Son Dakika

Taciz eden erkek var ama şizofren kadınlar da var!

27.12.2017 - 06:53 | Güncelleme:

 

HAFTADA en az 4 gün metro ve zaman zaman otobüs, metrobüs kullanan bir gazeteci olarak çok ama çok ciddi bir uyarıda bulunmak istiyorum değerli okurlarım. Şu toplu taşımada taciz mevzuuna dikkat çekmem gerekiyor. Bu iş zıvanadan çıkmak üzere.

Evet, maalesef bazı sapkın ve sapık anlayışa sahip erkeklerin bu sapıklıklarını tatmin etme merkezi toplu taşıma araçları. Ve ezelden beri büyük bir sorun olan bu durum son zamanlarda çok sık gündeme gelmeye başladı. Ama bakın, üniversite öğrencisiyken İETT otobüslerinde birkaç kez böyle bir mağduriyet yaşamış biri olarak bir noktada uyarım var: Sapık ve sapkın erkek çok, ama buna mukabil ruh hastası kadınlar da var. Durduk yerde taciz edildiğini söyleyip ortalığı birbirine katan. Aman dikkat!

ALLAH KORUDU

Geçen gün metroda böyle bir mesele bizzat gözümün önünde yaşandı. Metroya biner binmez bir kadın oturduğu yerden aniden fırlayıp, “Ayy dayanamayacağım daha fazla!” dedi ve ayağa kalktı. Anlamadım niye öyle yaptığını ve “Herhalde ruhu sıkıldı” deyip ben oturdum kalktığı koltuğa. Yanımda genç bir adam. Hasta gibi; uyukluyor, başı öne düşüyor filan. Bu arada fark ettim ki o genç adamın sevgilisi de ayakta. Elini tutuyor. Çok genç, güzel bir kızcağız.

Uzatmayayım, Gayrettepe’de indiler oğlanla kız. Bunun üzerine az önce ayağa fırlayan hanımefendi yanıma oturdu ve kulağıma eğilip, “Gördünüz mü şerefsiz taciz etti beni” dedi. Şaşkın şaşkın, “Nasıl” dedim? “Bacağını bacağıma sürttü. Neredeyse bağırıp kafasına bir şey indirecektim” falan deyince itiraz ettim: “Yanlış mı anladınız acaba? Çocuk hasta gibiydi. Bir de kız arkadaşı vardı.” Yemin ediyorum bu itirazım üzerine kadın gözlerimi oyacaktı. “Sizin hoşunuza gitti herhalde” dedi. “Nasıl yani?” dedim. “Eee çünkü size de sürtündü” dedi.

Değerli okurlarım... Zaten ineceğim durağa gelmiştim, ama öyle olmasaydı bile inerdim. Çünkü o kadın bir ruh hastasıydı. Allah korumuş o delikanlıyı. Yaptığı bir hayır karşısına çıktı belki de. Düşünsenize, “Bu adam beni taciz etti” diye bağırsaydı valla ben bile tepesine binerdim, böyle bir şey olmuş mu, olmamış mı demeden. Çünkü son dönemlerde yaşananlardan dolayı insan ilk anda öyle düşünür...

Diyeceğim o ki; aman dikkat! Tamam sapık, sapkın adam çok toplum içerisinde, ama kendisine bu işten eğlence arayan bazı ruh hastası kadınlar da var.

*************

NİYE BU KADAR GERGİNİZ?

SİZİ bilmem ama ben bıktım her sabah yeni bir tartışmaya uyanmaktan, siyasilerin birbiriyle sürekli didişip tartışmasından. Onlar farkında mı bilmiyorum fakat sürekli bir gerilim, itiş kakış hali var siyasi arenada ve maalesef bu durum hepimize yansıyor. Onlar siyaseten belki buna mecbur olduklarını düşünüyorlar ama biz mecbur değiliz!

Geçen gün kendi kendime bunun üzerinde düşündüm. Başka ülkelerde gördüklerimle mukayese ettim. Mesela bir Fransa ya da diğer bir Avrupa ülkesinde yaşayanlarla. Çok yakından biliyorum ki adamların siyaset miyaset umurlarında değil.

Biliyorsunuz daha yeni oğlumun eğitim gördüğü Bordeaux’daydım. Göçmenlerin neredeyse yok denecek kadar az olduğu ve Fransa’nın ekonomisinde epeyce bir etkisi olan o şehrin sokaklarında da siyaset konuşuluyor, ama bizdeki gibi değil. Gerilmiyorlar, birbirlerine bağırıp çağırmıyorlar! Ve işin garip tarafı, bizden daha çok okuyan, izleyen ve takip eden bir toplum var Fransa’da. 

TOTEM YAPTIM

Neden böyle peki? Çünkü onlarda bizdeki gibi siyasetçiler yok. Devamlı birbirlerine laf sokuşturma yarışında olup egolarını yarıştırma derdinde değiller. Macron diye bir adam var memleketin başında... Sosyal demokratların hiç sevmediği, hiç hoşlanmadığı ve bir Cumhurbaşkanı olarak da beğenilmeyen bir siyasetçi... Ama o kadar!

Oğlumun Fransız arkadaşlarıyla, kaldığım evin sahipleriyle ve lokantalarda garsonluk yapanlarla konuştuğumda fark ettim bunu. Macron’a oy vermemiş ve bundan sonra da vermeyecek herkese sordum, “Ne düşünüyorsunuz hakkında?” diye. Sakin sakin fikirlerini açıklıyorlar. Yani Macron deyince gerilmiyor, deliye dönmüyorlar.

Bir de bizdeki duruma bakın... Sanki konuşacak başka bir şey yokmuş gibi arkadaşlar, akrabalar, eş dost herkes siyaset konuşmak istiyor. Artık taksiye binmek bile istemiyorum inanın. Çünkü taksicilerin en büyük keyfi, müşterisiyle siyaset konuşmak. Aksi gibi bizim taksi durağındakiler de beni çok iyi tanıyor. Hazır gazeteci bulduk, konuşup bir güzel içimizi boşaltalım diye, ben arkaya oturur oturmaz başlıyorlar siyasete. Kırmamak için bir şey demek istemiyorum, ama bu durum gerçekten yorucu. Sadece benim için değil, hepimiz için!

Neyse... Totem yaptım kendi kendime. Kendim için de, sevdiklerim için de 2018 ve sonrasının çok güzel olacağına dair. Sevdiklerimin içinde ülkem de olduğuna göre, inşallah bu totemim sayesinde hepimiz 2018 de iyi olacağız!

************* 

NİHAL’İN DEDİKLERİNİN ALTINA İMZAMI ATIYORUM

SORUYORSUNUZ ya kâh sosyal medya üzerinden kâh e-postayla, “Sen ne düşünüyorsun bu son KHK konusunda?” diyerek... Aslında ilk gün Twitter hesabımdan görüşümü belirttim, ama buradan da açık açık yazayım. Ben, Nihal Bengisu Karaca gibi düşünüyorum. Evet, yanlış okumadınız. Aynen onun gibi düşünüyorum.

Dün yazıya oturmadan evvel, bu konuyla alakalı köşesinde kim ne yazmış, ne demiş geniş bir tarama yaptım. Ve çok samimiyetle söylüyorum, “İşte benim yazım! Benim görüşlerimi yansıtan tek yazı, bu yazı” dediğim, gazetemizin yazarlarından Nihal Bengisu Karaca’nın makalesi oldu. Ben bu kadar güzel ifade edemezdim görüşümü. O nedenle teşekkür ediyorum arkadaşıma. Galiba Nihal’in hukukçu kökenli olması, bu tür konularda onun farklılığını ortaya çıkarıyor.

Zaten böylesi hassas konularda özellikle işin eğitimini almış kişilerin yorum yapması ve konuşması doğru olur. Her yazar her konuyu yazacak veya bir şeyler söyleyecek diye bir kural yok. Bu her iki taraf için de geçerli. Gerek iktidarın çıkardığı bu KHK’ya sahip çıkmak isteyenler, gerekse itiraz etmek isteyenler... Hiç fark etmez, kim olursa olsun ama işinin ehli olsun bu tür hassas konuları köşesinde yorumlayan. İktidara destek atayım derken, KHK sayı numarasını dahi makalesinde doğru yazamayanlar lütfen görüş bildirmesin. Onlar da benim gibi okusun sadece...

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 22 Ocak 2018 Pazartesi 10:05
    Ben bir erkeğim ve her gün metrobüs kullanıyorum. Aklıma gelen şeyi yazmışsınız çok teşekkürler. Yani malum metrobüsler tıklık tıklım, ne zaman bir kadınla, genç kıza yakın dursam belim kırılıyor bir yerine dokunmayayım da bağırmasın diye. Yani haklılar belki ama bizim günahımız ne? Bazı kadınlar hepimizi potansiyeli sapık sanıyor. bacağımızı kolumuzu nereye sokacağımızı şaşırıyoruz. En son darcık kolduk olan bir yere gelip yanıma oturan bir kadın neden sıkıştırıyorsunuz beni demişti mesela. Oysa gelio o dark ısma oturan kendisi ben niye demedim aynı şeyi..
  • Misafir 27 Aralık 2017 Çarşamba 10:44
    Harika olmuş 3 yazı da
Kalan karakter : 2000