Son Dakika

Rekor baskıyla, seri katil, istismarcı ve göçmen peşinde

03.03.2018 - 02:12 | Güncelleme:

 

Başkomser Nevzat’ın yeni ve sürükleyici bir macerasında daha birlikteyiz. 400 sayfalık gazeteyi okumak gibi “Kırlangıç Çığlığı”. Zira son birkaç yılda ülkenin sosyal gündeminde ne varsa bu polisiyede de o var. Onun dışında bir seri katil, çokça vicdan muhasebesi, hâkim siyasete birkaç laf,cinselliksiz bir aşk/sevgi, gerçekler ve saflık var romanda. Böylece 300 bin
satar mı kitap? Daha fazlasını da satar. Çünkü garantisi Ahmet Ümit

Siyaset, siyasetçi ve terörü dışarıda bırakırsak son birkaç yılda gazetelerin manşetlerinde daha çok ne var? 1) Göçmen Suriyeliler. 2) Çocuk tacizleri. Bu ikisi için “kanayan yara” ve “insanlığımızla yüzleşmede bir ayna” dersek, yanlış yapmış olmayız. Ahmet Ümit de bunu çok iyi bildiği için Başkomser Nevzat karakterinin yeni polisiye macerasını bu iki konu üzerine örmüş. Bir hastanedeki 115 hamile çocuk skandalından organ kaçakçılığı haberlerine, bahis oyunlarından sabıkalı yurtlara kadar okuru yakalayacak başka gerçek dramları romanına katmaktan da imtina etmemiş.

Neden? Çünkü okuru bağlayan roman onu farklı meselelerde ikircikli fikirlere sürükleyen ve kendini sorgulatan romandır. İşte, “Körebe” adlı, çocuk tacizcilerine musallat olan bir seri katil ve Suriyelilerin İstanbul’daki yaşamları üzerinden bize fikirlerimizi sorgulatarak bunu yapmak istiyor Ahmet Ümit. Bir seri katile, eğer çocuk tacizcilerini öldürüyorsa sempati duyar mısınız? Bir çocuk tacizcisi, eğer kendisi de çocukluğunda tacize uğramışsa acımayı hak eder mi yoksa onu yok mu etmeliyiz? Suriyeli göçmenler gerçekten bu ülkede zor koşullarda mı yaşıyor yoksa bir kısmı bu durumu kullanıyor mu? Kötüleri öldürerek adalet dağıtılabilir mi? Farklı cevaplar sizde ve bu romanda.

ORİJİNAL Mİ TAKLİT Mİ?
“Kırlangıç Çığlığı” 2017 yılının Haziran sıcağında, Kasımpaşa’da bir çocuk parkında ensesinden tek kurşunla vurulmuş, gözünde kırmızı kadifeden bir bağ bulunan, sağ kulağı kesik ve yanında pembe elbiseli bir oyuncak bebek olan bir erkek cesedinin bulunmasıyla başlıyor. Önceki akşam sevgilisi Evgenia’nın meyhanesi Tatavla’da eğlenen Başkomser Nevzat’ın
yardımcısı Ali ve kriminolog Zeynep’le olay yeri incelemeleri önce bir ipucu vermiyor. Ta ki birkaç gün sonra Tophane’deki çocuk müzesinde türdeş bir ceset bulunana ve iki maktulün de çocuk tacizcisi oldukları ortaya çıkana kadar. Akıllara hemen,
2012’de 12 çocuk tacizcisini aynı ritüellerle öldürmüş ama bir türlü yakalanamamış seri katil “Körebe” geliyor. Polisteki işleyişi çok iyi bildiği anlaşılan “Körebe” 5 yıl sonra hortlamış mıdır? Yoksa biri onu taklit mi etmektedir? Başkomser Nevzat ve iki yardımcısının işi bu olayı aydınlatmaktır. Bu arayışta karşılarına eski yurt müdürleri, Suriyeli çocukların bedenlerinden faydalanan organ kaçakçıları, eski emniyetçiler, mafya babaları çıkar. Şüpheler en yakın isimlerden en potansiyel
karakterlere savrulurken okur da kendine bir katil seçmek zorunda kalır. Ben tahminimde yanılmadığımı söyleyerek bu faslı
kapatayım.

GÜNCELİN YENİDEN KURGUSU
“Kırlangıç Çığlığı,” Ahmet Ümit romanlarının büyük bölümündeki mekânlardan farklı bir yerde geçmiyor. Fonda Müzeyyen Senar, başta Beyoğlu ve çevresi olmak üzere İstanbul’un muhtelif semtlerinde dolaşıyoruz. Karakterlerin sahiciliği ve diyalogların samimiyeti dikkat çekiyor; bir-iki abartı dışında ilişkiler sırıtmıyor, özellikle de Ali ile Zeynep’inki. Tabii bütün bunlar en başta bahsettiğim “romanın güncelliği” ile ilgili daha çok. Ahmet Ümit, günceli alıp yeniden kurgulayan türün önemli yazarlarından zira. “Bir çırpıda okudum” lafı romanda farklı hazlar arayan bazılarına ters gelebilir ama “Kırlangıç Çığlığı” gerçekten bir çırpıda okunuyor. Neticede, “seri katil” kavramı bu coğrafyaya uzak kalsa da, bizi içine alan bir polisiyeden bahsediyoruz.

Ama romandaki neredeyse her karakterin hikâyesinden bir taciz çıkması biraz sırıtıyor. “Yok artık” ya da “Yüzde gerçekse, yandık demektir” diyorsunuz.

‘DAHA FAZLA KONUŞTURMA BENİ’
Beklentileri olanlar için, satır aralarına sıkışmış “muhalif” yaklaşımlar da var romanda. “Bizim ne işimiz vardı Suriye’de” diyen bir polis; romanın geneline yansıyan İstanbul’un beton yığınına dönüştüğü sitemleri; “Kendisinden olmayanlara yaşam hakkı tanımayan idarelerde önce polis teşkilatı kirlenirdi” tespiti gibi... Bu noktada romandaki en sert kısım ise Suriyeliler bahsinde Başkomser Nevzat’ın ağzından dökülenler: “Alçaklıkların en rezili siyasi alçaklıktır. Buna bir de mezhep ve dini karıştırırsan, bildiğin şerefsizlik çıkar ortaya... Şu anda onu yaşıyoruz. Üstelik bunun bedelini bütün millet ödüyor... Bari zavallı Suriyelilere yardım edebilsek. Onu da yapamıyoruz. Sus, sus, daha fazla konuşturma beni..."

Tamam hepimiz susalım ve “Kırlangıç Çığlığı” vesilesiyle çocuk tacizi konusunda gerçekten sonuç alıcı ne yapılabilir, iyice bir düşünelim artık.

BAŞKOMSER NEVZAT
Ahmet Ümit’in 1990’ların sonunda yarattığı bir polisiye karakter. Balat’ta oturur, eski bir otomobili vardır, karısı ve kızını bir faciada kaybetmiştir, şimdi Rum Evgenia ile birliktedir. Ümit’in “Şeytan Ayrıntıda Gizlidir”den “Kavim”e, “İstanbul Hatırası”ndan “Beyoğlu’nun En Güzel Abisi”ne kadar 10’a yakın romanının ana karakteridir.

ROMANIN BİR GERÇEĞİ ORTAYA KOYAN ÇARPICI CÜMLESİ

“Kimsesizlik korkunç bir şey. Annen baban yoksa çocukluk korkunç bir şey. Birileri sana ilgi göstersin istiyorsun, birileri seni
sevsin istiyorsun, birileri seni takdir etsin. O insanın sana neden sevgi gösterdiğini anlayacak tecrüben yok. O gülen gözlerin, o tatlı sözlerin, şefkatli dokunuşların arkasında nasıl pis bir arzu yatıyor, bunu fark edecek tecrübeye sahip değilsin. Sana iyi
davranan bir yetişkin hemencecik kazanıyor kalbini. Üstelik bu kişi kaldığın yurdun müdürüyse...”

300 BİN REKORU
“Kırlangıç Çığlığı” 300 bin adetlik bir ilk baskıyla piyasada, ki bu yayıncılık dünyamızda bir rekor. Merak edip sordum yayınevine, “Ahmet Ümit’in sizdeki romanları ne kadarlık toplam satışa ulaştı” diye. Sadece Everest’te 25 romanı 650 binin üzerinde satmış, ki diğer baskıları da düşünürsek Türkiye için büyük başarı"

BİR MARS BİR ARTEMİS
Marslı’yı okumamışsanız bile seyretmişsinizdir. Matt Damon kızıl gezegende sebat edip kendi kendine ne müthiş bir hayat kurmuş ve ne büyük hayal kırıklıkları yaşamıştı... Roman 2014’ün en iyi bilimkurguları arasında gösteriliyordu. Aynı yazarın bu kitabı da 2017’nin en iyi bilimkurguları arasında: Artemis.

rasında: Artemis. “Bir insanın Mars’ta nasıl hayatta kalabileceği üzerine çok araştırma yapmıştım. Bu sefer bu araştırmaların aynısını Ay’daki yaşam için yaptım” diyen Andy Weir, aslında Ay’da geçen bir polisiye yazmış bize. Aynı zamanda son derece bilimsel ve “mümkün” dedirten bir bilimkurgu bu.

2080’lerde geçen romanın kahramanı bu kez 20’li yaşlarında genç bir kadın: Jasmine Bashara yani Jazz. Yaşadığı hamal hayatından kurtulup kısa yoldan zengin olmak için bir kaçakçıya yardım etmeye başlayan Jazz’ın sonraki günleri tıpkı Marslı’daki Mark Watney gibi pek kolay olmuyor. Ay’da kurulan ilk ve tek şehir Artemis’te “yırtmak” için göze aldığı işler sarpa sarıyor. Kendini bir anda Artemis’in kontrolünü ele geçirmeye çalışan karşıt güçlerin arasında ve derin bir komplonun ortasında buluyor.

Kitabın adı Apollo Ay Programı’ndan esinle Artemis. Yunan tanrısı Apollo’nun kız kardeşi kendisi biliyorsunuz. Marslı’yı 7 Oscar adaylığına götüren başarıyı gören Century Fox bu kitabın da haklarını satın aldı. Yakında beyazperdede göreceksiniz ama Jazz’ı kimin oynayacağı henüz belli değil. Benim adayım, sahneden gelip beyazperdede büyük iş çıkaran “Valerian ve Bin Gezegen İmparatorluğu”nun yıldızı Cara Delevingne. Cidden yakışır.

BU HAFTA NE OKUSAK?
İlk kitap, sergi kataloğu gibi görünse de özgün metinler, fotoğraflar ve belgeleri içeriyor. Sabahattin Ali’nin gezdiği, anlattığı şehirlere tanıklık etmek isteyenlere. Türlü anne-babalar var. Diğer kitapta, çocuklarıyla farklı, derin ve daha stressiz bir
bağ kurmak isteyenler için öneriler yer alıyor.

 

Şehirlere Alışamadı Küratör: Sevengül Sönmez Yapı Kredi Yayınları

 

Zen Ebeveynliği J. Costello-J.Haver Remzi Kitabevi


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000