ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA

Hayatın nihai sorularını düşündürmeye iten eserler sahneleyen Tiyatro 6 Unsur’un ilk prodüksiyonu “Kohelet” Caddebostan Kültür Merkezi’nde seyircisiyle buluşacak.

İsmini Aristoteles’in bir tragedyanın sahip olması gerektiğine inandığı altı unsurdan alan ‘Tiyatro 6 Unsur’, 24 Nisan ve 5 Mayıs’ta Caddebostan Kültür Merkezi’nde Kohelet” adlı oyununu saat 20:30′da  tiyatroseverlerle buluşturacak.

Ziya Meral’in yazdığı, Çetin Akcan’ın yönetip oynadığı oyunda ayrıca; İlter Akçebe, Melih Ekener ve Emel Alnady sahne alıyor.

Anadolu ve Avrupa turnesinin ardından 2010-2011 tiyatro sezonunda tekrar İstanbul’da izleyicisi ile buluşan Kohelet’in özeti şöyle:

“Profesör Doktor Ahmet YILDIRIM dünyaca tanınan bir düşünür ve yazardır. İstanbul’da saygın bir üniversitede edebiyat ve felsefe dersleri vermekte, bir gazetede köşe yazarlığı yapmakta ve her hafta kendi televizyon programında güncel konuları irdelemektedir. Yeni yazdığı bir kitap için araştırma yaparken, Kral Süleyman tarafından M.Ö.1400’lü yıllarda yazıldığına inanılan “Kohelet” adlı bir kitap ile karşılaşır. Kral Süleyman, binlerce yıl önce Ahmet’in hislerini İfade etmiş ve tüm ihtişamının içinde ‘boşların boşu, her şey boş, bomboş!’ diye ilan etmiştir.

Ahmet’in eşi Sevgi’de sessiz sessiz acı çekmektedir ve artan bir şekilde Ahmet’in artık onu sevmediğine inanmakta, tüm gelecek ümitlerini yitirmeye başlamaktadır. Tutkulu bir aşkla başlayan ve git gide soğuyan evlilikleri ve sessizleşen evleri, Sevgi’nin bir sanat kursunda tanıştığı alımlı Şirin ve kendisini yoktan var etmiş zengin bir iş adamı olan eşi Alp’in onları ziyarete gelmeleri ile sarsılır. Durmadan çalan telefonlar şok suçlamalara ve tartışmalara yol açar. Ahmet ve Sevgi en korktukları acıları ile yüzleşmek zorunda kalır ve etraflarını saran karanlığın en derinlerinde güçlü bir ışık kaynağı bulurlar.

Kohelet, Ahmet ve Sevgi’nin bir birlerine olan sevgilerini yeniden keşfetmeleri sürecinde izleyiciyi kendi kalplerinde sessiz sessiz yatan, sormaktan bile korktukları sorularla yüzleşmeye iter. Bir yazarın sorduğu gibi, “İnsan yaşamı nedir? Sonsuzluğun kalp atışında bir çarpıntı mı? Doğumla başlayan ve ölümle biten bir çığlık mı? Ne sevincin, ne sevginin, ne ışığın, ne barışın ne de bir kesinliğin olduğu misafirperverlikten uzak bir kıyıda geçen kısa ve fırtınalı bir yolculuk mu? Ya da.. Yoksa, bunun ötesinde bir şey mi?”


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
Kalan karakter : 2000