Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Trump dönemi geride kalırken birkaç belirgin nokta vardı.

ABD’de siyasi kutuplaşma zirve yaptı. Hakikat ötesi çağın rıza imaları ile Başkan Trump bazı gerçekleri, diğer gerçeklerin önüne koymayı tercih etti. Batı bölündü ve ABD tüm dünyaya karşı tek başına & önce kendisi için politika üretmeyi seçti.

Bu, küresel liberalizmi zayıflattı. Bölgeselleşmeyi artırdı ve ülkelerin kendi aralarında iş birliğine yönelmesine sebebiyet verdi. Anti-demokratik diye tabir edilen rejimler ve yönetimler güç kazandılar.

Amerika, bunları dolar ve dolar fonlama kaynakları ile terbiye etmeye çalıştı. Finansal sistem bir silah haline dönüştü. Bunu ticaret izledi. En son teknolojik savaşla liderlik mücadelesi pekişti.

*

Biden için demokrasisi ipten alınmış ve meclisi basılmış bir sistem miras aldı desek yeridir.

Bunu bildiklerinden, ekibi aylarca kendi kapsının önünü süpürmeye çalıştı. Bu sebeple yaklaşık 4 ayda hızlı ekonomik başarılar hedeflediler. Uzun vadeli faizleri yükseltmek pahasına 5,5 adet canlandırma paketi açıkladılar. Bunların büyüklükleri milli gelirlerinin 4'te 1'ini buldu, 5 trilyon doları aştı.

Yıl sonu geldiğinde ABD’nin pandemide kaybettiği 20 milyon işi tamamen telafi edebileceği düşünülüyor.

Böylece sıra, kapısının önünden komşular ile ilişkilere geliyor.

*

Demokratların seçim bildirgelerinde de vardı. Artık Batı tek vücut halinde hareket edecek.

İlk hamleler Suudi Arabistan ve diğer Körfez ülkelerine yapıldı. Ardından sıra İran’a geldi. Trump’un çıktığı nükleer anlaşmaya ABD, belli şartlar altında dönmek istiyor!

Rusya’ya karşıysa yaptırımlar başlıyor. Çeşitli sayıda kurum ve kişiye yaptırımlar başlıyor. Burada sebep olarak ABD seçimlerine dijital olarak karışıldığı ve seçmenlerin etkilendiği gösteriliyor. Bir başka konu ise Rus muhalif lider Navalny’nin zehirlenmesi. Üstelik ABD’li kuruluşların Rus bono ihraçlarında birincil piyasada aktif olmaları yasaklanıyor.

Dünyanın sonu olmadığı gibi aslında Rusya’nın beklediğinden hafif bir durum. Alışıklar.

Ayrıca Putin ekonomik büyümenin sağlanması için gereken maliyetler ve finansal istikrar arasında daima güvenliği önceleyerek yanıt veriyor. Yani hemen her kötü durum için Rus Varlık Fonu ve geniş merkez bankası rezervleri devrede.

Her neyse, sonuç olarak Karadeniz’deki gelişmelerin de etkisi ile ABD hamlesini yaptı.

*

Biden yönetiminin özellikle ekip düzeyinde Türkiye aşığı olmayan bireylerden mürekkep olduğu hepimizin malumu.

İki taraf arasında, Trump döneminde ayyuka çıkan ve her zaman idare edilmeye çalışılan boşluklar var.

2018 Ağustos’ta Trump’un attığı tweet ile finansal sistemimize saldırısı hala akıllarda. Halkbank davası sürüyor. S400 tartışmaları kaynaklı F35 hakkımızı teslim alamayışımız. PKK gibi konular kanayan yara.

Şimdi bir de 24 Nisan yaklaşıyor. Biden acaba ‘soykırım’ deyip bu düşük seviyeli ilişkimizi yeni bir düşüğe taşır mı?

Malum, evde işleri yoluna koydu. Sıra komşularda...

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00