Enflasyon yumuşadı ama yeterli değil
Gıda ve alkolsüz içecekler grubundaki ortalama fiyatların aylık yüzde 1.34 düşmesiyle tüketici fiyatları enflasyonu kasım ayında neredeyse sıfır oldu. Son on iki ayda gerçekleşen enflasyon da kasım ayı itibarıyla yüzde 7.3'e geriledi. Enflasyonun dört ay önce yüzde 9'a yaklaştığı düşünülürse, bunlar iyi rakamlar. Ama, enflasyon hedefinden de, Merkez Bankası'nın yıl sonu için açıkladığı enflasyon tahmininden de oldukça uzak.
Döviz kurlarında son dönemde yaşanan göreli istikrar (dolar kurunun 2.0 ile 2.03 arasında salınması) kurlardan enflasyona geçişi biraz yumuşatmış görünüyor. Buna rağmen, Gıda ve alkolsüz içecekleri dışarıda bırakan tüketici fiyatlarındaki artış kasım ayında yüzde 0.47 oldu. Mevsimsellik arz eden fiyatlardaki şişme daha çok ekim ayına yığıldı. Kasım ayında bu çeşit fiyatlardaki artışlar daha yumuşak gerçekleşti (giyim ve ayakkabı alt grubu bunlardan biri).
GİDECEK DAHA YOL VAR
Merkez Bankası'nın temel enflasyon olarak aldığı H ve I endekslerindeki yıllık değişme yüzde 7.2 ile yüzde 7.3 arasında. Yani, ortalama tüketici fiyatlarındaki yıllık artış düzeyinde. Aylık artışlar olarak baktığımızda da, H ve I endekslerindeki artışların geçen yılın kasım ayına göre daha düşük gerçekleştiği görülüyor. Geçen yılın aynı döneminde de bir miktar kurlardan enflasyona geçiş söz konusuydu. Bu yılın kasım ayında bu geçiş azalmış. Önümüzdeki dönemde enflasyonun seyri
açısından bu olumlu bir gelişme.
Yılın ilk on bir ayında kümülatif enflasyon yüzde 6.9 oldu. Merkez Bankası'nın enflasyon tahmininin orta noktasının (yüzde 6.8) gerçekleşmesi için aralık ayında enflasyonun eksi çıkması gerekiyor. Ortalama tüketici fiyatlarındaki artışın eksi çıkabilmesi için gıda fiyatlarının yaklaşık yüzde 2 gibi eksi çıkması söz konusu olması lazım. Bunun gerçekleşme olasılığı oldukça düşük.
Kasım ayı itibarıyla yıllık enflasyon 2004 yılından bu yana oluşan ortalama eğilimin tam üstünde. Ama, enflasyon hedefinin oldukça üzerinde. Dolayısıyla, enflasyon konusunda gidecek daha epey yol var.
ENFLASYON KURLARA BAĞLI
Enflasyonun önümüzdeki dönemdeki seyri büyük ölçüde döviz kurlarındaki gidişata bağlı. Uluslararası finans piyasalarının göreli olarak sakin olduğu dönemlerde dahi, dolar kuru 2.00 TL'nin altına gelmekte zorlandı. Geldiğinde, yönünü yeniden yukarı çevirdi. Gözlem sayısı çok olmasa da, dolar kurunun 2.00 düzeyine alıştığı anlaşılıyor. Fiyatlandırmalar da büyük ölçüde bu düzey göz önüne alınarak yapıldı. Dolar kurunun 2.05 TL'yi geçmesi ve/veya sepet kurun 2.42 düzeyini aşması mal ve hizmet piyasalarını yeni bir fiyatlandırma hareketine geçirebilir.
Amerikan Merkez Bankası'nın parasal genişlemeyi yavaşlatacağı beklentisi son günlerde yeniden gündeme geldi. Dolar, Euro'ya karşı değer kaybetse de, gelişmiş ülke paralarının içinde olduğu sepet bazında ciddi bir biçimde değer kazandı. Parasal genişlemenin yavaşlatılması doların Euro'ya karşı da güçlenmesine neden olabilir. Genelde dolar kurunu baz alan Türkiye ekonomisi için doların değer
kazanması çok olumlu olmaz. Kısacası önümüzdeki dönemde döviz kurlarında risk yukarı yönde görünüyor. Risk gerçekleştiğinde, Merkez Bankası'nın döviz kuruna yönelik duruşu enflasyonun seyrini belirleyecek.