Krizi fırsata çeviren örnek kulüplerden birisi tartışmasız Trabzonspor oldu. Transfer yasağına rağmen, elindeki kadroyu altyapı oyuncularıyla desteklediler. Her türlü zorluğa ve birçok soruna karşın birlikte olma bilincini içselleştirdiler. Taraftarın sahiplenmesi, görev verilen gençlerin herkesi şaşırtan performansı Trabzonspor’un başarısında ki en büyük faktördü...

Bilindiği gibi Trabzon futbol kenti olarak anılmayı sonuna dek hak eden bir kenttir. Başta kadınların futbolu en az erkekler kadar izlemesi ve bilmesi en büyük özellikleri...

Futbolla yatıp, futbolla kalkan bir başka kent yok gibi...

Sezona kötü başlayan, kadroda ayrışmalara giden, teknik direktör değişikliği yapan, Türkiye’nin en iyi golcüsü Burak Yılmaz’ı satan, kalecisini kadro dışı bırakan bir takımdan söz ediyoruz...

Yıllarını Bordo-Mavili formaya adayan Ünal Karaman’ın göreve gelmesi ve yeni yönetimin şeffaf olması var olan inancı ortaya çıkardı...

Her zaman dile getiriyoruz. Trabzon kendi çocukları ile başarıyı yakalar diye. Öyle de oldu. Kaleci Uğurcan, Yusuf, Abdülkadir Ömür, Abdülkadir Parmak, Hüseyin ve diğer gençler bu işin üstesinden geleceklerini gösterdiler...

Trabzonspor yönetimi bu takımı bozmamalı. Yeni takviyelerle şampiyonluğa oynayacakları ortada. Bu sezon 26 toplarının direkten döndüğü düşünülürse, ilk yarıdaki hatalara rağmen şampiyonluğa en yakın takım olabilirlerdi...

İşin ev sevindirici yanı, genç oyunculara olan güvenin boşa olmadığını ispatladılar. Öteki takımlar bu örneği ne kadar görüp uygular bilinmez. Ancak tarihlerinde büyük başarılar tadan Trabzonspor yine aynı günleri yaşayabilir. Tek koşul kendi çocuklarını daha çoğaltarak...

TRABZON GALİBİYETİ HAK ETTİ

Maça gelince; oyuna iyi başlayan ev sahibi takım oldu. İlk 30 dakika Beşiktaş’a top göstermediler. Baskıyı rakip ceza sahasına kadar taşıdılar. Atakları sonlandırma sorunu yaşadılar. Beşiktaş’a oyun kurdurmadılar. İlk 45 dakika da Beşiktaş’ın tek bir şutu vardı. Topla oynama oranı neredeyse yüzde 70 Bordo–Mavililerin lehineydi...

Takım olarak ne yapacaklarını iyi ezberlemişlerdi. Orta alanda pres ve kenarları iyi kullanma düşüncesi performanslarına yansıdı...

En önemlisi iki oyuncunun yıldızlaşmasıydı. Yusuf ve Abdülkadir Ömür’ün müthiş enerjisi maçın seyrini değiştirdi. Tempolu, heyecanlı, mücadeleci bir oyun ortaya çıktı. Beşiktaş gibi bireysel yetenekli oyunculardan kurulu bir takıma karşı üstünlük kurmak öyle kolay bir iş değil. Trabzonspor bunu başardı...

Yusuf bir gol attı. Bir topu direkten döndü. Attığı golde topu orta alanda kapan yine Yusuf oldu. Vuruş muhteşemdi...

Abdülkadir, orta alanın en çok çalışanıydı Sosa’yla birlikte; Novak’a attırdığı gol adrese teslim bir ortaydı. Topu sürmesi, çizgiye inişi ve zorluk derecesi oldukça yüksek bir noktadan yaptığı orta herkesin üstesinden geleceği bir vuruş değildi...

BEŞİKTAŞ KAZANAMAZDI

Kazanma arzusu, coşkusu ve heyecanı yoktu Beşiktaş’ın. Şampiyonluğu kaybetme duygusu oyunlarına yansıyor. Çok top kaybı yapıyorlar. Hücuma çıkışları başaramıyorlar. Şut sayısı her şeyi gösteriyor...

Orta alanda bir tek Atiba çabaladı. Olmasa çok farklı yenilebilirlerdi. Top tutamadılar. Kenarlar hiç çalışmadı. Quaresma oyunda yoktu. Burak, doğru dürüst bir top alamadı. Bir pozisyonu vardı. Şutunu kaleci Uğurcan çıkardı...

Kaleci Karius’un kurtardıklarını da göz önüne alırsak Beşiktaş’ın vasat bir oyun sergilediğini söyleyebiliriz...

Trabzonspor ısrarla ve inatla üçüncülüğü istiyor. Siyah- Beyazlıların bu konudaki isteğini son hafta Kasımpaşa maçında göreceğiz...

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!