Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        MISIR Çarşısı’ndaki patlamanın üzerinden 13 yıl geçti... Dile kolay... Ne acılar yaşandı. 3’ü çocuk 7 kişi hayatını kaybetti. Patlamanın görüntüleri o günkü gibi aklımda hâlâ. Aileler yıkıldı, canlar parçalandı... Korkunç bir trajedi... Biz tam bu acıyla başa çıkmaya çalışırken Pınar Selek’in tutuklanma haberi... İkinci bir şok daha... Pınar mı? Bomba mı? Hadi canım...

        Hayatını sevgiyle donatmış, hayatını ötekilere şefkat göstermeye adamış, öylesine hümanist, öylesine farklı Pınar mı bombacı? Ayrıca niye ki? Ne alakası var? Sorular birbiri ardına devam etti... 13 yıl boyunca Pınar’ın yaşadıklarına hep beraber tanıklık ettik... Pardon, görmeyi seçenler, biraz vicdanı olanlar, birazcık da olsa Pınar’ı tanıyanlar... Onun şiddetle, terörle alakası olmadığını yakından bilenler...

        Gerisi bir cadı avı başlattı zaten... Pınar yaklaşık 2.5 yıl hapis yattı. İşkence gördü... İşkence... Yazarken nasıl bir basit kelimeymiş gibi duruyor değil mi? Altı üstü tek bir kelime... Ama ya yaşananlar? Pınar tutukluluk sürecinde annesini kaybetti... Ama o yılmadı. Üzerine yıkılmak istenen bombacı sıfatını asla kabul etmedi. Bildiği doğruların arkasından gitti. O muhteşem sıcaklıktaki gülümsemesine biraz yorgun, biraz kırgın, biraz da buruk bir görüntü eklendiyse de... O dik durdu hep!

        Lise yıllarından görüntüsü geliyor aklıma zaman zaman. Bir sınıf büyüğümdü Notre Dame de Sion’da... Fark yaratanlardandı... Hep anlatacakları vardı... Ama aslında müthiş bir dinleyiciydi. Küçük, büyük, huysuz, ters, çalışkan, tembel demeden...

        *

        Gelelim Sevil Atasoy’a... Pınar, üzerine yüklenen “Bombacı” suçlamasından iki kez beraat etti ve 8 ayrı bilirkişi raporuyla aklandı. Tek bir rapor, altında dönemin Adli Tıp Kurumu Başkanı Sevil Atasoy’un imzası olan tek bir raporla bugün hâlâ yargılanıyor. Bu çarşamba saat 10.30’da Pınar hakkındaki nihai karar verilecek... Bu devlet ya ona “Sen bombacısın” demeye devam edecek ya da özür dileyecek... Giden yılları kim geri getirebilir, yaşananları, kırıklıkları bilinmez ama bildiğim tek bir şey var ki, bu çarşamba bu ülke ya tekrar yaşanmaz bir hal alacak ya da umut verecek...

        Ben, Sevil Atasoy’un konuyla ilgili ne düşündüğünü gerçekten çok merak ediyorum. Yani vicdanı rahat mı? Yani bugün dönüp baktığında, gerçekten de o patlamanın bir bomba sonucunda olduğuna kesinlikle inanıyor mu? Gerçekten soruyorum...

        Çok değerli bilim adamlarının, meslektaşlarının, “Bomba değildir, tüp gazdır” raporlarına ne diyor? Pınar için ne hissediyor? “Bir hayat karartıyorum ama ben haklıydım” mı diyor örneğin? 13 yıldır raporlar savaşı sürüyor ve aralarında genç bir kadın eziliyor, gittikçe küçülüyor... Hem bırakın bomba olup olmamasını, Başbakan gibi söyleyelim, “Velev ki bomba”; Pınar’ın bombayla ilintili olduğuna dair bir kanıt da yok ortada...

        Ben Söz Sende programına başlarken, yaklaşık 3 yıl önce, herkese söz sende diyeceğime, kimseyi baştan yargılamayacağıma, dinleyeceğime kendi kendime söz verdim. Tabii ki kendi görüşlerimi de söylüyorum, itirazlarımı dile getiriyorum ama söyleyecek sözü olan herkese söz sende diyorum. Bugün Sevil Atasoy’un söyleyeceklerini duymaya ihtiyacım var. Sadece ben değil, Pınar’ın davasını yakından izleyenlerin de bu cümleleri merak edeceğini biliyorum.

        Sevil Atasoy’un, İstanbul Üniversitesi öğretim görevlileri hakkında 1. Ordu Komutanlığı’na ihbar niteliğinde mektuplar yazdığı ortaya çıkınca ben de şaşırmıştım. Mektupların içeriğini, başka öğretim görevlileri hakkında yazışmalarını okuyunca pes dedim. Ama yine de özel yazışmaları basına yansıdı diye rahatsız olanlardanım.

        Bugün soruyorum. Dümdüz, basitçe... Acaba Sevil Atasoy’un içi Pınar Selek hakkında rahat mı?

        Not: Kimse, “Mısır Çarşısı’nda onca insan öldü, sen Pınar’ı koruyorsun” hamasetine girmesin. Yemezler! Bu halk da yemiyor artık böyle cümleleri... Gerçeği istiyoruz, suçsuz yere karartılan hayatlar görmek istemiyoruz artık. Bugün Mısır Çarşısı’nda tüp gaz, bomba, patlayan her neyse ve faili kimse, yakalansın ve cezasını ağır çeksin... Ama yaptıkları hoşumuza gitmiyor, ötekilerin hayatını legalleştiriyor, gözümüze baka baka “Yanlış yapıyorsun” diyor, ezber bozuyor, icat çıkarıyor diye genç bir kadını bombacı olmaya mahkûm etmeyelim. Ayıp oluyor!

        Diğer Yazılar