Son Dakika

Fiyat artışlarını engellemenin yolu geçmişte cennetten çıkma dayaktan ve falakadan geçerdi!

10.03.2019 - 08:31 | Güncelleme:

Devlet, günlerden buyana sebze fiyatlarındaki aşırı artışı durdurabilmekle meşgul. Bir taraftan fiyatların yükselmesinin önüne geçmeye çalışılırken diğer taraftan da tanzim satışları yapılıyor.

Çarşıda ve pazarda fiyatların durduk yere artması bu memleketin eski, hem de çok eski derdidir ve açgözlüler, karaborsacılar ve sahtekârlar hep mevcut olduğu için fiyat artışları da hep vârolmuştur.

Bugün, devletin bu işin önüne geçebilmek maksadıyla fiyatları arttıranlara karşı asırlar önce verdiği cezalardan bahsedeceğim…

Bu cezanın en hafifi  cennetten çıkma, tertemiz bir dayak ve hayli ağır para cezası idi! Ama satıcı yediği dayağa rağmen aklını hâlâ başına almayıp fiyatı arttırmakta, karaborsada yahu başta türlü sahtekârlıkta devam edecek olursa devlet adamın bütün malını-mülkünü müsadere ediverirdi!

İmparatorluk senelerinin Türkiyesi’nde, esnaf iki gruba ayrılmıştı: “Ehl-i hıref-i hassa”, yani sarayın ve askerlerin ihtiyaçlarını karşılayan resmî esnaf ile kendi loncalarına bağlı şekilde serbest çalışanlar…

Devlet asırlar boyunca yiyecek maddelerine narh uygulamış, yani belirlediği fiyatın üzerinde satılmamalarına büyük itina göstermiş, bunun için sık sık fermanlar çıkartılmış ve çarşılarda devriye gezilmişti ama fiyatı yükseltenlere yine de rastlanıyordu.

Çarşının denetimini gıdaların denetimi ile görevli olan “ihtisap ağası” veya “muhtesip” ile ağanın emrindekiler yapar, çarşamba günleri sadrazam, arada bir de bizzat hükümdar esnafı teftiş eder ve bu teftişlerde malın kalitesi yahut fiyatı ile oynayanlar çıkacak olursa işte o zaman sopadan başka çare kalmaz ama suç daha da ağırlaştığı takdirde bu defa hapis yahut sürgün gelirdi!

“PALANGA”, BİZDE “FALAKA” OLDU!

Dayak sıralamasında öncelik, falakada idi…

Çoğumuz “falaka”nın Türkçe olduğunu veya Türkçe’ye Arapça’dan geçtiğini zannederiz ama bu tâbiri biz eski Yunanca’dan aldık. Aslı “falangas” idi, gemicilik terimiydi, gemi halatlarının üzerine halka şeklinde bağlanan iki kenarlı askı demekti ve Türkçe’ye denizcilikle ciddi şekilde tanıştığımız 15. yüzyılın sonlarına doğru girmişti. “Falangas”, Latince’de “eşya taşımakta kullanılan kalın sırık” mânasına gelen “falangae” yani “palanga”, bizde de “falaka” hâlini almış ve terbiye âletinin ismi olmuştu.

Falakanın işlenen suça göre altı çeşidi vardı, yani sopa öyle paldır küldür değil, belli kurallara göre indirilirdi: Mest ve potin üstüne vurulan “hafif”ti, çorap üstüne vurulursa “az ağır”, yalınayak olursa “ağır”, ıslak ayağa indirilen “daha ağır”dı. Bükmeli ve zincirli falakaya “pek ağır”, sopayı kaldırmayarak tabanın tamamı üzerinden yavaş yavaş çekilip derinin parçalanmasına da “en ağır” denirdi…

Eski asırlarda Türkiye’ye gelen Avrupalı seyyahlar, malın kalitesini daha fazla para kazanmak maksadıyle bozan yahut fahiş fiyattan satış yapan esnafa devletin verdiği cezaları ayrıntıları ile anlatırlar…

Falaka, seyyahların yazdıklarına göre cezaların en hafifi idi. Ekmeğin, tereyağının ve sıvı yağın yanlış yahut eksik tartıldığı anlaşılırsa tüccarın veya satıcının hangi dine mensup olduğuna bakılmadan hemen falakaya yatırılırdı. Sahtekârlığın boyutu arttığı takdirde suçlunun boynuna ortası delik bir tahta geçirilir, tahtanın kenarındaki küçük kancalara pahalıya sattığı veya hile karıştırdığı mallar asılır ve sahtekârı eşeğe, bazen de katıra bindirerek herkese ibret olsun diye şehrin kalabalık yerlerinde dolaştırırlardı. Suç şayet daha da vahim ise kafadan geçirilen tahta ile beraber eşeğe ters olarak bindirilir, boynuna koyun bağırsakları asılır ve eşeğin kuyruğu ellerine verilerek sokaklarda böyle gezdirilirdi. Bu sırada hakaretin bini bir para olur, sokakta oynayan çocuklar yerden aldıkları çamuru eşeğin üzerindeki adamın suratına atarlardı…

Bürokratik sistemin bugünkü kadar ayrıntılı olmadığı ve tanzim satışının da bilinmediği devirlerde sahtekârlığı yahut fiyatı haksız şekilde arttırmayı önleyebilmek için devlet işte böyle tedbir alırdı ama hasret çekilen düzen hiçbir zaman kurulamadı, yani sahtekârlığın önü bir türlü alınamadı!

İşte, bazı Avrupalı seyyahların o asırlarda çizdikleri ve esnafın cezalandırılmasını gösterdikleri resimlerden bazıları…

 

Fiyatı arttıran yahut malın kalitesi ile oynayan esnafa verilen en hafif ceza: Falaka…
Fiyatı arttıran yahut malın kalitesi ile oynayan esnafa verilen en hafif ceza: Falaka…

 

Fazla kâr edebilmek maksadıyla sınırları zorlayan satıcı yere yatırılmış, devletin resmî sopasını tadıyor…
Fazla kâr edebilmek maksadıyla sınırları zorlayan satıcı yere yatırılmış, devletin resmî sopasını tadıyor…

Daha ağır suç işlemiş bir satıcı: Kafasına işkembe geçirilip katıra ters bindirilerek şehirde dolaştırılıyor…
Daha ağır suç işlemiş bir satıcı: Kafasına işkembe geçirilip katıra ters bindirilerek şehirde dolaştırılıyor…

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
  • paradoxurus 15 Mart 2019 Cuma 15:41
    Devletin yürüttüğü politikanın sebebi değil bugün yaşananlar . Bizler köylü milletin efendisi diyerek efendiliği yanlış anladık. Rahat yaşam kolay para kazanma hırsı ile topraktan uzaklaştığımız için bugün ki kıtlığı yaşıyoruz . İkinci olarak bunu fırsat bilen bir grup ise hamuduyla götürmek için fırsatçılık yapıyor. Bizler devletin verdiği ekim, mAzot vb desteği bile ekmeden almanın peşindeyiz ki alıyoruz da.
  • fsdister 11 Mart 2019 Pazartesi 20:53
    Elbet tarihî bilgi olarak yine çok güzel, ancak hocam yapmayın iktisat okudunuz yani fiyat artışının sebebi fırsatçılık, aç gözlülük, kara borsacılık olur mu hiç... onlar sonuçlarıdır kötü ekonomik politikaların... Sağlıkla kalın, bilgi siyasetten evlâdır tabii.
  • yenercan 13 Mart 2019 Çarşamba 14:43
    kötü ekonomi ile beraber fırsatçılık ta var y
  • fatoooo231@hotmail.com 11 Mart 2019 Pazartesi 10:08
    Böylelerine şimdilerde de aynı cezayı vermek gerekiyor aslında,yoksa akıllanmıyorlar.Teşekkürler,Sayın Bardakçı!
  • Kayisikayisi8989@gmail.com 11 Mart 2019 Pazartesi 07:50
    Temel ihtiyaçlar serbest piyasaya bırakılamaz...
  • muhammedsenel 10 Mart 2019 Pazar 21:30
    osmanlının ilerleyememe sebebi
Kalan karakter : 300