Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Gündem Medya Habertürk TV Habertürk TV’nin yeni programı “Kime Göre Neye Göre?”de özgürlük konuşuldu

        Ceren Akdağ Şahin'in moderatörlüğünde Cemil İpekçi, Cem Mumcu, Pelin Batu, Esra Elönü ve Günseli Kato'nun katıldığı program, renkli tartışmalara sahne oldu

        Kime Göre Neye Göre’de bu hafta ifade özgürlüğünden inanç özgürlüğüne, cinsel tercih özgürlüğünden seçme ve seçilme özgürlüğüne tüm alt başlıklarıyla “özgürlük” konusu masaya yatırıldı.

        Programın moderatörü Ceren Akdağ Şahin “Özgürlük yük olabilir mi, fazlası boğabilir mi? Özgürlüğün sınırları çizilebilir mi? Otorite, düzenin devamı için gerekli mi? İnsan “Hayır” diyemediği şeyin kölesi olabilir mi?” diye sordu, yorumcular Cemil İpekçi, Cem Mumcu, Pelin Batu, Günseli Kato ve Esra Elönü ‘kendilerine göre’ yorumladı.

        İPEKÇİ: "BABAMDAN İLK TOKADIMI 35 YAŞINDA YEDİM"

        Cemil İpekçi: "Özgür doğdum, özgür yaşıyorum. Bizim ailemizde yasaklar yoktu ama yalan söylemem yasaktı. Babamdan ilk kez 35 yaşında bu yüzden tokat yedim"

        ELÖNÜ: "EN BÜYÜK DEMOKRAT ALLAH'TIR"

        Esra Elönü: "Kişi, dinle özgürleşir. En büyük demokrat Allah'tır."

        KATO: "GERÇEK SOYADIM KATO DEĞİL, ÖZGÜR"

        Günseli Kato: "İlk kez burada açıklıyorum, benim gerçek soyadım Kato değil, Özgür. Ama ben kendimi hiçbir zaman, hiçbir ülkede, ne Japonya'da, ne Türkiye'de özgür hissetmedim. Bana Paris'te de, Japonya'da da, Londra'da da garip bakıyorlar."

        İPEKÇİ: "BAŞÖRTÜLÜ OLSAYDIM, BAŞÖRTÜSÜNÜ KULLANANLARA SAVAŞ AÇARDIM"

        Esra Elönü: "Başörtüsü meselesini hep bağıra çağıra konuşuyoruz, hiç özgürlük platformunda konuşamıyoruz."

        Cemil İpekçi: "Başörtüsüne karşı değilim ama bugün ideolojik bir hale geldiğini yadsıyamayız. Ben başörtülü olsaydım, başörtüsünü kullananlarla savaşırdım."

        KATO: "JAPONYA, TÜRKLÜĞÜMLE ÖVÜNDÜĞÜM TEK ÜLKEDİR"

        Günseli Kato: "Japonya demokratik gözükse de kuralları olan bir ülke. Ben orada 20 seneye yakın tutsaklığa tutuldum. Tutsaklık da yaratıcılığı körükleyen bir durum. O tutsaklık içinde nasıl bir özgürlük sağlarım diye düşündüm. Sanatı ve sanatçıyı körükleyen tutsaklıktır. Orada Türk olarak yaşamadım, Japon olarak yaşadım. Ama Japonya, Türklüğümle övündüğüm tek ülkedir. Osmanlı, Türk dediniz mi bütün kapılar açılır"

        BATU: "FRANSA, YAŞADIĞIM EN ÖZGÜR ÜLKE"

        Pelin Batu: "Fransa'da bir günde 5 greve denk geldim, kendimi en özgür hissettiğim ülke Fransa. BDP eşcinsellerin evlenme haklarıyla ilgili önerge vermiş. Ait olmadığınız bir grup için savaşırsanız bir yere gelirsiniz. Her şeyi devletten beklemek çok absürd."

        MUMCU: "SOKAKTA GÜZEL BİR KADIN GÖRÜNCE DOKUNASIM GELEBİLİR"

        Cem Mumcu: "Sokakta güzel bir kadın görünce dokunasım gelebilir. Bu özgürlüğü üst benlikler, id kısıtlıyor. İd ve süper ego her zaman çatışma halindedir. Süper ego kuralları, yasaları hatırlatır. Anti sosyallerde süper ego yoktur, gider dokunur. Ben ne yaparım? Yapmam ama aklımdan geçer. Çözüm üretmem de gerekli. O zaman süper egom izin verdiği müddetçe dokunmak istediğim kadınla nişanlanırım ya da evlenirim. Süper ego özgürlüğü alır gider. Bu ülkede, birisini suçlu hissettirmek kadar güçlü bir silah yoktur."

        İPEKÇİ: "CİNSEL ÖZGÜRLÜKLER DOĞUŞTAN KAYBOLUYOR"

        Cemil İpekçi: "Erkekler de kadınlar da daha doğuştan cinsel özgürlüklerini kaybediyorlar. Oğlu olur olmaz ilk çıplak resim çekiliyor. Çocuk bunu algılayarak büyüyünce kendisini bir organ zannediyor. Libidosu buna müsait değilse baskı oluyor. Kadın da doğum yaptıktan sonra annelik vasfı öne çıkınca, erkek bu kez komşu kadına bakmaya başlıyor."

        ELÖNÜ: "MAVİ SAÇLA BAŞÖRTÜM ARASINDA HİÇBİR FARK YOK"

        Esra Elönü: "Özgürlük, toplumun tahammül sınırlarıyla doğru orantılı. Çıplak dolaşmak istesem yapamam. Toplum benim bu takılarıma bile alışamadı. Günseli'nin mavi saçıyla benim başörtüm arasında hiçbir fark yok."

        ELÖNÜ: "BAŞIMI AÇMAYI DÜŞÜNMEDİM AMA DÜŞÜNEBİLİRİM"

        "BENİ SADECE TOPLUM DEĞİL AİLEM DE KABUL ETMİYOR"

        Esra Elönü: "10 yaşında kapandım, örtünmenin ne demek olduğunu bilmiyordum. Ama 10 yaşındaki hiçbir çocuk "Beni kapatın" demez. Ama ailemi bu konuda suçlayamam. Toplum beni bu halimle kabul etmiyor ama ailem kabul ediyor mu sanıyorsunuz?Ailemin da tahammül sınırlarını zorluyorum. Beni dindar yapan şey başörtüm değil. Çıkarmayı düşünmedim ama düşünebilirim de."

        İPEKÇİ: "KİMSE BENDEN EŞCİNSEL EVLİLİKLERİ SAVUNMAMI BEKLEMESİN"

        Cemil İpekçi: "Eşcinsellik doğuştandır, tercih değildir. Türkiye'de eşcinseller mızmızlanmamalı, çoğu hayatını istediği gibi yaşıyor. İnsan hakları yok ki, eşcinsel hakları olsun! İki erkek neden evleniyor onu da anlamıyorum.Kimse benden eşcinsel evlilikleri savunmamı beklemesin."

        ELÖNÜ: "EŞCİNSEL EVLİLİK BANA GÖRE SAPIKLIK"

        Esra Elönü: Toplumun tahammül noktaları var. Eşcinsellere önyargım yok ama eşcinselliği evlilikle bağdaştırmaya çalışmak bana göre sapıklık. Obama'nın açıklamasını da BDP'nin yaptığını da bu kapsamda değerlendiriyorum."

        İPEKÇİ: "BU ÜLKEDE NE SÜNNİLER, NE ALEVİLER KİMSE ÖZGÜR DEĞİL"

        Cemil İpekçi: "Atatürk'ü ve Hz. Muhammed'i kullananları evimden içeri dahi sokmak istemiyorum. Onların arkasına sığınarak korkaklıklarını gizliyorlar. Ne Sünniler, ne Hanefiler, ne Bektaşiler... Bu ülkede hiçbiri hür değil. Ülkede olmayan bir şeyi konuşuyoruz bu akşam."

        MUMCU: "AŞKIN BU KADAR AZ OLDUĞU BİR DÖNEM YAŞAMADIK"

        Cem Mumcu: Aşkın bu kadar az olduğu bir dönem yaşamadık. Kadınlar aşk istemekten, ertesi gün telefon beklemekten korkar oldular. İnsanların aşkla ilişkin dertleri var. Cinsel anlamda özgürleştik, aşktan da uzaklaştık. Eziğim ve öyle kalacağım. Ezik merhamet gösterir, insanları aşağılamaz. Cool olmayan kişidir. Şu anda özgürlük adı altında bir duygusuzluk, hoyratlık, cool'luk rüzgarı esiyor.Bütün bunlar özgürlük adına yapılıyor"

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ