Japonya, Güney Kore'ye yasak koymasa da birçok hassas üründe satışı imkansız hale getirecek önlemler aldı.

Kore çip yapım endüstrisi ve ekran üreticileri için zor günler başladı. Birçok şirketin girdi olarak Japon ürünlerine güvendiği ve %50-%90 arasında Japon malzemesi kullandığı düşünülürse, panik ve sızı normal.

Samsung, Hynix gibi büyük şirketler ve Kore Wonu yavaşça bu sızıyı hissetmeye başladılar. Hisselerdeki düşüşler sınırlı olsa da küresel risk büyük. İki şirket birlikte dünya hafıza çipi pazarının %63'ünü kontrol ediyorlar.

Diğer yandan, küresel çip pazarının riske girmesiyle çip fiyatları yükselince bu şirketlerin hisse senetleri toparlanmaya başladı. Ancak problem büyük ve daha da azman hale gelme olasılığı hiç de düşük değil.

*

Görünüşte İmparatorluk, tatbikte feodal Japonya'nın derebeylerine kısaca Şogun diyebiliriz. 12. Yüzyıl ve 19. Yüzyıl arasında bilfiil ülkeyi yöneten bu silahlı güç, Meiji Restorasyonuna kadar gücünü korudu.

Deniz aşırı keşifler ve kolonize etme iştahı Japon adalarının kıyılarına varınca hem Japonya için militarist bir dönüşme periyodu başlıyordu hem de Japon - Kore gerginliğinin / çip tükenişinin temelleri atılıyordu. Kıyıya vuran gemiler Amerikan, Hollandalı, Portekizli ve İngiliz'di...

Önce ticarete ardından tavizlere zorlayan yabancıların Çin'i ve peşi sıra Japonya'yı dize getirmeleri tüm engellemelere rağmen başarılamadı. Japonlar bu yenilmez düşmanlar ile mücadele etmenin formülünü 'onlar olmakta' buldu. Bizdeki ironik tavsiye ile 'Batı'nın iyi yönlerini' almak istediler.

Almanların askeri düzenini, Fransızların yasalarını... diye giden bir dizi çalışma başladı. Bu sırada ülkenin önde gelen aileleri Satsuma ve Choshu ittifakı ile ülkede planlı bir restorasyon dönemine geçildi. Önce 'kutsal' imparator değişti. Ardından Japonya'nın yeniden kurulması başladı: Meiji Restorasyonu.

*

Japonya militer kalkınmasını sürdürdükçe adalara sığmamaya başladı. Kendilerine göre Batı olan Rusya ile ilk sıcak temaslar ve ardından diğer çatışmalar gösterdi; ki Japonlar Şogunların iktidarını yıkıp 'küçük Batı' olduktan sonra kaslarını güçlendirmişlerdi.

Hızlıca geriye ve zaman içinde aynı hızda ileriye sardığımız öyküde sıra Kore'nin işgaline geliyordu.

Yeni Japonya'nın daha fazla emek gücüne ve yeni doğan bu savaş makinesinin daha da güçlü çalıştırılmaya ihtiyacı vardı. İşçiler gönüllü ya da zorunlu olabilirdi.

700 binden fazla Koreli zorla çalıştırılmaya başlandı. Adeta vassal devlet haline gelen Kore çaresizdi. Bu işçilerin önemli bölümünün hayatlarını kaybettikleri çeşitli raporlarda iddia edildi. Mesele bununla bitmiyordu.

Yine sıklıkla dile getirilen 200 bin sayısı en az diğer işçiler kadar acı bir tabloyu hatırlatıyor. Çünkü Koreli kadınlar hızla büyüyen Japon ordusu için kurulan genel evlerde çalışmaya zorlandılar.

İşte bu geçmiş Japonya ve Kore'yi birbirinden ayıran...  

*

Zaman içerisinde bol bol cephe açan ve toptan çöküşe giden Japonlar için Kore kolonisi 35 yıllık bir macera olarak kaldı. Ancak husumet hiç unutulmadı. 65 anlaşmasına göre iki ülke sulh ilan ettiler ve Japonya şimdi 2,5 milyar dolara tekabül edecek bir büyüklükte tazminat ödemeyi kabul etti.  

Zaman içinde birçok Japon lider ve İmparator özür dilediler. Ne var ki bu geçmişle yüzleşme Korelileri hiçbir zaman tam olarak tatmin etmedi.

İşte bugünlerde açılan ve o dönemin tazminatlarının eksik olduğunu savunan davalar bu acıları tekrar hatırlattı. Şu ana kadar Kore Üst Mahkemesi Mitsubishi'yi 10 davacıya 134'er biner dolar tazminat ödemeye mahkum etti. Nippon & Sumitomo Çelik ortaklığı ise 4 dosyada 88'er biner dolar tazminata çarptırıldı.

Davalar görüldükten sonra bir mahkeme Nippon Çelik ve Koreli Posco arasındaki bir iştirakin 356 bin dolarlık hissesine tedbir koydu.

İşte Japonya'nın tedbirleri burada devreye girdi.

*

100 yıllık düşmanlık büyüyor. Japonya'da 21 Temmuz'da meclisin üst kanadının seçimleri var. Milli duygular Başbakan Abe için besleyici olabilir. Devamında tansiyon düşer mi bilmek güç ancak Kore davaların önünü almaz ve tarihin hayaletini Japonya'nın üstüne salarsa, belli ki eli güçlü olan ve çip ile tehdit eden ülke bu ticari savaşı büyütecek.

Başkan Trump'un önderliğinde başlayan ticaret savaşı, korumacılık ve çatışmacı duruş haritanın beklenmedik bir yerinde kaçak yaptı. İşler sarpa sararsa yeni bir küresel risk ile karşı karşıyayız demektir. 100 yıllık bir hayalet ile.

 

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!