Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Polonya kökenli bir papazın kızı olarak dünyaya geldi.

Yıl; 1954…

Ailesinin orijinal soyadı olan Kazmierczak ama 1930 yılında Almanca'ya uygun Kasner olarak değişti.

Templin adlı küçük bir kasabada eğitim gördükten sonra 1973'den 1978'e kadar Leipzig Üniversitesi'nde fizik okudu.

1978 ile 1990 yılları arasında ise Berlin-Adlershof Bilimler Akademisi Fizik Kimya Merkez Enstitüsü’nde devam etti eğitim hayatına…

Yani diğer birçok dünya lideri gibi Harvard ya da Oxford gibi meşhur üniversitelerden mezun biri değil Angela Merkel.

Ama işte kasabalı o sıradan papaz kızı 16 yıldan fazladır sadece ülkesi Almanya’da değil…

Dünya siyasetinde de söz sahibi oldu.

Nasıl peki?

Matematik kafasına rağmen politikaya merakı çok küçük yaşlardan beri vardı.

Uzun yıllar bu merakını içinde tuttu.

Ancak Berlin Duvarı’nın yıkılmasının ardından büyüyen demokrasi hareketiyle Demokratischer Aufbruch Partisi’ne girerek, politikaya atıldı.

1990’da, Doğu Alman Cumhuriyeti’nin son hükümeti olan Lothar De Maizier geçiş hükümetinde sözcülük görevini üstlendi.

Politikaya bulaşması ile birlikte yükselişi jet hızıyla oldu.

Almanya’nın birleşmesinden iki ay önce Hristiyan Demokrat Parti’ye (CDU – Christian Democratic Union) girerek, ilk genel Almanya seçimlerinde Federal Alman Meclisi’ne CDU’dan seçildi.

Üç ay içinde, Kadın ve Gençlik Bakanı olarak zamanın başbakanı Helmut Kohl’ün kabinesine girdi.

1991 ve 1998 yılları arasında hem parti başkan yardımcılığını hem de Helmut Kohl kabinelerinde iki kez bakanlık görevini üstlendi ve 1998’de partisinin genel sekreterliğine seçildi.

Nisan 2000’de ise partinin lideri oldu.

Fakat iki sene sonraki seçimlere yeterince popüler bir isim olarak görülmediğinden, CDU’nun başbakan adayı olarak katılamadı ve aday CDU’nun kardeş partisi Hristiyan Sosyal Birliği’nin lideri Edmund Stoiber oldu.

Şans mı yoksa Tanrı’nın bir armağanı mı artık...

Edmund Stoiber’in seçim kampanyası sırasında Doğu Almanlarla ilgili “aptal” benzetmesi yapması, Merkel'in de buna şiddetle karşı çıkması önünü açtı...

Ve başbakan adayı o oldu.

Başta yadırgandı adaylığı.

Tuhaf geldi.

Çünkü Angela Merkel’in Başbakan olduğu parti CDU genelde Katolik Batı Alman erkeklerin liderlik yaptığı bir partiydi.

Merkel ise Doğu Almanyalı Protestan bir kadındı.

Bu yüzden inanılmaz bir kampanyaya imza atıldı.

Sırf seçmene sempatik gelsin diye saç modelini bile değiştirdi.

Ve efsane rock grubu The Rolling Stones’un Angie adlı parçası çaldırttı kampanyasında.

18 Eylül 2005’te Schröder ile baş başa yarıştığı seçimde oyların yüzde 35.2’ini alarak birinci oldu.

Sonrasında ise parlamentonun onayını aldıktan sonra, 22 Kasım 2005’te 51 yaşında Almanya tarihinin en genç, ilk Doğu Almanyalı ve aynı zamanda ilk kadın başbakanı oldu.

Almanya ekonomisini iyileştirmek için çok çaba sarfetti.

Ve başardı da…

Birçok erkek lidere dudak ısırtan müthiş bir iş çıkarttı ülkesinde.

2005 yılında aldığı ve 16 yıl süren iktidarının sonunda bıraktığı tablo gurur verici hem Merkel hem de hemcinsi olan biz kadınlar için…

Bloomberg HT’nin hazırlamış olduğu tabloyu aynen dikkatlerinize sunuyorum…

Ve işte o kasabalı papazın sıradan kızı dün final yaptı…

Keşke yapmasaydı diyenlerdenim.

Çünkü ben zaman zaman İngiltere eski başbakanlarından Margaret Thatcher’la karşılaştırılıyor olsa da…

Ondan çok farklı, güçlü, daha demokratik ve de başarılı bir kadın lider figür olduğuna inananlardanım Merkel'in.

Bana göre dünya siyasetine renk katan bir isimdi ve nice dünya liderinden tabiri caizse; daha erkek, daha adamdı!

Umarım bir gün…

Güzel ülkemde de Merkel gibi güçlü ve karizmatik bir kadın lider söz sahibi olur ve benzer başarılara imza atar…

Ölmeden görmeyi çok istediğim son arzularımdan biridir bu biline…

Bu arada Merkel’in bir şeyine de takığım…

Hem de fena…

Bir gün yan yana gelsek, karşılaşsak…

İlk ve tek soracağım soru takık olduğum şu soyadı mevzusu olur...

Hanımefendi 1998 yılından beri Joachim Sauer'le evli olmasına rağmen 1982'de boşandığı fizikçi kocası Ulrich Merkel’in soyadını taşıyor.

Bilmiyorum buna neden gerek duydu?

O soyadını neden değiştirmedi?

Nihayetinde onu o yapan “Merkel” soyadı değil, kasabalı bir papaz kızı olarak çıktığı yolda memleketine olan sevdası ve heyecanıydı…

O heyecanıyla gerçekleşen başarısının her daim neden eski kocasının soyadının anılmasına müsaade etti 16 yıl boyunca ve dünya siyasal tarihine neden o soyadını yazdırdı...

Ben bunu bir türlü anlayamıyorum ve anlamlandıramıyorum!

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
  • mcw123 1 ay önce Bilim kadını olarak "Merkel" soyadı ile makaleler yazdıysa, tekrar soyadı değiştirmek tanılabilirlik ve takip açısından problemli olur diye olabilir.
    CEVAPLA
0:00 / 0:00