BİR KAÇ KELİME YAZARAK SİZE YARDIMCI OLABİLİRİZ!
haber,kaynak, etkinlik, konu, yazı vb.
LİSTELE
PAYLAŞ
Haber/makale'yi paylaşmak için aşağıdaki sosyal hesaplardan birini kullabilirsiniz!

Heykeller bulundukları memleketlere dair çok şey anlatır. Şehirlerin, meydanların orta yerlerine, şehir girişlerine, şehre tepeden bakan bir noktaya dikilen herhangi bir heykel, az çok o şehirde neye kıymet verildiğini, kimlerin oralardan geçip gittiğini anlatır. Elbette bazı heykellerin hem dikildikleri hem de yerlerinden edildikleri günlere bakmak insan ruhunu anlamak için mükemmel bir deney sahası yaratabilir. HT Pazar'dan Elif Key'in haberi...

Misal; geçtiğimiz ay BBC’ye konuşan, Saddam Hüseyin’in heykelini balyozlarla yıkan Iraklı Hasan El Jaburi’nin, ‘Acı ve utanç içinde kendime o heykeli neden yıktım diye soruyorum. Saddam gitti ama onun yerine şimdi 1000 Saddam geldi. Keşke elimde olsa da heykeli yeniden diksem. Bizi Ortaçağ’a götürdüler’ demesi kayıtlara geçiyordu. Terlikler kayıp, mazi epey geride kaldı.

KİEV MEYDANINDAKİ LENİN HEYKELİ NEREDE?

Sovyetler Birliği de tarihin hatalarını silmek için işe heykellerden, cadde, sokak ve meydan isimlerinden başladı. “Ülkede bir tane bile Lenin heykeli kalmayacak” denmesi kolaydı da Lenin’in Ukrayna’da 5 bin 500, Rusya’da 7 bin, Belarus’ta 600, Kazakistan’da 500 heykeli vardı. Hepsi gitti, ama nereye? Örneğin Kiev’deki Özgürlük Meydanı’nda duran Lenin heykeli nereye gitmişti? Dört yıl evvel meydanda çıkan olaylar sırasında göstericiler Lenin heykelini devirmiş, parçalamış, bir daha da gören olmamıştı. O olaylar sırasında yaşanan kaosa değil de ortadaki Lenin heykeline bakan ve heykele ne olduğunu merak eden iki kişi bu sorunun cevabının peşine düştü. Biri yazar Sebastien Gobert diğeri fotoğrafçı Niels Ackermann. “Looking for Lenin” adını verdikleri kitap henüz raflara geldi. Ukrayna’daki kayıp Lenin heykellerinin izini süren fotoğrafçı Niels Ackermann bu proje sırasında başlarına gelenleri ve insanların tepkilerini anlatıyor.

‘GİDİN HİTLER HEYKELLERİNİ ARAYIN’

Bu anıtların akıbeti üzerinden modern Ukrayna ile ilgili çok şeyler söylenebileceğini söyleyen Ackermann, “Sadece ‘Lenin’ kelimesine bile herkesin söyleyeceği bir sözü, bir görüşü var. Herkesin onunla bağlantılı bir hikâyesi var. Bazıları Lenin heykellerinin yıkımına katılmış. Onu özledikleri söylenemez. Bazıları ise kendi memleketlerindeki heykeller konusunda cidden nostaljikler” diyor. Zira konuştukları insanların kimisi onları feci haşlarken, kimisi de dakikalarca memnuniyetini, bir esaretten kurtulduklarını anlatıp durmuşlar. Eski bir polis olan Oleksandr Oleksievych de heykellerin kalmasını isteyenlerden. Çünkü çoğu bronz heykeller bir avuç para için satılacak, ama ülkenin tarihi silinip gidecek. Halyna adlı belediye görevlisinin derdi başka; “Siz yabancılar hepiniz aynısınız. Hayatta gerçek dertleriniz yok mu sizin? O herif (Lenin’den bahsediyor) sizi niçin bu kadar büyülüyor? O bizim için baskı demekti, milyonlarca insana eziyet etti. Biz böyle çok mutluyuz. Gidin Almanya’daki Hitler heykellerini araştırın.” İsmini vermeyen, Babushka olduğunu söyleyen yaşlı bir hanım (Babushka babaanne demek) Ackermann’la Gobert’i ülkelerini utandırmakla suçlamış: “Şimdi bunların fotoğraflarını çekip ne o Facebook mudur nedir oraya koyacaksınız. Bizimle dalga geçeceksiniz. Bu da unutulup gidecek. Gidin kendinize başka iş bulun!”

O ŞİMDİ DARTH VADER

Ukrayna’da 45 noktada bulmayı başardıkları heykellerin bazıları araba mezarlarında, bazıları ormanlara atılmış, bazıları Kırım sahillerinde denizin dibini boylamış, bir tanesi bir vitrinin epey tozlu camının arkasından caddeye bakıyor, kimisi yıkılmaya yüz tutmuş çatı katlarında saklanıyor. Bir tanesi ise Alexander Milov’a ait bir sanat projesi ve hayatına Darth Vader olarak devam ediyor. Oxford Üniversitesi araştırmacılarından Myroslava Hartmond da kitaba yazdığı önsözde çoğu heykelin vandalca yıkıldığını, insanların öfkesini Lenin heykellerinden çıkardığını anlatıyor. Ormanların içinde bazen bir Lenin heykelinin koluna, bazen burnuna, bazen karlar altında yatan bedenine rastlamak mümkün, bacakları bir yerde gövdesi başka bir yerde. Ackermann, Özgürlük Meydanı’nda yıkılan Lenin heykelinin parçalarını bulmalarının da vakit aldığını anlatıyor. O olaylı gecede kimi evine Lenin’in kulağını götürmüş, kimi burnunu. Lenin’in burnunu alan kişi Pinchuk Sanat Merkezi’ne götürüp parçayı bırakmış. Çünkü bazı insanlar da Lenin’in bir şeytandan farkı olmadığını düşündükleri için ellerini dahi sürmeyip, “Günaha girmeyelim” diyerek bir an evvel etraflarındaki Leninlerden kurtulmaya bakıyorlarmış.

KARTOPU ARKADAŞI LENİN

Öte yandan uyanıklar da mevcut. Elindeki Lenin’i paraya çevirmeyi bekleyenler var. Halihazırda hepsi devlete ait mallar kategorisinde olduğundan Lenin heykelleri satışa çıkamıyor. Ayrıca şehirlere yeni heykeller dikilecekse, “Şurda bizim bi’ Lenin olacaktı, onu eritelim ondan yapalım” cümleleri sıkça duyuluyormuş. Lenin’in hamurundan bugüne kadar bir olimpiyat sporcusunun bir şairin heykelleri yapılmış bile. Peki o devrilen heykellerin yerinde şimdi ne duruyor? Cevap: Hiçbir şey. Kaide, üzerinde altın harflerle LENİN yazıyor ama Lenin yok. Koca bir boşluk. Ackermann’a göre yetkililerde bunu yapacak para var ama sadece yerine ne koyacağına karar veremiyor. Çocukların durumu ise apayrı. Tarihten bi’haber olmak bazen nefis işe yarıyor. Etrafta nerede bir Lenin görseler tepesine toplaşan çocuklar kışın kafasına kukuleta takıp, kartopu atıp, yazın da üstünde hoplayıp zıplıyorlarmış. Lenin’in hoşuna gitmeyecek bir son sanki.

YORUM YAP 0
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ
2000
2000