Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Hanehalkı çok borçluysa, o ülkede tasarruf oranı (tasarrufların milli gelire oranı) düşük müdür? Aşağıdaki tablo bu sorunun yanıtının “Evet, düşüktür” olduğunu söylemiyor. Tam aksine, tasarruf oranı çok yüksek olan ülkelerde hanehalkı borçluluğunun da oldukça yüksek olduğunu görüyoruz. Hanehalkı kredileri çok hızlı artıyorsa, o ülkede tasarruf oranı düşük müdür? Bu sorunun yanıtına da “Evet, düşüktür” diyemiyoruz. Tabloya bakarsanız, hanehalkı kredileri hızla artan ülkelerde tasarruf oranının da oldukça yüksek olduğunu görürsünüz.

        TASARRUFLAR DA YÜKSEK BORÇLULUK DA

        Tabloda Asya’daki birçok gelişmekte olan ülke ve Meksika ile bazı büyük ekonomilerin hanehalkı borçluluğu, hanehalkı kredileri büyümesi ve tasarruf oranları veriliyor. Tablodaki gelişmekte olan ekonomilerin neredeyse tümünde tasarruf oranları çok yüksek olsa da, hanehalkı borçluluğunun da yüksek olduğunu görüyoruz. Hanehalkı borçluluğu göreceli olarak düşük ülkeler Meksika, Endonezya ve Hindistan. Bu ülkelerin çoğunda da hanehalkı kredilerinin büyümesi oldukça hızlı.

        Büyük ekonomilerde hanehalkı kredileri düşme eğiliminde. Oralarda sorun, bankacılık sektörünün göreceli olarak küçülmesi (deleveraging). Bu tabloya bakarak şu soru sorulabilir: Tasarrufları göreceli olarak yüksek ekonomilerde hane halkı borçluluğu az mı oluyor? Tablo bu iki büyüklük arasında doğrudan bir ilişki olmadığı izlenimini veriyor. Ekonomide tasarruf eğilimi güçlü dahi olsa, hanehalkı çok kredi kullanıp borçluluğunu yüksek tutabiliyor.

        FARKLI İKİ KARAR

        Soruyu tersten soralım: Hanehalkı borçluluğunu azaltabilsek, ekonomide tasarrufları artırabilir miyiz? Bu sorunun yanıtı da olumlu değil. Tasarruf, kullanılabilir gelirin tüketilmeyen bölümüdür. Hanehalkı ya tasarruf kararı veriyor ya da tüketim. Tasarruf ve tüketim düzeyi hakkında birbirinden bağımsız iki ayrı karar vermiyor. Tüketim (ya da tasarruf) kararı verdikten sonra tüketimini nasıl finanse edeceği ayrı bir karar. Tüketim gelirden elde edilen parayla da finanse edilebilir, kredi yoluyla da.

        Dolayısıyla, hanehalkı kredilerini caydırıcı yapmak mutlaka hanehalkının tüketim düzeyinin düşeceği anlamına gelmez. Hanehalkı kredilerini caydırıcı yapmak, hanehalkı borçluluğunun artmasını frenler. Malezya bu nedenle hanehalkı kredilerinin artmasını engellemeye çalışıyor, tasarrufları artırmak için değil.

        Diğer Yazılar