Düğme baştan yanlış iliklendi
Anayasa Mahkemesi, TBMM’de milletvekilliği düşen Enis Berberoğlu hakkında lehte karar verirse ne olur?
Tekrar yargılaması sonrası beraat ederse dönüp kaldığı yerden milletvekilliğine başlayabilir mi?
TBMM dahil birçok kesimin Anayasa konusunda görüşüne başvurduğu arkadaşım Doç. Dr. Ozan Ergül’e bu soruyu yönelttim.
“İmkanı yok” dedi.
Berberoğlu hakkında daha önce Binali Yıldırım’ın Başkanlığı döneminde TBMM’ye sunulan mütalaasında da bu duruma işaret ettiğini belirtti...
Anlaşılan o ki mütalaasında da dile getirdiği görüşler, Yıldırım’ın Başkanlığından bu yana Berberoğlu fezlekesinin neden beklettiğinin gerekçesini de ortaya koyuyor...
Çünkü Doç. Dr. Ergül görüş yazısında Anayasa Komisyonu Başkanlığı döneminde TBMM Başkanı Şentop’un, “Yeniden vekil seçilen dokunulmazlık hakkını tekrar kazanır” yaklaşıma atıf yapmış; dayanak maddelerinden biri olmuş...
Milletvekilliğinin düşmesi ve AYM’nin de karar vermesi halinde ortaya çıkabilecek hukuk paradoksuna da dikkat çekmiş.
AYNI GÖRÜŞTE OLDUKLARI
Doç. Dr. Ergül dahil, iki gündür konuştuğum Prof. Dr. Adem Sözüer, Prof. Dr. Ersan Şen ve Dr. Rezan Epözdemir, bu konuya farklı bakıyor olsa da yargılama sürecinde baştan yapılan yanlışlar konusunda hemfikir.
Sonrasına ilişkin ise özellikle Prof. Dr. Ersan Şen'in diğerlerinden ayrıldığı noktalar var…
Bu konular üzerinde hukukçular epey tartışacak gibi görünüyor.
VEKİLLİĞİ İADE EDİLEBİLİR Mİ?
Üzerinde durduğum ise Epözdemir’in de “Asıl mesele” diye vurgu yaptığı, yazının başında yönelttiğim soruda kendini buluyor.
“AYM, yeniden yargılamanın önünü açar, dava da beraat ile sonuçlanır veya yeniden milletvekili seçildiği için yargılama hakkının olmadığına hükmedilirse ne olacak? Düşmüş milletvekilliğinin iadesi olur mu?”
Prof. Dr. Adem Sözüer ve Doç. Dr. Ozan Ergül de dahil, AK Parti’nin akil hukukçuların görüşü AYM kararının beklenmesi gerektiği, çünkü tekrar milletvekili olma hakkını elde edemeyeceği noktasında.
Dr. Epözdemir ise TBMM Başkanı'nın bekletme hakkı olmadığı, Anayasa sürecinin bununla ilişkilendirilemeyeceği görüşünde...
Prof. Dr. Şen de benzer şekilde bekletme yapılamayacağı, yargılama sürecinin de dokunulmazlıkların kaldırıldığı Geçici 20'nci maddeye göre değerlendirilmesi gerektiği bakışında...
Yani yeniden seçilmesi yargılanmasına engel oluşturmaz düşüncesinde.
Bu da gösteriyor ki, Anayasayı yapanlar böyle bir durumun yaşanabileceğini öngörememiş; net şekilde, herkesin uzlaşıp, aynı şekilde anladığı bir metin çıkaramamış.
İDAM FERMANI
Konunun bu denli önemli olmasının nedeni ise karar okunduğu anda milletvekilliği düşüyor ve kamu görevinin aksine geri dönüş yolunun da kapanıyor olması...
Bir nevi milletvekilliğin idam fermanı, okunması ve infaz birlikte gerçekleşiyor.
Diğer yanda ise milletvekili olduğu için yargılama süreci dönem sonuna bırakılanların davaları ötelenmiş bekliyor…
Bu durumda şu iki sorunun da yanıt bulması gerekiyor…
Eğer Berberoğlu kararı doğru ise milletvekillerinin cezalarının dönem sonuna bırakan diğer mahkemeler mi yanlış yapıyor?
Yargıtay Anayasa’ya aykırı hüküm verdiyse, o zaman buna karar vermesi gereken AYM yapılan başvuruya bakmayı neden ağırdan alıyor?
ŞENTOP’UN HAKKI
Şu da bir gerçek ki TBMM Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop'un Anayasa Mahkemesi'ne dönüp, “Davaya hemen bak ve sonuçlandır” deme olasılığı yok…
Bir yargı kararı var ve ifade ettiği gibi dönem sonuna gelindiği için okutması yönünde gelen siyasi taleplere kulak tıkaması da olanaksız.
Okutmasıyla ilerde çıkması olası hukuk çelişkisi ile bir başka sorunu doğruyor...
Nedeni de açık...
Diyelim ki AYM, Berberoğlu hakkında lehte karar aldı ve tekrar yargılanması sonucu beraat etti; milletvekilliğine dönmesinin imkanı yok.
Ancak bir daha seçilmesinin önündeki engel kalkar, bir başka seçimde aday olabilir…
AYM aleyhinde karar verirse, tartışması bitmez ama bir daha milletvekili seçilemez...
Bu arada Berberoğlu da bir daha milletvekili olmayı arzular mı, o da ayrı konu…
Özetle, düğme baştan yanlış iliklenince, düzeltilmesi zor oluyor..