Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Koronavirüs salgınından en fazla etkilenen turizm sektörünün yurtdışından turist getiren öncü 4 tur operatörü grubuna Kültür ve Turizm Bakanlığı kanalıyla 150 milyon dolarlık destek sağlandı. Krediler kamu bankaları; Vakıfbank, Ziraat Bankası ve Halkbank çatısı altında Kredi Garanti Fonu (KGF) aracılığıyla verildi. Bu gelişme çok yerinde, olması gereken ve zamanında organize edilmiş bir adım. Başta Bakan Mehmet Ersoy olmak üzere emeği geçenleri tebrik etmek gerekir.

Kredi desteği kimlere, nasıl sağlandı? Ülkemize en fazla turist gönderen ülke veya bölgelerde faaliyet gösteren Türk kökenli tur operatörleri arasında aynı zamanda havayolu şirketi de bulunanlar bu kredi desteğinden faydalandı. Kısaca bu kredilerin kriteri tur operatörü olmak ve havayolu şirketine sahip olmak şeklinde tarif edilebilir. Kredi desteği verilirken Türkiye’de yoğun faaliyetleri olan bu grupların aynı zamanda havayollarının olması şüphesiz hava yolu köprüsünün korunması anlamında önemli olduğunu söylemeye gerek yok. Öğrendiğim kadarıyla kredi desteğini organize eden Kültür ve Turizm Bakanlığı özellikle bu kritere dikkat etmiş. Ancak krediler havayollarına değil, tur operatörü şirketlere verilmiş.

Türkiye’ye en fazla turist gönderen Rusya’da faaliyetlerini sürdüren Türk kökenli turizm gurupları; Neşet Koçkar’a ait olan Anex Tour / Azur Airlines, Ramazan Akpınar’ın patronu olduğu Pegas Touristic / Nordwind Airlines ve Ayhan Akan Bektaş’ın Yönetim Kurulu Başkanlığını yaptığı Odeon Tour / Royal Flight Airlines’a Nisan ayında, her bir gruba 30 milyon dolar olmak üzere toplam 90 milyon dolar kredi sağlandı.

Avrupa ile Türkiye arasında turizm faaliyetinde bulunan, Yönetim Kurulu Başkanlığını Yıldıray Karaer’in yaptığı Corendon Turizm Grubu / Corendon Airlines da 30 milyon dolar kredi desteği aldı. Bu 4 gruba, koronavirüs salgınının başlamasının akabinde Nisan ayında toplam 120 milyon dolarlık destek paketi hazırlanarak, gerekli işlemler yapıldıktan sonra kredileri verildi.

Geçtiğimiz hafta ise Anex, Pegas ve Odeon turizm guruplarına 10’ar milyon dolar daha ilave kredi verilerek, sağlanan desteğin toplam büyüklüğü 150 milyon dolara ulaştı.

Turizm sektörüne verilen bu krediler 10 yıl vadeli ve ilk 2 yılı ödemesiz.

Türk lirası bazında yüzde 7,5 faiz oranıyla sağlanan kredilerin tur operatörlerinin bulundukları ülkelerde ve Türkiye’de küçülmeden ve fazla yaşam mücadelesi vermeden faaliyetlerine devam etmelerine imkân sağladığı gelen bilgiler arasında. Dolayısıyla kredi zamanında, doğru şekilde verilmiş. Piyasalar düzelmeye başladığında ise tüm sektörlere katkı sunacak turizm sektörümüz daha dinamik bir şekilde hizmetine devam edecektir.

Kültür ve Turizm Bakanlığı sektörünü ayakta tutmak için destek verirken Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın havayollarına ve havacılık sektörüne nasıl bir katkı yaptığını merak ettim. Maalesef Ulaştırma Bakanlığı’ndan havacılık sektörüne yönelik somut bir destek veya katkı yok. Şöyle bir şansızlık da söz konusu. Önceki bakan Cahit Turhan havacılık sektörüyle ilgili bir isim değildi ve sektörün gelişimi noktasında dişe dokunur bir girişimi olmadı. Yeni bakan Adil Karaismailoğlu da bakanlığındaki tüm birimlerle ilgilenmeye çalışıyor, ancak o da havacılık sektörüne uzak bir isim. Öyle ki; havacılık sektörünün çatı örgütü Türkiye Özel Sektör Havacılık İşletmeleri Derneği (TÖSHİD) Ulaştırma Bakanı Adil Karaismailoğlu’na dertlerini anlatamamış. Dolayısıyla zor durumlarına çare olacak kredi ve diğer destekler henüz söz konusu olmamış.

Öte yandan Ulaştırma Bakanlığı uhdesindeki Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) de havayollarının meydanlarda boş yatan uçaklarına bile yardımcı olmazken, havayollarının havalimanlarındaki teknik binaları ve ofislerinden kira almaktan vazgeçmedi. DHMİ sadece bina kiralarını ve uçak park ücretlerini ileri tarihe ötelemekle yetindi. Sanki şirketler 5-6 ay sonra çifte kazanç sağlayacak! Havayollarının para kazanmadıkları, giderlerinin büyük, gelirlerinin hiç olmadığı salgın dönemi için DHMİ bu kiraları rahatlıkla affedebilir. Affetmelidir. Zaman geçmiş değil ve şirketlerin durumu da ortada. Sadece tüm sektörlere sağlanan ‘Kısa Çalışma Ödeneği’nden başka bir destek havacılık sektöründe yok. Havacılık sektörüne bakan düzeyinde ilgi gerekiyor.

Havacılık sektörüne destek sadece bir alana yapılmış katkı anlamına gelmiyor. Bu sebeple dikkate alınması şart. Boeing Türkiye Genel Müdürü Ayşem Sargın, havacılığın dünya ekonomisine katkısının 700 milyar dolar olduğunu, diğer dolaylı sektörlerle beraber bu rakamın 3 trilyon dolara çıktığını vurgulayarak, özel havayollarına verilecek desteklerin çok önemli olduğuna işaret ediyor. Ayşem Sargın, Haber Aero’da yer alan röportajında şu hususlara dikkat çekiyor: ‘Havacılık sektörü ihmal edilecek bir sektör değil. Devletlerin havacılık sektörüne verdiği destek ekonomiyi bütüncül olarak çok etkiliyor. Bu sektör devam edecek ve büyümeye de devam edecek. Ülkeleri birbirine bağlayarak ticaretin artmasına da katkı sağlayacak. Bu süreçten havacılık sektörünü güçlü çıkaran ülkeler, ekonomik olarak da hızlı gelişme gösterecektir.”

Türkiye’de halihazırda yolcu taşımacılığı yapan Türk Hava Yolları (THY) dahil toplam 7 şirket var. Diğer şirketler; Pegasus, Corendon, Onur, SunExpress, Tailwind, Freebird. Ayrıca 3 adet de kargo faaliyeti yapan şirketimiz bulunuyor; MNG, ULS ve ACT. Kargo şirketlerinin durumu koronavirüs salgınında iyi gidiyor. Destek istemiyorlar. Ama diğerleri için taşıdığı yolcu veya cirolarına göre belli kriterler oluşturularak, Turizm Bakanlığı gibi destek verilmesi gerekiyor.

Çünkü bu dönemde devlet desteği havacılık için tartışılmaz önem taşıyor. Avrupa’da çok büyük destekler verildi. Nedeni de havacılığın ekonominin çok farklı alanlarına dokunan, ülkeler arası ekonomi köprüsü kuran bir sektör olması. Ülkeler şirketlere destek verirken, “Markaları gökyüzünde olsun, uçsun” diye değil, havacılık katalizör bir sektör olduğu için bu katkılar yapılıyor. Unutulmamalı ki havacılık pek çok sektörü tetikleyen bir sektör, göz ardı etmeye gelmez...

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!