Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Dünya Mısır’da ‘Önleyici demokrasi!’ | Dış Haberler

        HABERTURK.COM Yazarı Ceyda KARAN yazdı...

        Mısır’ı 30 yıldır yöneten Hüsnü Mübarek’in zamanı daralıyor. Lakin Arap alemini sallayan Mısırlılar, kafi düzeyde ısrarcı davranamazlar, liderleri zayıflık sergilemeye devam ederlerse, Mübarek rejiminin yerine kurulması kuvvetle muhtemel ‘demokrasi makyajlı vesayet rejiminin’ ayak sesleri işitilmekte… Bilgi Üniversitesi’nden yakın dostum ve hızlı twittercı Hale Akay geçen hafta olup bitenler için ironik bir ifade kullandı: ‘Pre-emptive democracy!’ (önleyici demokrasi). Esin kaynağı malum: Bush yönetimi döneminde neocon’ların dillerinden düşürmedikleri ‘pre-emptive strike’ (önleyici saldırı) mefhumu. Mısır’da yaşananlara bakınca doğrusu hiç de fena bir adlandırma değil!

        ORDUNUN ‘SABRININ SINIRI’

        Geçen hafta bu devrimci isyanda gelinen noktaya dair analizi, ‘Mübarek’in çetin ceviz çıktığı’ ve Mısır ordusunun da bağrından kopup gelmiş liderine ‘onurlu bir çıkış yolu arayacağı’ tespitiyle bırakmıştık… Mübarek’in halkın da, Obama’nın da ‘sabrını taşırdığını’; iktidarı bırakmasını ise ‘ordunun sabrının sınırının belirleyeceğini’ söylemiştik. Mısır’daki devrimci isyan tam da bu minvalde devam etmekte…..

        ÇEKİP GİTMESİNİ ANAN KALMADI

        Mısır’da ordu, istihbarat ve iktidardaki Ulusal Demokratik Parti’den oluşan ‘derin devlet’, Mübarek’in salı akşamı devlet televizyonuna çıkıp eylüldeki başkanlık seçiminde yeniden aday olmayacağını ilk kez açıklaması dışında şu ana kadar kitlelere elle tutulur bir taviz vermiş değil. Muhalefetin temel talebi Mübarek’in istifası ve hatta ülkeden çekip gitmesiyken, Mısır lideri, “Ben bu topraklarda doğdum, bu ülke için savaştım, bu topraklarda öleceğim” diyerek meydan okudu. Bugün muhalefet liderlerinden hiç birisi Mübürek’in tıpkı Tunus’un Suudi Arabistan’a kaçmış devrik diktatörü Zeynel Abidin Bin Ali gibi ülkeden gitmesini anmıyor. Başlangıçtaki iddialı çıkışının altını dolduramamış görünen Ulusal Değişim Hareketi’nin lideri Muhammed Baradey, en son Mübarek’in istifasının kafi olduğu, ülkeden gitmesine de gerek olmadığını söyledi. İhvan da salt istifada ısrarcı. Herkes büyük olasılıkla zaten sağlığı bozuk olan 82 yaşındaki Mübarek’in tedavi gerekçesiyle kısa süre önce ameliyat olduğu Almanya’ya gitmesini bekliyor. Elbette asıl sorun gitmesinden ziyade hangi titrle gideceğinde ve daha mühimi geride nasıl bir rejim kalacağında…

        ‘DERİN DEVLET’TE MANEVRA TÜKENMEZ

        Gelinen noktada asıl taşları döşeyen Mısır derin devleti ve onun en mühim unsuru olan ordu. Mısır ordusu bir yandan protestocu halk kitleleriyle karşı karşıya gelmemeye imtina ederken, rejimin diğer unsurları muhalefeti böl/yönet taktiğiyle zayıflatıp, Tahrir Meydanı’ndaki kitleyi zaman içinde dağıtmaya soyunmuş durumda. Geçen Perşembe ve Cuma ironik biçimde ‘Mübarek yanlıları’ adı verilen ve Ulusal Demokratik Partis’nden milyarderlerin üç beş kuruş atarak silahlandırdığı milis güçlerinin estirdiği şiddete ordunun önce seyirci kalıp, daha sonra müdahale etmesi bundan. Mısır ordusu gücünü sürdürme, krizden çıkışta bulunacak formülde daha fazla belirleyici olma temelli bir taktik güdüyor. Elbette Mübarek’in 30 yıl sonra ilk kez devlet başkanlığına atadığı eski istihbarat şefi Ömer Süleyman da başrolü oynamakta.

        MUHALEFETLE ‘KEDİ-FARE’ OYUNU

        Süleyman hafta sonunda bir kısım muhalefetle görüştü. Biraz da gizliden gizliye. Zira muhalefet daha önce ‘Mübarek gitmeden müzakere yok’ tavrını takınmışken, cuma akşamüzeri Tahrir Meydanı’nda yine silahlar konuşurken Vefd partisi ‘Silahlar konuştuğundan görüşmeden çekildik’ buyurdu! Böylece kimlerin görüştüğünü bir parça anlayabildik. Pazar günü daha mühim bir ilk yaşandı. Süleyman, İhvan’ın da ilk kez yer aldığı bir grupla görüştü. Mübarek’in zaten geçit verdiği yasal muhalefetten Laik Vafd ve Tagammu’nun yanı sıra gençlik örgütlerinin temsilcileri ve milyarder Naguib Saviris heyette yer alırken, Baradey yoktu.

        ORDU’NUN ROLÜNDE ‘HERKES MUTABIK’

        Elbette pazarlıkların iç yüzünü tam bilmiyoruz. Lakin devlet televizyonu görüşme sonrası tarafların anayasa değişikliklerini gerçekleştirecek böylelikle serbest seçimlerin önünü açacak yargıdan ve bazı siyasi figürlerden oluşacak bir komite kurulmasında uzlaşıldığını iddia ediverdi. Süleyman’ın ofisinden yapılan açıklama ise rejimin kolay kolay burnundan kıl aldırmayacağına işaretti. Mübarek’in istifasını dahi anmayan, hatta televizyon konuşmasındaki vaadlerine atıf yapan açıklamada, ‘vatansever’ diye anılan bütün katılımcıların ordunun bu süreçte oynadığı rolü memnuniyetle karşıladığı ve böylesine hassas bir dönemde ordunun bu rolünü sürdürmesini istediği vurgusu dikkat çekiciydi.

        İHVAN’IN POZİSYONU

        Elbette ortada henüz uzlaşma yok. Zaten kitlelerin isyanına çok geç katılan lakin herkes parmakla onları işaret ettiğinden tedirgin duran İhvan, bu görüşmenin olmasından bile rahatsız olmuş tabanını teskin çabasında. İhvan’ın önde gelenlerinden Abdül Muneym Abul Fotuh, toplantıyı ‘zemin yoklama’ diye niteleyip, “Bir ciddiyet göremedik. Hükümet temel talepleri karşılamakta yetersiz” dedi. İhvan’ın talepleri ortada: Mübarek’in acilen istifası, 30 yıldır süren olağanüstü halin kaldırılması, siyasi katılımı sıfırlayan yasaklarla bezeli anayasa uyarınca kasım/aralıkta yapılan seçimle oluşmuş meclisin fesh edilmesi ve tüm siyasi tutukluların bırakılması.

        BARADEY: SORUN SÜRECİ ORDUNUN İDARE ETMESİ

        Toplantıya davet dahi edilmeyen Baradey ise şaşkındı. Ortada büyük karmaşa olduğunu belirtip, “Şu aşamada kim kiminle görüşüyor bu bile bilinmiyor” diye yakındı, görüşmelerin Süleyman tarafından yürütülmesini eleştirip, “Süreç ordu tarafından idare ediliyor. Sorunun bir parçası da bu” çıkışı yaptı.

        Öyle ya da böyle rejimle muhalefet arasında diyalog süreci başlatıldı. Ancak son 10 yıldır CIA ve İsrail istihbaratıyla dirsek teması içinde pek çok meselede arabuluculuk yapmış kurt istihbaratçı ve siyasetçi Süleyman’ın zaten bölünmüş haldeki muhalefet liderlerini tufaya düşürmesi hiç de zor değil.

        KİTLELER TELKİNLERİ UYUP EVE DÖNERSE…

        Aslında muhalefetin de talepleri Süleyman’ın açıklamasındaki unsurları içerse de sorun bunun nasıl yapılacağında. Ve muhalefetin işi çok zor. Ellerindeki tek silah Tahrir’deki kitleler. Oysa rejim Tahrir’deki ahaliye ‘evinize dönün, normalleşme olmazsa ekonomi sarsılır’ diye itekliyor. Dolayısıyla iş uzarsa ‘demokrasi makyajının’ muhalefetin yüzüne gözüne bulaşma olasılığı yüksek.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ