Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Müthiş bir maç izledik. Pozisyon zenginliği, mücadele, tempo ve istek üst düzeydeydi...

Karşılaşmanın istatistik rakamları da ayrıca şaşırtıcıydı. Fenerbahçe’nin üstünlüğü, oyuna hakimiyeti rakamlarla da kendini gösteriyor. Maç boyunca 45 orta, 28 şut (10 isabetli), 12 korner atışı, üstelik rakibin hiç korner kullanamayışı, 48 kez rakip ceza sahasında topla buluşmanın yanı sıra 3 şutun direkten dönmesini istatistik tablosunda görüyoruz. Bu görüntüye karşın atılan iki gol maçın gerçek skoru olarak tabelaya yazıldı.

Eğer, Sarı-Lacivertli oyuncular son vuruşlarda biraz daha becerikli olsalar maçın sonucu 5-6 gollü bitebilirdi. Karşılaşmaya hızlı başlayan, yüksek tempo ile oynayan Fenerbahçe ilk 25 dakika Antalya sahasına demir attı bir anlamda. Bu dakikaları izleyenler skorun çok farklı olacağı yorumlarını yaptı doğal olarak.

Ne var ki, istenilen gol ilk yarı süresince gelmedi. Şurası bir gerçek ki, Fenerbahçe oyunu sürekli rakip alanda oynayan, diri bir takım olmanın dışında büyük bir istekle oynadı. İkinci yarıyla birlikte gelen gol, oyunu başka bir senaryo şekline getirecek gibiydi. Fakat Podolski’nin golü, maçı farklı bir boyuta taşıdı. Üstelik 10 kişi kalan Antalya, daha çok savunmaya kapanınca gol bulmakta zorlaştı Fenerbahçe adına.

Bu anlarda teknik direktör Erol Bulut, beklenen hamleleri sonuna kadar kullandı. 60, 70 ve 80. dakikalarda yaptığı 5 değişiklikle maçı kazanmak adına yapılması gerekenleri yaptı. Üstelik oyuna giren oyuncuların hepsi de ofansif özelliklere sahipti.

Maçın galibiyet golünü penaltıdan atan Perotti, oynadığı ilk maçta 3 puanı getiren isim olarak öne çıktı. Perotti, penaltıyı yaratan isimdi. Bu oyuncunun iyi bir kumaş olduğu ortada. Topa hakimiyeti, hatasız oynaması, bireysel yetenekleri bir gerçek. İlerleyen haftalarda ilk 11’i zorlar.

Fenerbahçe’nin en büyük avantajı yedek kulübesinin çok güçlü olması. Oyuna sonradan giren her oyuncu ayrı bir güç. Bu da Sarı-Lacivertliler adına büyük avantaj. Bu anlamda rakip takımların korkulu rüyası olduğunu söyleyebiliriz. Oyun olarak, kadro genişliği ve kalitesi ile korkutmaya başladı herkesi.

İlerleyen yaşlarına rağmen Caner ve Gökhan’ın arzulu oyunu takdire değer. Atakların neredeyse tamamı iki bek tarafından gerçekleştiriliyor. Sürekli oyunun içerisindeler. Caner, her noktadan yaptığı ortalar ile rakip kaleyi tehdit ediyor. Antalya maçında da 25 orta yaptı. Fenerbahçe takım olarak iyi oynayan bir ekip olmuş. Antalya maçı özelinde bakıldığında Caner, Ozan, Gökhan, Perotti ve Gustavo öne çıkan isim oldular.

Bir maçta olması gereken tüm aksiyonları izledik. 3 gol, bir penaltı, iki kırmızı kart karşılaşmanın temposunu da özetliyor. Gerçi Sinan’ın kırmızı kartı tartışmaya açık bir hareket. Hakem burada biraz duygusal davrandı diyebiliriz.

Antalyaspor’dan söz etmek gerekirse; iyi bir takım. 10 kişi kalmalarına rağmen mücadeleden vazgeçmediler. Üstelik Mert, Bünyamin, Gökdeniz gibi çok genç oyuncular ile oynadılar. Yedek kulübesinde yine yaşları 20’nin altında oyuncular vardı. Gelecek adına olumlu bir girişim. Mert bu oyunu ile adından çok söz ettirecektir. Altyapısı sağlam, başarılı bir savunmacı…

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00