Emeklilik fonu artar, cari açık düşer!
GELECEĞİMİZİ sağlam kaynaklarla inşa etmenin yolu tasarruf etmekten geçiyor... Bir ülkenin iç tasarruf oranları ne kadar yüksekse parası o kadar kıymetlidir. Yabancı sermaye ihtiyacı o kadar azdır. Türkiye’nin toplam tasarruf oranı, gelişmiş ülkeler seviyesinin çok altında. Milli ekonomiye oranı (GSYH) yaklaşık yüzde 14’lerde. Bu nedenle yatırım yaparken, büyürken, işsizlikle mücadele ederken yabancı sermayeye ihtiyaç duyuyoruz. Çünkü kaynağımız yeterli değil. Tasarruf oranı artan ülkelerin cari açık gibi sorunları olmadığını da biliyoruz.
Dün ERGO Sigorta Başkan Yardımcısı Akın Kozanoğlu ile bir grup gazeteci bir aradaydık. Sigorta sektörüne ilişkin derli toplu bilgileri de paylaştı. Ana branşlar itibarıyla portföy yapılarını açıkladı. Ekonomi sayfalarında rakamlar yer almıştır sanırım. Kozanoğlu’nun farklı bir alanda, bireysel emeklilikle ilgili gelişmeleri aktardığı notlar dikkat çekiciydi. Gelişmiş ülkelerde emeklilik fonlarının GSYH’ye oranı çok yüksek. Hollanda’da yüzde 134, İngiltere’de yüzde 87, ABD’de ise yüzde 73. OECD ortalaması ise yüzde 33. Türkiye’de ise sadece yüzde 2.3... Sadece OECD ortalamasına ulaşmış olsaydık, emeklilik fonlarındaki birikimin 300 milyarın üzerine çıkması gerekecekti. Şu anda bu sistemin içinde 2 milyon 650 bin kişi var ve toplam fon tutarı 14 milyar lirayı ancak geçti. Aslında kendi içinde hızlı bir büyüme gösteriyor. Ama yeterli değil. Kısa vadeli hedef şimdilik 40-50 milyar lira arasında gözüküyor.
Kozanoğlu, bu sistemin teşvik edilmesi gerektiğini söylerken aslında son derece mantıklı çözümler de anlatıyor. Örneğin mevcut vergi avantajından vergi mükellefi olmayanlar (özellikle ev kadınları) yararlanamıyor. Türkiye istihdama katılım oranı açısından da zavallı noktada. Çalışma yaşına girmiş her 100 kişinin sadece 50’si iş hayatına katılıyor. Gerisi evde. Çoğu da ev kadını. Öneri çok basit: Aylık 100 TL ile bu sisteme giren her bir kişi için devlet 15-20 lira ek katkıda bulunsun. Eğer ev kadını sistemden erken ayrılmak isterse devlet verdiği parayı geri alsın. Aslına bakarsanız, bu teşvik yüksek görülebilir. Ama bugün kısa vadeli yabancı sermayenin ülkeye girip çıkarken götürdüğü paranın devlete maliyeti sanırım daha fazladır. H Bir başka öneri ise uzaktan satışa izin verilmesi. Neredeyse tüm bankacılık işlemleri havaleler vs. cep telefonlarından yapılırken özel emeklilikte uzaktan satışına izin verilmemesi gerçekten ilginç. Ayrıca mevcut brüt ücretin yüzde 10’u kadar olan vergi teşvik limitinin yüzde 20’ye çıkarılması isteniyor. Tartışılan ve bence gerekli olan kıdem tazminatı fonunun da bireysel emeklilik sisteminin altyapısından takip edilmesi gibi öneriler de var. Özetle iç tasarruf oranlarını artırmanın yolu, özel emekliliği teşvikten ve sistemin iyi anlatılmasından geçiyor...