Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        GAZETECİLER arasındaki en popüler tartışma konularından birisi gazetelerin ömrünün ne kadar süreceğidir. Bu konuda ortak bir görüş olmamakla birlikte INMA (International Newsmedia Marketing Association) verilerini önemsiyorum.

        Tüm dünyada dikkate alınan bu kurumun 2011 raporuna bakıyordum. İlginç tespitler var. Öncelikle 80 ülkeyi kapsayan bir araştırmada mobil hayatın güçlenmesinin gazetelere yönelik olumsuz etkisi gözler önüne seriliyor.

        Raporda gazetelerin Apple, Google ve Microsoft gibi çok sert rakipleri olduğu vurgulanarak, "Şişeden online cini çıktı. Büyük gazetelerin o cini şişeye geri sokma şansları artık yok" deniliyor.

        INMA araştırmasına göre 2011 'de yayıncıların 3 temel noktaya dikkat etmeleri gerekiyor.

        Bunlardan ilki mobilite. Akıllı telefonlar, tablet bilgisayarlar ve yeni uygulama alanlarıyla web uygulamaları tüketicilere sınırsız imkânlar sunuyor.

        İkinci nokta ise sosyal medya. İnovasyon liderleri olarak kabul gören Facebook ve Twitter sosyal medya üzerinde hâkimiyetini sürdürürken, önümüzdeki süreçte bu alan yeni oyuncularla daha da büyüyecek.

        Lokasyon ise 3'üncü nokta. Foursquare ve Google Places'ın önemi artıyor. Tüketiciye özel çözümler sunan bu tip yapılar daha da güçlenecek.

        INMA'ya göre yeni medyaların kullanım nedenlerinden biri zaman. Hız konusunda ikinci plana düşen gazeteler için çıkış noktası pek görülmüyor.

        İnsanlar artık fazla zaman harcamadan, daha spesifik konularda daha ucuza bilgi alıyorlar.

        Yine rapora göre gazetelerin ömrünün bitişi ülkelere göre tarihleriyle şöyle: ABD: 2017, İngiltere: 2019, Danimarka: 2023, Japonya-Türkiye-Rusya: 2036 ve dünyada son gazetenin basımı 2040...

        Bu tarihler elbette bire bir tutmayabilir. Bugünün gazete patronları markalarını yüzyıllar boyu sürdürecek nitelikte şekillendirebilir ama gazetelerinin çocuklarına ve torunlarına kalmayacağı açık...

        Nitekim, yine aynı raporda G7 ülkelerinde (Fransa, Almanya, İtalya, İngiltere, ABD, Kanada ve Japonya) günlük satılan gazetelerin 1986 yılından bugüne sayısal verileri de yer alıyor. Özellikle 2000 yılından sonra günlük gazete satışları yüzde 15 düştü. Ve her geçen yıl düşüş artarak devam edecek.

        ***

        Cezaevleri karargâh mı oldu?

        BİR arkadaşım sordu:

        -Türkiye'de üstü örtülü bir savaş varsa bu savaşı yönetenlerin merkezleri neresi?

        - Neresi mi? PKK, İmralı'dan yönetiliyor. Diğer taraf diye bir şey yok. Türkiye Cumhuriyeti tüm organlarıyla bu savaşı bitirmeye çalışıyor.

        - Haklısın teorik olarak böyle. Ama PKK ile mücadeleyi fiziki olarak TSK yürütüyor. TSK'nın yönetim kadrosunun önemli bir bölümü Hasdal Cezaevi'nde tutuklu değil mi? Yani karargâhlar hapishanede kurulmuş.

        - Hı!

        *

        Aslında Hasdal ve İmralı diye iki merkezden bahsedilebilir mi? İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, Orgeneral Nusret Taşdeler'in de bulunduğu 14 asker hakkında tutuklama kararı verdi. Bunlardan 7'si general. TSK, üstlendiği görevi yerine getirirken bu generallerin katkısından faydalanıyorsa, PKK ile mücadele sürecinde Hasdal Askeri Cezaevi'nin fonksiyonu da gerçektir.

        Devlet, terörü durdurmak için İmralı'da yatan PKK lideriyle masaya oturuyorsa, Hasdal'da tutuklu bulunanların da görüşü alınıyordur sanırım.

        Türkiye'nin geldiği durumun özeti budur.

        Diğer Yazılar