Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Sesli Dinle
        0:00 / 0:00

        Eminim başka yazar arkadaşlarım da karşılaşıyordur bu durumla.

        Eğer hasbelkader ekonomiyi alakadar eden bir konu yazmamışsanız o gün…

        Bazı okurlardan mutlaka -özellikle de sosyal medyada- “Bırak ortada kuyu var da yandan geç konuları da! Biraz hayat pahalılığını yaz! Enflasyonu yaz! Günaşırı benzine, motorine gelen zamları yaz!” fırçaları geliyor.

        Geliyor da…

        Ama kusura bakmasınlar çok ayıp ediyorlar.

        Hiçbir haklılıkları yok çünkü!

        Sanki dersiniz ki, hayat pahalılığı bir SIR bu ülkede!

        Ve sanki hiç yazmıyorum bu meseleyi ya da çıktığım ekranda dile getirmiyorum.

        Ya da iki elim yağda balda da umurumda değilmiş olup bitenler filan…

        “Ee ne de olsa tuzun kuruuuu!” şeklinde atarlanmalar.

        Garip afralar tafralar…

        O okurlarıma sesleniyorum özel olarak…

        Canım okurum…

        Sandığınız gibi değil hiçbir şey!

        Yani hayat sadece size pahalı da, bize değil diye bir şey yok!

        Sizin tepenizde boza pişiren enflasyon canavarı bizi teğet geçmiyor!

        Evet. Ben de çok çok bunaldım bu pahalılıktan.

        Gerçekten bütçe mütçe kalmadı!

        Her ay ayrı bir hesap çıkıyor karşıma ve ben her ay o hesaba göre bütçemi denkleştirmek için kılı kırk yarıyorum.

        O kadar ki bu kırk yarmalar, 2 ay önce oğlana; “Bu araba işi lükse kaçıyor biraz! Acaba daha mı az kullansan!” diye yalvartmıştır!

        Allah'tan her depo dolumunda gördüğü rakam karşısında onun da nevri döndüğü için, sağ olsun bu ricama elinden geldiğince riayet etmeye çalışıyor çocuk ama tabii iş sadece arabayı az kullanmakla bitmiyor!

        Ben de her bir şeyden daha az kullanma konusunda elimden ne geliyorsa çabalıyorum işte.

        Uzatmayayım…

        Yani ben de herkes gibi, hepiniz gibiyim ama Allahaşkınıza söyleyin…

        Bilsem faydam olacak vallahi de billahi de hiç sektirmeden yazarım.

        Ama her gün bu köşeye temcit pilavı gibi; “Hayat çok pahalı” diye yazsam ne olacak?

        Değişecek mi bir şeyler?

        Ucuzlayacak mı hayat?

        Hayır!

        Siz de biliyorsunuz ki…

        Ne yazarsak yazalım…

        Ne konuşursak konuşalım.

        Hiçbirimizin elinde yaşadığımız mevcut hayat pahalılığını maalesef tersine çevirecek bir sihirli sopa yok!

        “Ee ne olacak böyle? Ne zaman stop edecek?” diye soracak olursanız da…

        Ona da cevabım; “İnanın bilmiyorum” olur.

        Çünkü ekonomistlerin analizlerini okuyorum.

        Hatta tanıdık olanlarına soruyorum.

        Onlar da bilmiyor.

        Stratejistler bilmiyor.

        Tecrübeli devlet adamları, siyasetçileri bilmiyor.

        Kimse bir şey bilmiyor yani.

        Dönüp en sonunda bizim Astrolog Can’a (Aydoğmuş); “Yıldızlar ne diyor Türkiye ile ilgili” diye soruyorum.

        O da; “2023’ün sonundan itibaren rahatlama olacak ve Türkiye ekonomide atağa kalkacak gibi görünüyor” diyor.

        Şahsen bu öngörü beni rahatlatıyor.

        Çünkü; "Bizi ne bekliyor?" sualine karşılık tek ip ucu verebilen saygıdeğer yıldızlar, kalkıp bu hayat pahalılığının 3 ya da 5 yıl ve hatta sonsuza değin sürebileceğini de söyleyebilirdi.

        Mazallah…

        O zaman ne yapacaktık?

        Ceceli

        Ceceli
        0:00 / 0:00

        Duymamışsınızdır birçoğunuz.

        Çünkü Türk medyasında pek haber olmadı.

        Hatta hiç olmadı.

        Ben de Twitter’da takip ettiğim birkaç kişi sayesinde haberdar oldum.

        Günlerdir Mustafa Ceceli nedeniyle Türkiye’de çoğunlukla Kuzey Irak olarak bilinen Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nde kıyamet kopuyor.

        Niye peki?

        Çünkü daha evvel de Erbil’de bir konser veren Ceceli’nin kurucusu Başbakan Masrour Barzani olan Duhok’taki Amerikan Üniversitesi’nin bu yılki mezuniyet töreninde de yer alması istenmiş.

        Başta PKK taraftarları olmak üzere bazı Kürt çevreleri Ceceli’nin Türk Devleti’nin Afrin Operasyonu sırasında konser verdiği için Kürt Bölgesi’nde konser vermesini İKYB’nin Kürtlüğe ihaneti olarak vasıflandırıyormuş.

        Ceceli isminin iptali için inanılmaz bir kampanya yürüttüler sosyal medya üzerinden.

        Başbakan Barzani’ye ailesine ve yönetimine yapılan saldırılar gerçekten inanılmazdı.

        Çok uğraş verdiler ama başarılı olamadılar.

        Ve Ceceli tüm tepkilere rağmen kısa adı AUK olan Amerikan Üniversitesi yönetiminin kararlı tavrı ile binlerce Kürt öğrencinin karşısına çıktı ve şarkılarını söyledi.

        Bu olay tabii bana daha 15 gün önce bu ülkede yaşadıklarımızı hatırlattı.

        Müziğe karşı ırkçı şoven kardeşlik bu olsa gerek!

        Burada Aynur Doğan’ı yasaklama, sesini boğma çabaları…

        Orada Mustafa Ceceli’yi.

        Dua edelim ki; bu ırkçı, şovenizme boyun eğmeyip, teslim olmayanlar var da her yerde…

        “Müzik tüm kültürlerin evrensel bir dilidir” retoriği söylemde kalmayıp pratiğe dökülebiliyor.

        Diğer Yazılar