Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Fenerbahçe, Trabzonspor’u 3-1 yenerken iki ayrı görüntü verdi.

Karşılaşmaya iyi başlayan sarı-lacivertliler ilk 10 dakika iyi oynadılar. Sonrası tam anlamıyla faciaydı.

İlk yarının 35 dakikası rakibin üstünlüğü karşısında pes eden bir takım vardı. Baskı yapamadılar. Savunmayı çok geride kurdular. Pas yapma, organizasyon yoktu. Orta saha tamamen kaybedilmişti. Caner ve Gökhan’ın çok uzaktan ortaları ile gol arayışı vardı. Yeterli olmadığı gibi, dönen topları kazanan Trabzonspor oldu.

Abdülkadir Ömür sahanın yıldızı oldu. Her aldığı topu çok iyi değerlendirdi. Nwakaeme ile Fenerbahçe savunmasını yerle bir ettiler. Açıkçası tel tel dökülen bir Fenerbahçe vardı.

Yavaş oynayan, top kapamayan, boş alan bırakan, faul yapacak gücü olmayan bir takım vardı sahada.

Erol Bulut, maçın ilk yarısını birkaç kez izlemeli. Önemli dersler çıkaracaktır…

İKİNCİ YARI UYANDILAR

İkinci yarı yapılan değişiklik ve saha dizilişinin yeniden belirlenmesi ile oyun dengelendi. Sosa’nın oyundan çıkarılması yüzde yüz doğruydu.

Arka arkaya gelen goller, oyunun seyrini değiştirdi. İki gol korner vuruşlarından geldi. Duran topları sarı-lacivertliler iyi değerlendiriyor.

Valencia’nın attığı gol hazırlık anlamında güzel bir çalışma sonucuydu. Sarı-lacivertliler, kenar ortalardan daha çok, merkezden yapacakları bu tür organizasyonlarla daha etkili olacaklardır. Bunu gördük. Çünkü, yetenekli oyunculara sahipler. Teknik becerileri yüksek futbolcuları var. Her zaman uzun toplarla gol bulmak mümkün olmayabilir.

Böyle bir taktik söz konusu ise o zaman hava toplarına hakim golcüler ile oynamak daha mantıklı olabilir.

Maçın ilk yarısını bir kenara bırakırsak, son bölümde oyunun dönmesinin en önemli etkenlerinden birisi hatta en önemlisi Gustavo’nun performansıydı.

Gustavo harika bir oyun oynadı. Topu iyi kullandı. Şutlar attı. Pas trafiğini yönetti. Orta alanı tek başına toparladı. Bir anlam da takımın lideri gibi ortaya çıktı.

Şurası bir gerçek ki, Fenerbahçe 18 yeni oyuncu ile farklı bir takım yaratmış. Bu kadar yeni oyuncu ile takım kurmak her zaman güçtür. Trabzonspor karşısına yedek kulübesindekileri sahaya çıkarsanız kimse yadırgamazdı. Bu sarı-lacivertlilerin en büyük avantajı. Önemli olan bu oyuncu grubunu iyi kullanabilmek.

Trabzonspor maçının yedeklerini anımsamakta fayda var. Harun, Sangare, Sadık, Novak, Ömer Faruk, Tolga, Mert Hakan, Sinan, Ademi ve Cisse.

Serdar Aziz, Ferdi Kadıoğlu, Thiam ise kadro da yoktu.

Görüldüğü gibi Fenerbahçe’nin bu sezon kadro sıkıntısı yok. Aşağı yukarı aynı kalite de bir oyuncu grubuna sahipler…

Bu kadroyu değerlendirmek elbette Erol Bulut’un işi. Sezon başından bu yana söylediğimiz gibi, alınacak kötü sonuçların ilk suçlusu Bulut hoca olacaktır. Bu nedenle kadro genişliği ne kadar avantajlı gözükse de, bunu kullanamamak da dezavantaja dönüşür…

TRABZONSPOR LİDERSİZ

Trabzonspor gibi güçlü bir rakibi yenmek mutlak çok önemli. Önemli olan hataları gidermek ve her maç daha coşkulu bir oyun sergileyebilmektir. Taraftar bu sezon haklı olarak şampiyonluk bekliyor. Amaca ulaşmak adına her şey tamam. Yeter ki, takım performansını sürekli dinamik tutmalılar.

Trabzonspor’a gelince, takımın neredeyse en önemli isimlerini göndermişler. Orta sahası olmayan bir görüntüleri var. Abdülkadir Ömür tek başına maç kurtarır mı? Bir yere kadar evet.

Eldeki kadro ne denli eksik de olsa, oyuna yapılacak müdahaleler önem kazanıyor. Galibiyeti koruyamamak, hatta berabere kaldıktan sonra rakibe tam teslimiyet biraz da teknik kadronun yetersizliğinden kaynaklanıyor…

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00