Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Son anketlerin ortalamasına göre Biden liderliğini 10 puana çıkarmış durumda*.

Anketler ne kadar sahici olur bilmek güç ancak bir referans olarak alındığında, Başkan & Temsilciler Meclisi & Senato tamamen Demokratlar'a geçecek gibi. Piyasalar bunu Demokrat Parti'nin rengi olan mavi ile tanımlayıp ‘mavi dalga’ şeklinde lanse ediyorlar.

Mavi Dalga ile birlikte gelecek ekonomi ekolüne de Bidenomics deniyor. Bir nevi Joe Biden’in ekonomik perspektifi aslında.

Bidenomics temelde Başkan Trump döneminde atılan adımların yanlış olduğunu ve bunların geri çevrilmesi ile birlikte ciddi bir kaynak yaratılacağı tezinden hareket ederek başlıyor. Buna göre, Trump döneminde yapılan vergi indirimleri yatırıma dönüşmedi. Bunun yerine zenginler daha fazla tasarruf ettiler. Şirketlerse bu kaynakları kendi hisselerini alarak çarçur etti.

Zaten ABD’nin en büyük sorunlarında biri gelir dağılımındaki eşitsizlik. Bu sebeple kurumlar vergisi yükseltilecek ve zenginlerden alınan vergiler artacak, istisnalar düşecek. Bu sayede 4 trilyon dolar fazladan vergi toplanmış olacak**.

Daha fazla vergi daha az yatırım demek değil mi?

Burada Moody’s, Oxford Eco. raporlarına başvuruyorum***.

Raporlara göre toplanacak fonların da katkısı ile altyapı (Özellikle çevreci) yatırımları, eğitim, üretim ve ABD menşeli malların desteklenmesi ile yaklaşık 4 yıl içinde 4 ile 6 puan arası fazladan büyüme yakalanmış olacak.

Bu yatırımlar içinde sosyal olanların toplumsal barışı destekleyeceği ve iş yaratacağı düşüncesi hakim. Ayrıca düşük gelirli ailelerin daha fazla gözetileceği hesap ediliyor. ABD’de üret ve Araştır & geliştir konularınınsa ABD’li üreticiler için önemli olabileceği değerlendiriliyor. Bu programdaki çevreci yatırımların aynı zamanda AB’nin de gündeminde olduğunu hatırlatmak gerekir.

Biden, tahmin edildiği gibi güçlü şekilde iktidara gelirse 2021 Ocak’ta yüzde 8’de bulduğu işsizlik oranını 4 yıl içinde yüzde 3-4 aralığına indirmiş olacak. İki meclisin de Mavi olduğu senaryoda teklifler hızla hayata geçecek ve 2021 büyümesi en iyi senaryoda yüzde 6’ya yaklaşacak.

Bir başka konu ise karbon bazlı ve fosil yakıtların geleceği. Özellikle kömür, petrol gibi çıktılar ile çalışan enerji şirketleri için hayatın zorlaşacağı düşüncesi hakim.

Zorda olan bir başka sektör ise dev teknoloji şirketleri. Bu şirketlerin parçalara ayrılacakları korkusu var. Aynen eski yıllarda Standard Oil’in parçalanması gibi. Çünkü bu halleri birer veri imparatorluğu hüviyetindeler ve güçlerinin sınırlarını kendileri de kestiremiyor.

Bu halleri ile yaşamalarının demokratik pratikler için zararlı olduğunu önceki seçimlerde anladık. Diğer yandan, pazara yeni girmek isteyen şirketler için de durum pek iç açıcı değil. Şu an ABD’de alt komisyonda olan bir rapora göre bu firmalar sektöre yeni girişleri epeyce zorlaştırıyorlar. Daha küçük yapıları yutarak ya da onları kopyalayarak kapitalist dinamizmi öldürüyorlar. Ancak tartışma hala sonuçlanmış değil.

Seçimin sağlık sektörünü de derinden sarsacağı kesin. Harris’in Başkan Yardımcısı seçilmesinden sonra ajandası soldan merkeze kayan potansiyel Başkan bu süreçte Sanders ve Warren gibi önemli isimlerden tazyik görecek. Yine de sağlık sistemi için katılım paylarında bir artış ve hizmet kapsamında genişleme olacağı beklentisi hakim.

Seçim sonrasındaki politik satrancın zorluğu buradaki ilerlemeyi de belirleyecek.

Son olarak, Biden liderliğinde ciddi bir ekonomik toparlanma beklenmesine rağmen faizlerde ve enflasyonda hatırı sayılır bir zıplama beklenmiyor. Düşük faiz ortamının sürdüğü, likiditenin bol olduğu ve bütçe açığının bu hızda genişlemeyeceği bir makro ortamdan bahsediyoruz.

* https://www.realclearpolitics.com/epolls/2020/president/us/general_election_trump_vs_biden-6247.html

** https://joebiden.com/two-tax-policies/#

*** https://resources.oxfordeconomics.com/hubfs/content-hub/US-how-Bidenomics-could-boost-the-economy.pdf

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00