Sessizliğin ve eskilerden kalma esintilerin adresi Bozburun’a gittim. Kimseyi rahatsız etmeden değişmiş ama kendinden bir şey kaybetmemiş...

“Bozburun” denince aklıma iki şey gelir. İlki 80’li yıllarda Bozburun’a yerleşip üstteki güzel söyleri yazıp hayatıma Bozburun’u katan Bülent Ortaçgil, ikincisi de yine o yıllarda gidip arada kaldığımız Sabrinas Haus. O sahilde, koyda oturmuşuzdur... İçimiz kıpır kıpır ve şehirdeki uğultu kulaklarımızda yoktur. Küçücük bir ses gök gürültüsü, balıkçıların motor sesleri ninni gibi gelirdi. Geçen hafta yine oradaydım. O sessizliğin sesi hâlâ kulaklarımda, dağların ve Ege’nin serinliği değişmemiş, yenilenmelere direnmişti. Bozburun’daki büyük değişiklik Sabrinas Haus’un şıklığı olmuş ama o da şahsına münhasır kimseyi rahatsız etmeden kendi içinde yapmış değişimini. Etrafı yine aynı, Söğüt’ten Serçe Limanı’na uzanan yenilenen yolun asfaltı bile kalabalıklaştırmamış o ıssız yolları. Bozburun yine o sakinliğin sesi olmayı sürdürüyor, aman nazar değmesin...

Manzara Restoran

Adı zaten olayı anlatıyor. Söğüt’ün yamacında Bozburun ve çevre koyları hatta Simi Adası’nı tek çırpıda görüyorsunuz. Mekân sadece bundan ibaret de değil. Ahtapot ızgarası, güveci ve kavurması çok başarılı. Daha önce Simi Adası’nda yediğim minik çıtır, çipir balığı da bölgede bu mekâna özel ürünlerden. Bir de keçi peyniri ve kırmızı biberi dövüp, 6 ay testinin içinde bekletip zeytinyağıyla servis ettikleri özel meze de harika. Yolunuz düşerse mutlaka deneyin.

Sabrinas Haus

Alman Sabrina Hanım 80’li yıllarda bu koylarda tur yaparmış. Özellikle Almanların burayı çok sevdiğini düşünüp “Neden olmasın?” deyip küçük bir işletme açmaya karar vermiş. 1987’de ilk Sabrinas Haus böyle ortaya çıkmış. Ben, o dönemlerde orada kalan şanslılardanım. Yıllar sonra Galatasaraylı eski arkadaşım Mesut Gümüştaş ve eşi Semra hayallerini gerçekleştirip Sabrinas Haus’u satın aldı. Ege’nin doğasına ve ruhuna uygun yepyeni bir Sabrinas Haus yarattılar. Bozburun’a olan sevgi ve saygıyla yenilenen mekânda onların rüzgârı esiyor. Biraz klasik olacak ama evinizdeymiş gibi hissetmeniz için gerekli her şey var. Çevrenin en şık restoranı, deniz ürünleri ve meze mönüsüyle sürekli yenileniyor. İlave olarak 2010’da 1993 Bodrum yapımı 27 metrelik bir guleti de otelin bünyesine kattılar

Serçe Limanı

Yolun sonu dersem abartmış olmam. Söğüt ve ardından Taşlıca’yı geçip Serçe Limanı koyuna iniyorsunuz. Küçük limanda bir balıkçı teknesi ve kaptan Nemo’ya yemek yemeye uğrayan bir tekne var. Bütün gün oturup takılabileceğiniz yerlerden... İster denizden ister karadan bu gizli cenneti keşfetmeli.

Yolda...

Dalaman Havalimanı’na yaklaşık 2 saatlik bir yolculuk sonrası Marmaris üzerinden geliyorsunuz Bozburun’a. Selimiye’ye kadar hafif bir yoğunluk var, sonrasında sakin bir yol. Ara ara durup manzarayı izleyip bol bol fotoğraf çekip, selfie yapacağınız noktalar da var. Bu yolculukta Dalaman Havalimanı’ndan araba kiraladım, bir Megane. Bu son dönemde kullandığım yeni jenerasyon Renault’lardan.

Tasarımda özellikle otomobilin arka kısmını beğendim. 110 beygir gücündeki dizel motor performansı iyi. Kullanılan malzeme kalitesi iyileştirilmiş. Ön gövdeye yerleştirilen R-link akıllı ekrandan araçtaki her şeyi kontrol ediyorsunuz. Kişiselleştirebildiğiniz sürüş modu başarılı. Hatta konforlu sürüş modudunu seçtiğinizde koltuk vücudunuza masaj da yapıyor.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!