Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Kültür-Sanat 'Türkler Atatürk'ü oynamamı istemez'

        GAZETE HABERTÜRK / MEHMET ÇALIŞKAN

        Ali Özgentürk’ün yeni filmi “Görünmeyen”, 2010 İstanbul Kültür Başkenti kapsamında çekilen 54 filmden biri. Film, ünlü Macar besteci Bela Bartok’un Türkiye’ye yıllar önce yaptığı ziyareti anlatıyor. “Görünmeyen”de Bela Bartok’u canlandıran Alman oyuncu Udo Kier, oldukça benzediği Atatürk’ü bir filmde canlandırmayı istediğini ama Atatürk’ü canlandırmasının mümkün olmadığını, Türkler’in buna rıza göstermeyeceğini söylüyor.

        İkinci Dünya Savaşı sırasında doğduktan birkaç saat sonra bombalanan bir hastaneden sağ kurtulduğunuzu öğrenmeniz sizde nasıl duygular yarattı?

        Aklımın erdiği günlerde annemin bana bu olayı anlatmasıyla ne olursa olsun canlı olan her varlığı yaşatmak için çalışacağıma dair kendi kendime söz verdim. Şimdilerde en büyük merakım bitkileri yaşatmak. Amerika’da bir çiftlik satın aldım. Orada çiçekten ağaca kadar her türlü bitkiyi yetiştiriyorum.

        Oyuncuların dünyanın şekillenmesinde ne ölçüde etkisi olduğunu düşünüyorsunuz?

        Hiç olmadığını düşünüyorum. Olması da gerekmez. Filmlerin bir şekilde dünyanın şekillenmesinde etkisi olabilir. O filmler de propaganda filmleridir.

        “Görünmeyen”in sizde bıraktığı etkiden söz edebilir misiniz?

        Türkiye’yi ve doğal güzelliklerini bir kez daha görmem açısından hayatımda önemli bir etki bıraktığını söyleyebilirim. Özellikle filmin çekildiği İzmir ve çevresinin doğal güzellikleri beni derinden etkiledi. Filmin bende bıraktığı etki ise “iyi insanlarla, iyi bir senaryoyu hayata geçirdik” şeklinde özetlenebilir.

        Filmin kariyerinizde nasıl bir yeri olacağını umuyorsunuz?

        Son iki yılda dünyanın çeşitli ülkelerinde 6 film çektim. Hangisinin kariyerimde önemli bir yere sahip olacağını bilemem. Bugüne kadar yaklaşık 200 filmde rol aldım. Bu filmlerin 100’ü izlenmeyecek kadar kötü. 50’si fena değil, diğer 50’sinin ise mutlaka izlenmesi gerekir. Sonuç olarak çok kötü filmlerde de yer aldım, Oscar’a gitmiş filmlerde de. “Görünmeyen”in hangi kategoride yer alacağı, kariyerimdeki yeri, ileriki yıllarda belli olacak. Hiçbir film hayatımı değiştirmedi. Sadece banka hesabımdaki rakamları değiştirdi. Benim dileğim mutlaka izlenmesi gereken filmler arasında yer alması. Çekilen bütün filmler iyi olsaydı o zaman film izlemekten başka bir iş yapamaz olurduk.

        “Görünmeyen” için gelen teklifte cazip olan neydi?

        Her şeyden önce müziği çok severim. Canlandıracağım karakterin Macar besteci Bela Bartok olması, çekimlerin Türkiye’de gerçekleşecek olması “Görünmeyen” için gelen teklifi kabul etmemde önemli rol oynadı. Daha önce birkaç yıl Macaristan’da yaşadığım için Bela Bartok’a zaten bir ilgi duyuyordum. Senarist ve yönetmen Ali Özgentürk’ü de internette araştırdım. Türkiye’nin önemli sinemacılarından biri olduğunu kanısına varınca “Geliyorum” dedim.

        Birçok ülkede film çektiniz. Bunun sırrı nedir?

        Kaprissiz bir oyuncu, normal bir insanım. Çeşitli ülkelerin sinemasında yer almamın ana nedeni budur. Bunun yanı sıra iyi bir oyuncuyum ve beni seviyorlar. İyi oyuncular aynı zamanda iyi insanlardır. Kötü oyuncular ise kötü insanlardır. Bu nedenle hem iyi oyuncu hem de iyi insan olduğumu görmek, beni mutlu ediyor. Benim dikkat ettiğim konu, beni adımdan dolayı mı, yoksa iyi oyuncu ve iyi insan olduğumdan dolayı mı istemeleri. Sadece adımdan dolayı beni istemiyorlarsa, senaryoyu da beğeniyorsam teklifleri genelde kabul ediyorum.

        TÜRKLERİN MANTALİTESİNİ SEVİYORUM

        Bugüne kadar 3 Türk yönetmenle çalıştınız. Türklerin hayatınızdaki yeri nedir?

        Doğup büyüdüğüm Köln’de çok fazla Türk ile tanıştım. Türklerin beni en fazla etkileyen yanları mantaliteleri oldu. Biz Almanlar’dan çok farklı mantaliteye sahip olmaları beni oldukça etkiledi. İzlediğim ilk Türk filmi Yılmaz Güney’in “Yol”u oldu. Bu filmle de Türk sinemasının derinliğinden etkilendim. İstanbul’da 15 milyon kişiyle aynı havayı solumak da beni oldukça heyecanlandırıyor. Türklerin yaşam tarzları ve Allah’a inanç şekli etkileyici.

        Benzerliğiniz sayesinde Atatürk’ü en iyi canlandırabilecek oyunculardan biri olarak kabul görüyorsunuz. Siz Atatürk’ü canlandırmak ister misiniz?

        Atatürk’ü canlandırmayı çok isterim. Böylesine büyük bir önderi beyazperdeye taşımak benim için ayrıcalık olur. Ne var ki, bunu sadece hayallerimde gerçekleştirebilirim. Çünkü Türkler benim veya bir başka yabancı oyuncunun Atatürk’ü canlandırmasını istemez.

        Neden istemesinler?

        Ülkede çok büyük tartışmalar çıkar. Türk oyuncular varken Atatürk’ü neden bir yabancının canlandırdığı konusu aylarca sürecek bir tartışmaya neden olur. İyi biliyorum ki her Türk, Atatürk’ün bir yabancı oyuncu tarafından canlandırılmasını kabul etmez. Bunu kabul etmemeleri de doğaldır. Ben bu konuda Türkleri anlayabilirim.

        UDO KIER KİMDİR?

        İkinci Dünya Savaşı’nın son yılında Köln’de doğduğu hastanenin birkaç saat sonra bombalanmasına rağmen sağ kalmayı başaran Udo Kier, 1966’da oyunculuğa başladı. İlk filmi Road to Saint’te bir jigoloyu canlandıran Kier, bugüne kadar yaklaşık 200 filmde rol aldı. Kier, Ali Özgentürk’ten önce Fatih Akın ve Osman Sınav’la da çalıştı.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ