Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        “15 Temmuz kontrollü bir darbeydi” demiş, anamuhalefet lideri Kemal Kılıçdaroğlu... Kulislerde, dost sohbetlerinde falan böyle şeyler söylediğini duyuyordum da inanmıyordum. Meğer doğruymuş... Gerçekten de onlarca insanın ölümüne sebep olan o kanlı geceyle ilgili böyle bir öngörüsü varmış CHP Genel Başkanı’nın.

        Detay yok henüz... Dediği tek şey şu: “Elimde bu konuyla ilgili bir dosya var... Vakti gelince açıklayacağım!”

        Açıklamayacak tabii... Hiçbir zaman. Çünkü öyle bir dosya falan yok elinde Kılıçdaroğlu’nun. Var dediği de büyük bir ihtimalle FETÖ örgütü tarafından tamamen kurmaca, düzmece bilgi ve belgelerden oluşturulduğu bilinen ve son zamanlarda piyasada el altından dolaştırılan o meşhur dosya.

        Geçenlerde, daha Kemal Kılıçdaroğlu bu lafları etmeden önce haberdar olduk biz bu dosyadan. Ben görmedim ama gören bir gazeteci arkadaşımın aktardığına göre son derece profesyonelce hazırlanmış bu dosyaya göre 15 Temmuz gecesi yaşanan her şeyin üretimi devlete ait! Başını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çektiği ve Başbakan’ın, MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın ve dahası Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’ın dahil olduğu Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne!

        Bu dosyaya göre Adil Öksüz de MİT’in elemanıymış mesela. Dosyayı inceleyen ve FETÖ konusunda uzman olan meslektaşım, hafta sonu buluştuğumuzda aynen şöyle demişti değerli okurlarım: “Aman dikkat et! Amaçları bu dosyayı FETÖ konusunda verdiği mücadelede güvenilir bulunan gazetecileri kullanarak bir biçimde kamuoyuna sızdırmak ve bu darbeyi devlet kendi kendine yaptı algısını oluşturmak!”

        Tabiri caizse FETÖ’nün bu son kumpasını biz gazeteciler yemedik ve o tuzağa düşmedik ama işe bakınız ki CHP Lideri düştü! Hem de çok fena. Bilmiyorum tam bir fecaat olan bu açıklamasının devamını nasıl getirecek Sayın Kılıçdaroğlu, ama haberi olsun elindeki o dosyadaki her şey düzmece, yani sahte.

        Bence daha fazla küçük düşmeden bir düzeltmeye gitmesi gerekiyor. Bu düzeltmenin siyasi kariyeri açısından hayrına olacağı- nı söylemek zorundayım. Aksi halde Türkiye Cumhuriyeti’ni yönetenleri alenen ihanet ve alçaklıkla suçlayan o sahte belgelerle dolu dosya buldozer gibi ezer geçer Kemal Bey’i ve gerçekten altında kalır.

        DÜŞLE, İNAN, YAŞA!

        Canım kardeşim, hemşerim Can Aydoğmuş’un üçüncü kitabı “Düşle, İnan, Yaşa” dün elime geçti. Umut veren ya da olan umudu yeşerten, büyüten bir işe imza atmış yine Can.

        Aralarında Sümerolog Profesör Doktor Muazzez İlmiye Çığ, tiyatrocu Yıldız Kenter, piyanist Fazıl Say, nam-ı diğer Huysuz Virjin olan Seyfi Dursunoğlu gibi farklı alanlarda başarılarıyla tanınan birçok isimle röportaj yapmış ve “Başarının ve mutlu olmanın sırrı nedir?” sorusuna cevap aramış.

        Cevapların hepsi birbirinden değerli ama ben en çok Muazzez Hoca’nın yanıtını tuttum. Belki de kendimi bulduğum için.

        Diyor ki 101 yaşındaki hoca: “Hâlâ bugün bile yaşlandım demiyorum. Çünkü sadece yürümekte zorluğum var ama onun dışında her şeyim aynı! Kafam aynı, gönlüm aynı, gençken neysem şimdi de oyum. Aynı şeylere kızıyorum, aynı şeylerden hoşlanıyorum!”

        Diğer Yazılar