Türk Rock Antolojisi konseri öncesi provadan sesler
Piyanist ve besteci Tuluğ Tırpan'ın direktörlüğünü üstlendiği, Can Bonomo ve Fatma Turgut'un solistliğini yapacağı Türk Rock Antolojisi konseri önümüzdeki cuma seyirciyle buluşacak... Konser öncesi Sertab Erener'le birlikte provalara katıldık
Ece ULUSUM / HT CUMARTESİ
Cihangir’de tanıdık bir şarkı sesi yükseliyor: “Ben mekânımı çoktan seçmişim, ne ev sahibi, ne pul, ne senet, ne suyun derdi, ne de elektrik. Ben artık parkta yatıyorum, ben artık parkta yaşıyorum!” O bitiyor Pentagram’dan “Şeytan Bunun Neresinde”, hemen sonra MFÖ’den “Yalnızlar Garı”... Sesi takip edip stüdyoya girdim, mikrofon Fatma Turgut ve Can Bonomo’nun elinde, hemen yanlarında piyanist ve besteci Tuluğ Tırpan. Saatlerdir prova yapıyorlar ama enerjileri hiç bitmiyor. Arada kahve takviyesini ihmal etmiyorlar ama... Destek büyük, stüdyonun bir köşesinde Sertab Erener şarkıları dinleyip eşlik ediyor. Bonomo her zaman ki muzırlıklarıyla ortamın neşesi, Turgut da bolca selfie çekiyor... Bu provalar, 20 Mart Cuma saat 20.00’de İş Sanat’ta gerçekleşecek Türk Rock Antolojisi konseri için. Tırpan’ın müzik direktörlüğünde hayata geçirilen proje, Murat Beşer’in sunumu ve Güven Erkin Erkal’ın rock tarihi arşivinden seçtiği görsellerle dinleyicileri geçmişten günümüze keyifli bir yolculuğa çıkaracak. Ama şimdiden kötü haberi verelim, biletler tükendi! İyi haberse konser öncesi provalara konuk olduk, eğlenceli bir sohbet gerçekleştirdik.
Projenin çıkış noktası nedir? Geçmişe özlem mi yoksa nostaljiye ilginin artması mı?
Tuluğ Tırpan: Bu uzun zamandır yapmayı düşündüğüm bir proje. Müzik insanları, 70’lerde çok zor şartlarda iyi müzik üretmiş. Ambargolu dönemlerde hangi gitarı, amfiyi buluyorsun? Buldun nasıl kaydediyorsun? Üstelik 70’lerdeki şarkıların hepsi önemli toplumsal olaylardan etkilenmiş. Bu müzikleri üretenlerin bir kısmı vefat etmiş, bir kısmı göçmüş, bir kısmı da müziğe küsmüş. Dünyaca ünlü efsane rock müzisyenleri sırtlarını kendi ülkelerinin geleneklerine dayar. En güzel örnekleri de bir sonraki jenerasyona kalır. Ben de böyle anımsatıcı ve güzel bir işe önayak olmak istedim. İş Sanat ile bambaşka bir proje için bir araya gelecektik ki sohbet esnasında bu fikrimi söyledim ve şimdi gerçekleştiriyoruz. Herkes çok sahiplendi bu projeyi.
Bu antolojideki parçalara nasıl karar verdiniz? Bir kriter var mıydı?
T.T.: Söz ettiğimiz dönemin repertuvarını çok iyi tanıyan sevgili Murat Beşer’i aradım. Koleksiyonunu getirdi ve dönemin ruhunu hissettiren parçaları seçtik. Özellikle de artık müzik yapmayan ya da dağılmış grupların şarkılarını seçmek istedik.
Şarkıların orijinal hallerine sadık mı kalacaksınız? Yoksa bir cover söz konusu mu?
T.T.: Cover değil ama bazı parçalarda değişiklik var. Ne kadar sadık kalırsak kalalım, onların elinde olmayan teknolojileri kullandığımız için daha farklı oluyor elbette. Ama özünden uzaklaşmıyoruz.
Geçen yaz Elijah Wood DJ’lik performansı gerçekleştirmek için Türkiye’ye gelip 70-80’ler Türk rock müziğinden inanılmaz bir seçki çalmıştı. Avrupa’daki rock kulüplerde de sürekli karşımıza çıkıyor.
T.T.: Evet! Avrupa’da çoğu kulüpte Türk saykodelik rock müziği çalıyor. Normal. Ortaya samimi bir iş çıktığında bu birçok kişiye ulaşıyor. Sözlerini anlamasa da çabayı anlıyor. Biz daha tam uyanamadık sanırım. n Projede sizi ne heyecanlandırdı? Bu sizin için ekstra enerji gerektiren bir iş sonuçta.
C.B.: İlk nedenim böyle değerli bir antolojinin toplanması oldu. İkinci nedenimse Tuluğ Abi ile tanışmak istememdi.
F.T.: Tuluğ bir işin içinde olduğu zaman asla hayır diyemiyorum!
‘BİRAZ DAHA MÜZİSYEN OLACAĞIZ’
Güçlü isimlerin seslendirdiği çok iyi bilinen parçaları seslendirmek çok da kolay olmamalı. Hata kaldırmayacaktır.
C.B.: (Başını kaşıyarak kısık bir sesle...) Öyle ama provaların daha çok başındayız. (Gülüşmeler.) Benim baştan sona hiç hâkim olmadığım bir repertuvar bu. İşe dahil olduğum andan beri şarkıları dinleyip duruyorum, konsere kadar da dinleyeceğim. Elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışacağız. Çok büyük isimler var, Edip Akbayram, Cem Karaca ve daha niceleri... Bu nedenle hem ürkütücü hem de heyecan verici. Ama sahneden indiğimiz zaman biraz daha müzisyen olacağız.
F.T.: Ben tembel insanlar olduğumuzu düşünüyorum. Bu iş sayesinde o tembelliğimizi kırıp yeni parçalar üzerinde çalışıp kendimizi de geliştiriyoruz.
Sizi zorlayan parçalar var mı?
C.B.: Aha Memed emmi, dehha Memed Emmi’yi Fatma çok seviyor! (Kahkahalar...)
F.T.: Yaaaa! Can şaka yapıp duruyor işte. Var zorlayan parçalar, şimdi söylemeyelim burada.
Biletler tükendi! Nedeni şarkılar mı, sizin bir arada olmanız mı?
F.T.: Evet öyleymiş gerçekten! Duyunca çok şaşırdım. Dostlarımızdan gelmek isteyenler var, gelemiyorlar.
C.B.: Hepsi kapıda kalacak. Tek nedeni müzik bence. Açıkçası ben çok izlemek isterdim bu Türk Rock Antolojisi dinletisini. Kaçıracağım, kötü oldu benim için. Turgut ve Tırpan: Aynen! (Gülüşmeler.)
T.T.: Ben şaşırmadım “İki gün üst üste yapalım” demiştim ama olmadı. Proje çok heyecanlı. Seyircinin özlediği farklı bir iş olacak, onlar da bunun farkında. Umarım hayalimizdeki gibi olur. Can Bonomo, Fatma Turgut ve Tuluğ Tırpan konser için şimdiden heyecanlı.