Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        HAY Allah, demek gençler Turgut Bey’in bazı şeyleri “numaradan” yaptığını sanıyor.

        Dün gazetelere göz atarken, genç bir yazarın, “Vurun liberal aydınlara” başlıklı yazısı gözüme takıldı; yazıda da Turgut Özal’ın birçoğunu Marksizm’den liberalizme kazandırdığını ileri süren bölümü... Başlangıçta AK Parti’yi de desteklemiş aynı aydınlar, ama şimdilerde azılı birer muhalife dönüşmüşler...

        Diyor, ama yanlış diyor...

        Tayyip Bey yazılarını okusa, haksız eleştirileriyle ilgili görüşlerini açıklamak veya dikkatlerini önem verdiği ayrıntılara çekmek için yazarları arasa, elbette akıllıca bir davranışta bulunmuş olur. İtirazım buna değil.

        İtirazım, Özal’ın zamanında bunu “numaradan” yaptığı iddiasına...

        Gecenin bir yarısı da yazılarla ilgili arardı Turgut Bey gazetelerin erken baskılarını okuduktan sonra; ama gündüz de aradığı olurdu. Bir keresinde, beni, ANAP’ın grup toplantısını izlerken gazetenin Meclis bürosundan aramıştı. O zamanlar cep telefonu olmadığı için...

        Haber alır almaz Meclis koridorundaki telefon aracılığıyla Köşk santralından ulaşmıştım Cumhurbaşkanı Özal’a. İlk sözü, “Bugün yine ‘komplolar’ yazmışsın” olmuştu.

        “Komplo” dediği, Yıldırım Akbulut’un kaybedeceği kongre öncesinde, Özal Ailesi’nin fertleri üzerinden ANAP’ın liderliğine gelmeye çalışan Mesut Yılmaz’ın, kongreden başarıyla çıkarsa, Özal’ın âkıbetinin hoş olmayacağını yazmamdı. Kulis’te, “Mesut Yılmaz Başbakan olursa Özal’ın Cumhurbaşkanlığı’ndan indirilmesi süreci başlayacak” diyordum.

        Ölümünden önceki ramazan ayında (Ramazan 23 Şubat’ta başlamıştı), Büyük Ankara Oteli’nde, İş Dünyası Vakfı tarafından verilen iftarda, “Günümüzde İslam” konulu bir panel de vardı ve paneli Cumhurbaşkanı Özal yönetiyordu.

        Bir ara sırasında eliyle işaret edince yanına gittim. “Hani bir süre önce sana ‘Komplolar yazıyorsun’ demiştim ya, sen haklıymışsın” dedi.

        Gençler bilmeyebilir, hatırlatayım: Turgut Özal sahici bir adamdı.

        MHP neden ittifaka yanaşmıyor... Cemaat parti kurarsa...

        HABERTÜRK kamuoyu yoklamalarının sıhhati konusunda olağanüstü titiz. Geçen hafta bir şirketin son seçim anketini paylaşmaya kalktığımda, hangi şirketin, ne zaman, kaç kişilik denek grubuyla ve kim adına anketi yaptığı bilgilerini yazımda belirtmem istendi.

        Doğru bir tavır bu. Etrafta pek çok anket sonucu uçuşuyor çünkü...

        Kulağıma fısıldanan bir bilgi olduğu için oranları aktaramayacağım bir anket benim gözümü açtı: Devlet Bahçeli’nin neden MHP’ye yakın partilerle ittifaka yanaşmadığı ve neden Cemaat’in telkinlerine kendisini kapalı tuttuğu konularında...

        MHP Lideri’nin elinde itibarlı bir kurumun yaptığı taptaze bir anket varmış. Ankette, “MHP seçime yalnız başına mı girmeli? AKP iktidarının alternatifi MHP liderliğinde geniş bir sağ ittifak olabilir mi? MHP, BBP ve SP’nin ittifak yaparak MHP çatısı altında seçime katılmasını ister misiniz? MHP-BBP-SP ittifakına oy verir misiniz?” gibi sorular yer alıyormuş...

        Kendilerine bu soruların yöneltildiği insanlar çok büyük bir oranda hep olumsuz cevaplar vermiş, en çok da MHP seçmenleri...

        “Acaba itiraz SP’ye mi, yoksa BBP’ye mi?” merakını giderecek sorular da bulunuyor ankette; hayır, hiçbir ittifaka büyük destek yok...

        Cemaat?

        Son zamanlarda sesi fazla duyulmayan bir sosyal medya fenomeni var ya, “FuatAvni”, AK Parti zirvelerinden biri olduğu iddiasıyla bazı gelişmeleri önceden bildirdiğine inanılıyor ya... Onun bir benzeri de Cemaat denilen yapıda var. Hadi ben de ona “AvniFuat” diyeyim.

        AvniFuat, son olarak taze bir anket sonucuyla ilgili bilgi notu gönderdi bana. Birileri merak etmiş ve “Zaman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı ve arkadaşları bir parti kursa oy verir misiniz?” sorusunu anketleştirmiş. AvniFuat raporlaştırılan anket sonucunun, onu heyecanla bekleyenlerde büyük bir hayal kırıklığı yaşattığını bildirdi.

        “Dumanlı’ya karşı Cemaat içinden çıkışların başlamasına şaşmamalı” diye bitiyor AvniFuat’ın gönderdiği not...

        ORADAYDIM: Şerif Mardin’in uyarısı yerinde

        Sinemaya merakım bilinir. Çocukluğumdan beri önemli filmleri kaçırmam. Şimdilerde her istediğim filmi izleyebilme imkânına sahibim, daha seçici davranabiliyorum.

        Türk sinemasının 100. yıldönümü vesilesiyle verilecek ödüllerin dağıtılacağı etkinliğe koşarak gittim. Yahya Kemal ve Adnan Menderes’in İstanbul’daki adresi sayılan Park Otel’in yeni haliyle etkinliğe ev sahipliği için tercih edilmesi memnuniyet verici. “Türk sineması” denildiğinde aklınıza gelecek herkes oradaydı. Hayranlıkla izledim töreni...

        “Fikir Sofrası” ayda bir kez toplanan bir görüş alışverişi platformu. Ekonomik hayatın içinden siyasiler, bürokratlar, akademisyenler, iş dünyasından isimler ile medyadan birkaç yazar buluşuyor işadamı Ahmet Arslan’ın sofrasında. Bu ayın konuğu Kalkınma Bakanı Dr. Cevdet Yılmaz’dı. Geçen 12 yılın muhasebesini yaptı bakan, önümüzdeki günlerin neler getirebileceğine ışık tuttu.

        Kadir Has Üniversitesi her yıl üstün başarı ödüllerini törenle dağıtıyor. Bu yıl 11’incisi yapılan törende “Gelecek Vaat Eden Bilim İnsanı Ödülü”ne Koç Üniversitesi’nden Doç. Şener Aktürk layık görüldü. “Üstün Başarı Ödülü” ise Prof. Şerif Mardin’e verildi.

        Şerif Hoca 88 yaşında, zihni berrak; notlarına ara sıra göz atarak konuştu. Her konuya yaklaşırken iki noktada dikkatli olunması uyarısında bulundu. İlki, her metnin satır aralarını okumaya çalışmak... Diğeri de, metinlerin tarihsel bağlamını hep akılda tutmak...

        Her metin, yazıldığı çağın, günlerin hassasiyetlerini içerisinde barındırır. Yazar baskı altında olabilir, kişisel bir trajedi etkisinde veya toplumsal sıkıntılar yaşanırken kaleme almış bulunabilir yazısını, kitabını; bu sebeple de tek başına metne takılı kalmamak, yazının değerlendirilmesi için bu özel ve genel şartları göz önünde bulundurmak gerekiyor.

        Bu Kulis bile satır araları ve bağlam açısından değerlendirilmeyi hak ediyor...

        SİYASETÇİ KİTAPLARI

        Nihat Ergün, “Adım Adım Siyaset” kitabında olabildiğince açık sözlü davranmış; daha da açabileceği bazı konulardan kaçsa bile... Kendisini yetiştiren ortamları, siyasete merakının önünde açtığı yolu, AK Parti öncesi ve sonrasında yaptıklarını anlatıyor. Onunki lider düzeyindeki pek çok AKP’linin hayat hikâyesi aslında.

        Dr. Bülent Gedikli ise AK Parti’nin başarısının arkasında yatan “ekonomik tercihleri” ele alıyor “Paylaşım Odaklı Ekonomi” kitabında ve uygulamada karşılaştıkları zorlukları çekinmeden anlatıyor.

        Diğer Yazılar