomik krizi aklatmak için faizleri düşürüp tahvil almak zorunda bırakılmalarıdır. 2013'ten itibaren adım adım bu politikalar terk edilince bizdeki iklim de (sizin Akdeniz dediğiniz) mevsim normallerine döndü. Netice denirse, ortada bizim emeğimizden kaynaklanan bir başarı olmadığından bundan sonrasında da ne denli başarılı olabileceğimiz şüpheli...
  • Misafir 06 Nisan 2018 Cuma 14:32
    Enflasyonu yükseltmemek için kuru baski altina almaya çalışmak cari açığın artmasina sebep olacaktır. Degerli döviz iç üretimin artışını destekleyecektir. İç üretimin artışı işsizliğin azalmasina destekleyecektir.
Kalan karakter : 2000