Memleketin hali
"ADANA Pozantı Cezaevi'nde neler oluyor, duyuyor musunuz?" dedik, duydular, hatta ses verdiler. Adalet Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Sefa Mermerci'yle detaylı bir şekilde konuştuk. Zaten sonradan da Adalet Bakanı'nın konuyla ilgili açıklamalarını dinledik. Ergin dedi ki: "Bu konuyla ilgili konuşurken, özellikle kelimelerimi seçerek kullanıyorum. Bu cezaevinde 200 civarında çocuk var. Gerek bizlerin yapacağı değerlendirmeler, siyasetçilerin sözleri, gerekse medya temsilcilerinin yapacağı yorumlar son derece önem taşıyor. Bu açıdan herkesten ricam şu: Bu konuyla ilgili tüm iddialar üzerine ciddiyetle gidiyoruz, hiç bir iddia açıkta kalmayacak. Bütün bilgisi olan, konuyla ilgili söyleyecek sözü olan tarafları davet ettik, temas halindeyiz. Bu konuyla ilgili bilgi, görgü sahibi herkesle görüşüyoruz ve çalışmalarımızı bü -yük bir kararlılıkla devam ettiriyoruz. Hiçbir nokta karanlıkta kalmayacak. Sorumluluk gerektiren du -rum çıkarsa kimsenin gözünün yaşına bakmayız. Adli soruşturmanın sonuna yaklaşılmıştır." Mermerci'nin aktardıklarından anladığım kadarıyla geçtiğimiz haziran ayında ilk şikâyet gelmiş, bir görevli soruşturma için cezaevine gitmiş. O gün bugündür soruşturuyor. Az geldiğini fark etmişler ki iki kişi daha görevlendirdiler geçtiğimiz hafta itibarıyla. Mermerci dedi ki: "Biliyorsunuz, çocukların psikolojisi çok önemli, kolay değil bu ifadeleri almak." Keşke ifade alırken gösterilen bu titizlik, tecavüze uğramaması için gösterilseydi. Neyse fazla uzatmıyorum, yoksa söylenecek şey çok. Elimde CHP'li vekillerin gidip görüp yerinde inceledikten ve çocuk mahkûmlarla konuştuktan sonra hazırladıkları bir rapor var. Bakın neler saptamışlar...
■ 28 Şubat 2012 tarihi itibarıyla Adana Pozantı Çocuk Cezaevi'nde 218 çocuk kalmaktadır. Çocukların 39'u TMK kapsamında cezaevinde bulunmaktadır.
■ Cezaevinde 34 koğuş bulunmakta, 30 koğuşta çocuklar, 4 koğuşta ise yaşı büyük mahkûmlar kalmaktadır.
■ 2011 nisan ayının başında Pozantı Ceza-evi'ndeki çocukların Mersin İnsan Hakları Derne-ği'ne başvuruları yapılmaya başlanmıştır. Türkiye İnsan Hakları Vakfı Adana Şubesi tarafından 22.06.2011 tarihinde 8 çocukla ilgili rapor düzen -lenmiştir. 12.07.2011 tarihinde İnsan Hakları Derneği Mersin Şubesi tarafından Adalet Bakanlığı, Adana Valiliği ve Adana Cumhuriyet Başsavcılı ğı'na şikâyetler iletilmiştir. İnsan Hakları Dernekleri tarafından bugüne kadar 25 çocuğun başvurusu alınmıştır. Ancak iddiaların üzerinden 1 yıla yakın bir süre geçmesine rağmen Adalet Bakanlığı hiçbir soruşturma ve inceleme yapmamıştır. Peki ya çocukların şikayetleri nedir?
■ Çamaşır yıkatma, masaj yaptırma, ayak yıkatma gibi özel işlerin yaptırılması.
■ Paspas sapı ile dayak atılması.
■ Koğuş mesullerinin daha çok yemek alması, etleri seçip almaları.
■ Sabah erken saatte uyandırılıp koğuş temizliği yaptırılması.
■ Aileleri tarafından yatırılan paranın koğuş mesulleri tarafından kontrol edilmesi ve harcanması.
■ Ayak tabanlarına sopalarla vurulması.
■ Basketbol potasına boğulacak derecede kafaların asılması.
■ Cinsel taciz.
■ Tecavüz. Sonuç?
■ Haziran 2011'den sonra İnsan Hakları Der neklerine yapılan başvurular dernek yöneticileri tarafından Adana Valiliği ve Adalet Bakanlığı'na iletilmiş, ancak bu kadar ciddi iddialara rağmen, cezaevinde bir inceleme bile yaptırılmamıştır.
■ Çocukların "Bizi dövüyor, hakaret ediyor" dediği ve en çok şikâyet edilen kişi olan cezaevi ikinci müdürünün Van Erciş Cezaevi'ne birinci mü dür olarak atanması, Pozantı Cezaevi Müdürü'nün de Sincan Cezaevi'ne atanarak terfi ettirilmesi, Ada let Bakanlığı'nın tutumunu özetler niteliktedir. Not: Tam bu yazıyı yazarken son dakika haberiyle Adalet Bakanı'nın yeni açıklamaları da geldi, çocukların Sincan Cezaevi'ne aktarılacağını öğrendik, dört görevli hakkında da işlemlere başlatıldığını söyledi bakan... Bunlar iyi gelişmeler. Geç kalınmış... İyi gelişmeler ancak... 1- Bu arada Pozantı'nın olan bitene göz yuman ve sonrasında Sincan'a atanan müdürünün Sincan'da çocukları karşılayan isim olmayacağını umalım. Olmaz değil mi böyle bir şey? 2 - Tecavüz ettiğimiz çocukları F Tipi'ne nakledip tecrit uygulamak psikolojilerine ne kadar uygun? Gelin onu da tartışalım... Önemli bir not daha: Bugün saat 11.00'da İstanbul'da Ahmet Şık ve Nedim Şener için yürüyüş olacak. Tam bir yıl oldu... Dile kolay... Hükümet üyelerinin ısrarla "İçeride gazetecilik suçundan kimse yoktur!" dediği bu dönemde Ahmet ve Nedim için ses çıkarmak gerektiğini düşünüyorum. Taksim'de buluşulacak ve sonrasında Galatasaray'da Cumartesi Anneleri eylemine destek verilecek. Memleketin haline bakın!