Dünya istismarla savaşıyor

04.03.2018 - 01:48 | Güncelleme:

4 Mart Dünya Cinsel İstismar ile Savaşma Günü’nde başka ülkelerin ceza sistemlerini araştırdık, bu tür davalara bakan avukatlara çözüm önerilerini sorduk...

Bugün Dünya Cinsel İstismar ile Savaşma Günü. Dünya Sağlık Örgütü’nün güncel araştırmasına göre dünyada 4 yetişkinden 1’i çocukken cinsel istismara uğradı. İngiltere İnternet İzleme Vakfı’nın 2016 raporuna göre dünya çapındaki çocuk istismar içeriklerinin yüzde 60’ı Avrupa’dan geliyor. Dünya bu soruna çare arıyor. Türkiye’de de durum içler acısı. Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2016 verilerine göre Türkiye’de çocuk istismarıyla ilgili dava sayısı, son 10 yılda yaklaşık 3 kat arttı. Türkiye’de son 10 yılda 250 bin çocuk istismara uğradı. Hükümet konuyla ilgili birçok çalışma gerçekleştiriyor ancak istismar suçları artmaya devam ediyor. Daha geçen aralıkta televizyonlarda dönen kamu spotu reklamında cinsel istismar mağdurunu canlandıran 17 yaşındaki genç kız, birkaç ay sonra cinsel istismara uğradı! Onlarca önlem ve ceza artırımlarına karşın istismarcılar nasıl gözünü kırpmadan suç işlemeye devam ediyor? HT Pazar'dan Ece Ulusum'un haberi...

Haberlerde görüyoruz, mağdur kişiler yetkililere ihbar etmeye gittiklerinde daha da mağdur olabiliyor. Yetersiz soruşturmadan dolayı suçlular serbest bırakıldı; aile içi istismarlarda emniyet görevlileri “Yanlış anlamışsındır” deyip kadını ve çocuğunu evine gönderdi, şahitler korkudan ifade vermedi, hastane yetkilileri hamile çocuklarla ilgili olayları örtbas etti... Oysa kanunlara göre çocuğa karşı her türlü cinsel davranış, şikâyete tabi olmayan ve kamu davası olarak takip edilecek bir suçtur. Yani mağdur ve ailesi şikayetçi olmasa da suçu öğrenen Cumhuriyet Savcılığı kendiliğinden soruşturma açar, şikâyetten vazgeçilse de hüküm verilir. Mağdurların mağduriyetini azaltmak, toplumun cinsel istismarla daha güçlü savaşabilmesi için 6 avukat çözüm önerisinde bulundu...

ÇOCUK İZLEM MERKEZLERİ YETERSİZ
Avukat Sarıca “Çocuklar ifade vereceği zaman hazır bulundurulması gereken pedagog, psikolog ya da sosyal hizmet uzmanı her zaman temin edilemiyor, uzman yoksa çocuk tekrar mahkemeye gelmek zorunda kalıyor” diyor. Oysa bu görevleri yerine getirmek ve gerekli kurumlara uzman sağlamak için Çocuk İzlem Merkezleri kuruldu. Türkiye’de yalnızca 27 tane Çocuk İzlem Merkezi var. Sayıca yetersiz ve her vakaya yetişmeleri imkânsız. Yrd. Doç. Dr. Zeynep Belma Gölge’nin geçen yıl hazırladığı araştırmasında çocukların hâkim odası, boş mahkeme odası ya da savcı odasında tekrar tekrar ifade verdiği yazıyor. Bu da çocukların böylesi travmatik bir olayı unutmasını zorlaştırıyor.

Son 10 yılda 250 bin çocuk istismara uğradı. Sadece 2016’da adli tıbba gelen çocuk istismarı bin vakası 40 bin 64.

DÜNYADA KANUNLAR NASIL?
Danimarka, İsveç gibi Avrupa ülkelerinde de cinsel suçluların adı ve adresleri web sitelerinden yayınlanıyor. Tekrar suç işleme risklerine göre toplum bilgilendiriliyor. İngiltere’de 12 yaş altına istismarda ağırlaştırılmış müebbet ceza veriliyor. Almanya ve İngiltere cezalandırmada en düşük yaş eşiğine sahip ülkeler.

18 ÇOCUĞA CİNSEL İSTİSMARA 572 YIL HAPİS CEZASI

Adıyaman’da bir imam hatip ortaokulunun pansiyonunda 18 çocuğu istismar eden hademeye, 572 yıl hapis verildi. Bu yargı tarihinin en ağır cezası...

AVUKATLARDAN ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

“Mağdurun şikâyetine rağmen gereğini yapmayan, faili bulmak yerine mağduru ikna etmeye çalışan, mağdurun mağduriyetini artıran görevlilerin de cezalandırılması gerek.” Av. Burcu Ece Güler

“Adli teşkilat içinde radikal değişiklikler yapılmalı. Savcılığa bağlı özel eğitilmiş bir kolluk birimi kurulmalı. Bu özel kolluk birimi yerel polisten her türlü yardımı alabilmeli.” Av. Baran Doğan

“Mağdurun içinde bulunduğu psikolojik şok nedeniyle her şeyden önce bir yakınına ulaşması da muhtemeldir. Bu durumda mağdur yakını olabildiğince soğukkanlı olarak emniyet birimleri ile irtibata geçmeli.” Av. Tuğsan Yılmaz

“İster bir yetişkine isterse çocuğa karşı işlenmiş olsun, hiçbir cinsel suça hükmün açıklanmasının geri bırakılması, ertelenmesi ve takdiri indirimi uygulanamamalı.” Av. Alper Sarıca

“Tanık kişinin ifade vermesi hayatından yalnızca birkaç saat götürürken, vermemesi bir çocuğun her gün ölümden daha kötü bir gerçeğe uyanmasına neden olabileceği unutulmamalı.” Av. Ozan Kayahan

“Bazen kapsamlı araştırma yapılmadığından ya da suç geç ihbar edildiğinden vücut muayenesi ve olay yeri incelemesinde delil elde edilemiyor. Tanık da yoksa fotoğraf, video kaydı ve ses kaydı gibi başka tür deliller aranır. Onlar da yoksa sadece mağdurun beyanı, adli tıp raporu ve alınacak uzman raporu delil olarak kullanılmalı.” Av. İlker Atamer

 

SEN NE DÜŞÜNÜYORSUN?
YORUM YAZ