Başarı global rüzgârla geldi global rüzgârla gidecek mi?
Akıllısı, akılsızı, demokrasiye inananı inanmayanı birlikte büyümüşler! Sağ olsun ABD Doları. Ancak artık para kolay bulunabilir olmaktan çıktı.
Size birkaç veri aktarayım. 2002 yılına gidelim. Gelişmiş ülkeleri bir kenara bırakın. Bazı ülkelerin temel ekonomik verilerine bakalım. Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) ve kişi başı gelir rakamlarını aktarayım:
Rakamlar bize ülkelerin birlikte kalkındığını gösteriyor. Yani ortada bir Türk mucizesi yok. Akıllısı akılsızı, demokrasiye inananı veya inanmayanı, enerji kaynakları olanı veya olmayanı neredeyse hayret edilecek seviyede birlikte büyümüşler. Sizce neden? Temel nedeni bolca ve kolaylıkla ve zahmet etmeden sıcak para ve malları için de pazar bulmuşlar… Sağ olasın ABD Doları… Her şeyin var olduğu açık büfeden herkes nasiplenmiş…
Şimdi ülkeler için yeni bir test süreci başladı. Para pahalı ve kolay bulunur olmaktan çıktı.
Yaklaşık altı aydır gelişmekte olan ülkelerin para birimleri değer kaybediyor. Bu trend şimdi bizi de etkisi altına aldı. Nedeni politik tartışmalar değil aslında. Faizi indir-faizi çıkar tartışmalarından daha keskin bir gerçek var arkasında. Dış kaynak eskisi gibi akmıyor. Büyümenin odağında kendi politik tutumları olduğunu sanan politikacılar (hemen her ülkede) büyüyememe problemini politik perdelemeyle gizlemeye çalışıyor, hırçınlaşıyor…
3-5 yıl içinde son 10 yılı saadet dönemi bir gün biter anlayışı ile hareket eden ülkeler ile ev ödevlerini yerine getirmeyen ülkeler birbirinden ayrışacak. İktidarlar değişecek ve/veya sertleşecek.
Türkiye komplo teorileriyle fazlasıyla haşır neşir bir ülke. TL’nin değer kaybının arkasında lobi arayanlar son 10 -12 yıllık ekonomik gelişmişliği yerli kaynaklarıyla yaptığına inanıyor olmalı… Elbette ekonomi yönetiminin performansını küçümsemiyorum. Siyasi istikrarı da. Ve diğer ülkelerden olumlu yönde ayrışma fırsatının kaçtığını da söylemiyorum. Ancak ekonomide başarı öyküsü yazdım diyenlerin, başarı öyküsüne devam etmesi için artık ezberlerini değiştirmesi gerektiğine inanıyorum.
Üstelik TL’nin aşırı değer kaybının tetiklenmesine neden olan faiz tartışması değişimin zorunluluğunu ispat ediyor. Tayyip Erdoğan siyasi bir kimlikle ilk kez söylemedi "Faiz düşürü" diye... Neden şimdi dengeleri saracak niteliğe büründü. Nedeni basit: Yabancı yatırımcı artık fazlasıyla hassas ve cimri. Onları ürküttüğünüzde ya da irrasyonel davranacağınızı sandıklarında yabancı yatırımcıların uzaklaşma eğilimi daha güçlendi.
NOT: Artık haftanın en az 5 günü buradan size sesleneceğim. Ülkenin ekonomik sorunlarına ilişkin günlük yazılara geri dönüyorum. Son yıllarda siyasi tonu ağırlıklı yazılar yazdım. Açık söylemek gerekirse taraf oldum. İyi de yaptım. Ancak artık fayda noktasından da uzaklaştım. Bunu hissettiğim için yazılara ara verdim. Şüphesiz bu ülke hepimize ait… En nihayetinde hepimiz aynı gemideyiz. Ve her birimizin çocuklarının tek bir vatanı var. Geleceği inşa ederken ekonomi alanında uyarıcı yazılar yazmak, başarıyı alkışlamak, başarıya odaklananları cesaretlendirmek de heyecan verici bir iş ve ben işime yeniden başlıyorum…