- Merhaba futbol! Her futbol sezonu öncesinde artık geleneksel hale gelen 'Merhaba Futbol' yazımı bu kez biraz öne aldım. Bunun nedeni de sürekli olarak kulüplerin batacağını söyleyenlere karşı 'karamsar papağan' metaforunu kullanarak, "Hani Türk futbolu batıyordu" başlığıyla geçen hafta yayınlanan yazıma... 10 yıl önceDEVAMI
- Hani Türk futbolu batıyordu? Fenerbahçe'nin içlerinde Van Persie, Nani gibi dünya yıldızlarını renklerine katması, Galatasaray'ın şampiyon kadrosunun üzerine Podolski'yi transfer etmesi, Beşiktaş'ta tekrar Q7'nin gelişi, Mario Gomez'in ayak sesleri, Antalya'nın Eto'o ile anlaşması derken transfer borsasının en renkli... 10 yıl önceDEVAMI
- İddaa oyunu ve korsan bahis Sporun içerisinde olan herkes bir şekilde İddaa oyunu ile karşılaşır. Kimileri bu oyunu oynarken, birçoğumuzda spor sahalarında sponsor desteği ile mutlaka İddaa'nın reklam panoları ile karşılaşırız... Peki bu İddaa oyununun arkasında kimler var, Türk sporuna yarattıkları değer nedir? İddaa... 10 yıl önceDEVAMI
- Tenisin Las Vegas'ı Las Vegas'ın kuruluş öyküsünü iyi kötü hepimiz biliriz. ABD'nin Mojave Çölü üzerinde kurulu, kumar ve eğlence yerleriyle bilinen bir kent. Amerikalı gangster olan Bugsy Siegel burayı şehrin nüfusunu ve ekonomisini bugünkü seviyesine çıkaran kişi olmuştur. Siegel, bunu yaparken kumarı kullanmıştır.... 10 yıl önceDEVAMI
- Hasan Doğan, yazgı ve 'sessiz çığlık' BAZI insanların yazgısı, büyük ve unutulmaz işler yapmak üzere yazılmıştır. Bundan 7 yıl önce vefat eden rahmetli Hasan Doğan kısa süre TFF Başkanlığı yapmasına karşın toplumun tüm kesimlerinde çok ama çok sevildi. Belki de ülkemizde hiçbir spor adamı hem görevi sırasında hem de vefatının... 10 yıl önceDEVAMI
- Federer Türkiye'de doğsaydı! Sevgili okurlarım, son 2 haftadır 'Komünizm Amerika'da, Federer Türkiye'de doğsaydı' başlığıyla analiz yazıları kaleme alırken sanki Federer'in ruhunu da çağırmış oldum. Bu hafta bir dostumun aracılığıyla Roger Federer'in kuaförü Fahri Yunuslar'la tanıştım. Onu çocukluğundan beri tanıyan Fahri... 10 yıl önceDEVAMI
- Komünizm Amerika'da, Federer Türkiye'de doğsaydı (2) GEÇEN haftaki yazımın içeriğini yıllar önce Barcelona ve G.Saray'da teknik direktörlük görevleri de yapan Hollandalı Rijkaard'ın tek cümlelik nefis tanımlamasıyla özetlemek istiyorum: Türkiye'de her şey var, hiçbir şey yok... Rijkaard bunu her ne kadar Türk futbolu için söylese de eminim ki... 10 yıl önceDEVAMI
- Türk sporu dama çıkabilecek mi? Mevlana'nın çok güzel bir sözü var: Yüz ayak merdivenin iki basamağı noksan olsa dama çıkmak istemeyen çıkamaz! Mevlana'nın bu sözünü; Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç'ın "Spor tarihinin en büyük yatırımı yapıldı, 13 yılda devrim yaptık" manşetiyle Sabah Gazetesi'nde yayınlanan... 11 yıl önceDEVAMI
- Türk sporuna radar lazım KİTAPLIĞIMDA müstesna bir yere sahip rahmetli Bülent Ecevit'in "Elele Büyüttük Sevgiyi" kitabında benim en çok dikkatimi çeken 'radar' ile 'ışıldak' arasındaki farkı anlatmasıydı. Zaman zaman bu farkı yazılarımda da kullanırım. Türk sporunun Olimpiyat sürecini analiz ederken, sıklıkla... 11 yıl önceDEVAMI
- Mehmet Atalay CUMHURİYET tarihinin en uzun süreli Gençlik ve Spor Genel Müdürü olarak görev yapan Mehmet Atalay'ın kalp krizi geçirmesi beni derinden etkiledi. Kısa sürede iyileşmesini diliyorum. Yıllar içinde yolumuzun birçok kez kesiştiği Atalay'ı spor kamuoyunun çok çabuk unuttuğunu görüyorum. Görevde ... 11 yıl önceDEVAMI
- "Sesi Görenler" yola devam GELİN biraz duygudaşlık yapalım. Gözlerimizi sadece 20 saniye kadar kapatalım ve bulunduğumuz yerden başka yere doğru yürümeye çalışalım. Daha önce bildiğimiz yerlerden geçerken bile zorlanıyoruz değil mi? Üstüne bir de gözleriniz kapalı, çıngıraklı bir topun sesinin peşinden gidip vurmaya... 11 yıl önceDEVAMI
- Çankırı'nın boksör kızları Simyacının yazarı ve Habertürk'ün Pazar eki yazarı Paulo Coelho'nun güzel bir sözü var: "Hayatı ilginç kılan; hayallerin gerçekleşme ihtimalidir." Çankırı'daki öykümüz şöyle başlıyor: Muhafazakar bir şehirde kızların boks yapmasına ne aileleri, ne de çevre sıcak bakmıyordu. Buna rağmen... 11 yıl önceDEVAMI
- Olimpiyat serüveni BU köşede ülkemizin olimpiyatlarda mutlaka başarılı olması gerektiğini anlatıp duruyorum. Bunun için dünyadan başarıya ulaştıran örnekleri sıralıyor, spor politikalarından, kurumsal değişime, sponsorluk ilişkilerinden "nasıl bir tesisleşme"ye kadar bir sürü konuda yüzlerce cümle aktarıyorum.... 11 yıl önceDEVAMI
- Olimpiyatlar için planlama gerekir Geçen hafta başladığım olimpiyat yazılarıma devam ediyorum. Dünyanın en büyük organizasyonuna nasıl hazırlanıyoruz? Şunun şurasında 2016 Yaz Olimpiyatları'na sadece 18 ay kaldı. Bizim gibi bir sonraki haftayı bile planlamayan ülkeler için uzun ama uzun vadeli planlar yapan ülkeler için de... 11 yıl önceDEVAMI
- Psikolojik köpük YILLAR önce yine Fenerbahçe ile Trabzonspor rekabetinin yoğun olduğu dönemlerde "psikolojik köpük"ten bahsetmiştim. Son maçtan önce yaşanan demeç düelloları arasına bu kez Başkan İbrahim Hacıosmanoğlu'nun maçın hakemi Bülent Yıldırım'ı araması olayıyla karşılaştık. Hatta Başkan daha da ileri... 11 yıl önceDEVAMI
- Tek dünya tek spor (2) Yeni yılın ilk yazılarından birisini engelli sporunun dünyadaki gelişmelerine ayırmış ve yazımın sonunu şöyle bitirmiştim: "Engelli sporunda zirveye çıkabilmek için merdivenin eksik kalan basamağını tamamlamalıyız." Buradaki çıkış noktam; Birleşmiş Milletler'in engellileri "entegre etmek" yerine,... 11 yıl önceDEVAMI
- Ölçemediğini yönetemezsin! "HENRY Kissinger meşhur 'Diplomasi' kitabında şöyle diyor: "Entellektüeller uluslararası sistemlerin çalışmasını analiz ederler; devlet adamları ise, bu sistemleri kuran kişilerdir. Analist hangi sorunu inceleyeceğini kendisi seçebilir; devlet adamı ise sorunları önünde bulur. Analist üzerine... 11 yıl önceDEVAMI
- Tek Dünya tek spor AVRUPA'NIN bir çok ülkesinde 50 yıl önce başlayan engelli sporu ülkemizde de son 20 yılda boy attı. Başta Perihan Savaş ve Yavuz Kocaömer'in çabaları ile bugün her ne kadar haklı veya haksız eleştirilse de Spor Teşkilatı'nın aktardığı kaynaklarla bugünlere kadar geldi. Tek bir çatı altında ... 11 yıl önceDEVAMI
- Polat, G.Saray'da devrimi başlatmalı Yılın ilk yazısında kelimenin tam anlamıyla yılların eskitemediği bir dostluğun üzerinde durmak isterim. Adnan Polat ile 1997 yılında dönemin Başbakanı Mesut Yılmaz ile Kazakistan'a yaptığımız seyahatte tanıştık. O günden bu yana dostluğumuz artarak devam etti. Kimi zaman görevlerimizde,... 11 yıl önceDEVAMI
- Vesayet G.Saray'ı hiçliğe sürüklüyor İnan Kıraç'ın son 4 yılda Galatasaray'ın içine düştüğü durumu geçmiş dönem Başkanlarına ve özellikle de Adnan Polat üzerinde eleştirilerini yoğunlaştırması üzerine bir hafta boyunca karşılıklı demeç düelloları yaşadık. Kıraç'ın eleştirilerini daha çok liseli olmayan Başkanlara yöneltmesi ... 11 yıl önceDEVAMI