Önceki gün öyle trajikomik bir olay yaşandı ki Trabzon’da, yerli yabancı turistlerin merakını cezbeden Uzungöl Yaylası’nda…

Ben diyeyim Kemal Sunal’ın filmlerini, siz deyin “Aziz Nesin öykülerini” aratmayacak bu tuhaf olay iki günden beri sosyal medyanın ilk sıralarında yer alarak hararetle tartışılmaya devam ediyor.

Olay, tüm dünyada “Kürdistan Bölgesel Yönetimi” olarak kabul edilen Irak’ın kuzeyinden gelen 50 kişilik turist kafilesinden iki kişinin ülkelerinin simgesi olan bayraklarının renklerini taşıyan atkıları nedeniyle yaşanıyor.

Bu atkıyı taşıyanlardan biri çocuğunun bebek arabasıyla hatıra fotoğrafı çektirmek isteyen genç Iraklı bir anne.

Okuduklarımdan, izlediklerimden anladığım kadarıyla olayın başlama kaynağı da, işte o annenin bebeğiyle beraber poz verirken boynundaki atkısını belirgin bir şekilde görünmesi için bebek arabasına astığı an.

Kimliğini hâlâ bilmediğimiz bir adam kadıncağızın fotoğraf çektirmesi sırasında fark ediyor atkının Kürdistan Bayrağı’nı temsil ettiğini ve bir hışımla kadının elinden atkıyı çekip; “Burası Türkiye, Türkiye! Kürdistan Bayrağı açamazsın! Açamazsın bunu!” diyerek ajitatif konuşmasıyla etraftaki insanları şahane bir biçimde provoke ediyor.

Ondan sonra da dananın kuyruğu kopuyor tabii…

Zaten kutuplaştırıla kutuplaştırıla bir garip ruh haline bürünen halk, o bayrağın resmi bir devletin bayrağı olduğunu bilmediği için terör örgütü PKK bayrağı sanıp gaza gelerek turistlerden 9 kişiyi çembere alıp evire çevire bir güzel dövüyor.

Yazının başında trajikomik dedim ama olay sonrası Trabzon Valiliği’nin emriyle polisin saldıran yerlileri değil, Kuzey Iraklı turistleri gözaltına alıp sonra da sınır dışı etmesi trajikomikten de öte bir şey.

Tam bir hukuk rezaleti, diplomatik skandal!

Neden böyle diyorum?

Ee çünkü hadi halk bilmiyor neyin ne olduğunu ve cehaletine yenik düşüp, ajite olup saçma sapan bir olayın yaşanmasına vesile oluyor da...

Devletin bir numaralı temsilcisi olan Valilik akıllara durgunluk böyle bir tavrı nasıl sergiliyor gerçekten anlamakta güçlük çekiyorum.

Yanılıyor muyum bilmem ama halkın bazı şeyleri tam bilmeme, idrak edememekten dolayı cahil olma hakkı vardır ama bir büyük şehrin valisinin ve ona bağlı kolluk kuvvetleri yetkililerinin kesinlikle böyle bir lüksü yoktur!

Bu arada olay sonrası Trabzon Valiliği’nin yaptığı açıklama ise tam evlere şenlik!

Aynen paylaşıyorum söz konusu açıklamayı…

Ve haklı olarak soruyorum Trabzon Valiliği’ne; “Sizin sorumluluğunuz bu ülkeye turist olarak gelenlerin can güvenliğini sağlamak ve onlara saldıranlarla ilgili soruşturma açıp, gözaltına alarak uluslararası arenada ülkeyi zor duruma düşüren, utanç veren bu saçmalıkların hesabını sormak mı?

Yoksa açıklamanızda ifade ettiğiniz gibi yok yere, sırf cehaletlerinden o turistlere saldıran vatandaşların sırtını sıvazlayıp, sakinleşmelerini sağlamak mı?”

***

Bu arada hani tamamının değilse bile, en azından bir kısmının bu konuda aydınlanmasına biraz faydam olur niyetiyle… Kim olduğu belirsiz bir provokatörün gazına gelip tüm dünyada “Kürdistan Bölgesel Yönetimi” olarak bilinen Kürdistan ve bayrağının ne olduğu, ne anlama geldiği ile ilgili birkaç bir şey de yazayım.

Ortadoğu’nun kadim halklarından biri olan Kürtler belki de bin yıldır Türklerle kardeştir.
Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi (IKBY), Irak Anayasası’nda tanınmış, Türkiye ve Birleşmiş Milletler tarafından da tanınan meşru bir yönetimdir. Bayrağı da saygıya değerdir.

Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin Türkiye ile iyi bir diplomatik ilişkisi olduğu gibi terör örgütü PKK ile de bir ilişkisi yoktur aksine çelişkisi vardır. Saygıyı elden bırakmayalım bölücülüğe de prim vermeyelim.

 

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
  • tiyatroselist 1 ay önce Bu bir sonuç Sevilay süreci tartışman gerekir.
    CEVAPLA
  • byhekimoglu1 1 ay önce Katılmıyorum size
    CEVAPLA