Hazanavicius mu, Scorsese mi?
Kerem Akça, 15 Ocak 2011 gecesi sahiplerini bulacak 69. Altın Küre Ödülleri'ni değerlendirdi
Oscar Ödülleri’nin habercisi olarak görülen Altın Küre Ödülleri, bu yıl 15 Ocak’ı 16 Ocak’a bağlayan gece saat 3’te 69. kez sahiplerini bulacak. Daha önce de söylediğimiz gibi bu sezonki ‘favori’ yoksunluğunun damga vuracağı törende şimdilik beklenen, Weinstein-Paramount çekişmesinde “Artist” ile “Hugo”nun ‘Komedi-Müzikal’ ve ‘Drama’ kategorilerindeki ‘En İyi Film’ ödülleriyle alacağı ivmeler. Onların yönetmenlerinden Altın Küre’yi kucaklayan ise Oscar yolunda hem kendisini hem de filmini bir adım öne çıkarmış olacak. Bu sebeple ödül törenini izlerken koltuklarınızda ‘Hazanavicius mu, Scorsese mi?’ sorusunun cevabını beklemenizde fayda var. Bunun dışındaki dallarda fazla çekişme gözükmezken 24 Ocak’ta Oscar adaylarının açıklanması öncesi önemli bir viraj burada dönülecek.
Hollywood Yabancı Basın Birliği’nin verdiği Altın Küre Ödülleri, her yıl ‘Oscar’ın habercisi’ görünümüyle kamuoyunu selamlar. Bu konuda bir heyecan aşılar. Eylül ayındaki Toronto Film Festivali sonrası beş aydır yaptığımız değerlendirmelerdeki ‘bu sene favori yok’ duruşu burada da hakim tabloda iz bırakacak gibi. Ancak esasen Oscar adaylarının açıklanmasından bir hafta öncesine konuşlanan törendeki yarışta, son bir aya damgasını vuran ‘Artist-Hugo’ çekişmesinin etkileri hissedilecektir. Bunun dışında bir rekabet odağı oluşması şimdilik sürpriz olur.
Yönetmen dalında Oscarlık yarış
Bu da “Savaş Atı” (“War Horse”), “Ejderha Dövmeli Kız” (“The Girl with the Dragon Tattoo”) ve “Pariah” gibi henüz yeni vizyona girip gerçek geri dönüşü almayan filmlerin ‘sönük’ bir duruşla bu duruma uzaktan bakacağını gösteriyor. Bu sene ‘Dramada En İyi Film’ dalında “Hugo”nun, ‘Komedi-Müzikalde En İyi Film’ dalında “Artist”in ödüle uzanması kesinken esas çekişme ‘En İyi Yönetmen’ kategorisinde yaşanacak gibi. Zira oyuncu dallarında bu ‘türe göre ayırma’ geleneğini harekete geçiren Altın Küre’de o dalda böyle bir duruş yok.
Bu da Michael Hazanavicius’un siyah-beyaz, sessiz ve tam ekran dokuya hakim tavizsiz yaklaşımı ile Scorsese’nin sinemanın ilk dönemini ışık oyunlarıyla perdeye aktaran yönetimindeki ‘hafif fantastik’lik arasında bir gidip gelme yaşatacak. Kanımca Scorsese’ninki daha kitlelere uygun duruşuyla ödülü alacaktır. Ancak Hazanavicius ondan daha kalıcı bir işçilik vermiş, orası da net. Burada esas önemli olan nokta ‘Amerikan Yönetmenler Birliği Ödülleri’ne (Directors Guild of America) aday olan Fincher’ın dışarıda kalması. Bu da ‘Oscar yolu’ için bir tartışmayı beraberinde getirebilir.
Oyuncu kategorilerinde fazla çekişme yok
Bunları bir kenara bırakıp diğer dallarda gezintiye çıktığımızda ise fazla çekişme göremiyoruz işin doğrusu. ‘Dramada En İyi Erkek Oyuncu’da Brad Pitt’in George Clooney tarafından zorlanması beklenebilecekken, Meryl Streep’in ‘Dramada En İyi Kadın Oyuncu’daki durumu net. ‘Komedi-Müzikalde En İyi Erkek Oyuncu’da Jean Dujardin için de aynı durum geçerli. Orada Brendan Gleeson’ın kahkaha tufanı yaratan “The Guard”daki İrlanda aksanlı polis tiplemesini de unutmayalım. Oyuncunun ödül için şansı düşük olsa da seneye damga vuran performanslardan biri sözünü ettiğimiz. ‘Komedi-Müzikalde En İyi Kadın Oyuncu’ dalında ise 2011’deki retro görüşünden nemalanan Michelle Williams’in Marilyn Monroe portresi ile Charlize Theron’un “Young Adult”taki emeği arasında bir çekişme yaşanacak gibi gözüküyor.
Yardımcı Oyuncu kategorilerinde geldiğimizde ‘Erkek Oyuncu’da Albert Brooks ‘eleştirmenler birliği’ ödüllerinde Christopher Plummer’a sağladığı 9’a 6 üstünlüğü Altın Küre ile taçlandıracağı sonucu çıkarılabilir. Yardımcı Kadın Oyuncu’da ise Jessica Chastain ile Octavia Spencer’dan birinin “Duyguların Rengi”nin (“The Help”) oyuncu kadrosu keskinliğinin en ‘bariz’ hatları olarak aradan sıyrılacakları görülebiliyor. Karakter yaratma, fiziksel dönüşüm, aksan değiştirme gibi böyle ödüllerle beklenen her türlü şeyi onlarda görmek mümkün. Zaten “Duyguların Rengi”nin bu kategorideki favoriliğinden Kasım ayından beri bahsedip duruyoruz. Bu süreçte de Jessica Chastain’in ‘eleştirmenler birliği’ ödüllerinde Spencer’a göre daha öne çıktığı görülüyor.
Senaryo, animasyon ve yabancı film
Senaryo kategorisine bakış attığımızda Alexander Payne etiketli “Senden Bana Kalan” (“The Descendants”) ile Aaron Sorkin-Steven Zaillian ikilisinin imzasını taşıyan “Kazanma Sanatı”nın (“Moneyball”) mücadelesi gözüküyor ufukta. Bu yarışa “Duyguların Rengi”nin girememesi çekişmeyi kolaylamış gibi. Bunun yanında ‘En İyi Müzik’ dalında “Ejderha Dövmeli Kız”, “Artist” ile “Hugo”nun arasındaki yarışın animasyonda “Rango” ve “Tenten’in Maceraları” gibi iki farklı tekniğin ilginç çıkarımına sıçrayacağı görülebiliyor.
Şarkı gibi Altın Küre’nin en tehlikeli kategorisinde “Duyguların Rengi”nin öne çıkması beklenirken, ‘Yabancı Dilde En İyi Film’ dalında “Bir Ayrılık” favori. O zorlanırsa bu Zhang Yimou’nun Christian Bale’li dönem filmi “The Flowers of War” sayesinde olur. Ancak kanımca “İçinde Yaşadığım Deri” (“La Piel Que Habito”, 2011) ve “Bisikletli Çocuk” (“Le Gamin au Vélo”, 2011) buradaki en kaliteli filmler.
16 Ocak tarihi Oscar konusunda da yeni gelişmelerin habercisi olabilir
Nihayetinde Oscar yarışı konusunda da bir öngörü oluşturacak yarışın bu adayların başarılı olmaması noktasında alacağı ivme merak edilebilir. Zira halen bu yılın kıstaslarında dışarıda kalıp ‘En İyi Film’ yarışına doğrudan etki edecek bir eser çıkma olasılığı var. Weinstein’in atı “Artist”, Paramount’ın atı “Hugo”, DreamWorks’ün atı “Savaş Atı”, Fox Searchlight’ın atı “Senden Bana Kalan” (“The Descendants”), Disney’in atı “Duyguların Rengi”, Focus’un atı “Pariah” ve Sony’nin atları “Kazanma Sanatı”, “Zirveye Giden Yol” (“The Ides of March”, 2011) ile “Ejderha Dövmeli Kız”ın son düzlükte alacakları viraja nasıl girecekleri merak konusu.
Oscar yarışında da yaşanacaksa bunların ivmelerine göre bir değişim yaşanabilir. Ancak önceden adı geçen “J. Edgar”, “Young Adult” ve “Extremely Loud and Incredibly Close”un ‘film’ kategorisinde artık gerilerde kaldığı da ortada.
Kerem Akça’ya göre ödülleri alacaklar:
En İyi Film (Drama): Hugo
En İyi Film (Komedi-Müzikal): Artist
En İyi Yönetmen: Martin Scorsese (Hugo)
En İyi Erkek Oyuncu (Drama): Brad Pitt (Kazanma Sanatı / Moneyball)
En İyi Kadın Oyuncu (Drama): Meryl Streep (Demir Leydi / The Iron Lady)
En İyi Erkek Oyuncu (Komedi-Müzikal): Jean Dujardin (Artist)
En İyi Kadın Oyuncu (Komedi-Müzikal): Michelle Williams (My Week with Marilyn)
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Albert Brooks (Sürücü / Drive)
En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Jessica Chastain (Duyguların Rengi)
En İyi Senaryo: Senden Bana Kalan (The Descendants)
En İyi Müzik: Artist
En İyi Yabancı Film: Bir Ayrılık (Jodaeiye Nader az Simin)
En İyi Animasyon: Rango
En İyi Şarkı: ‘The Living Proof’ (Duyguların Rengi)
Kerem Akça’ya göre ödülleri hak edenler:
En İyi Film (Drama): Hugo
En İyi Film (Komedi-Müzikal): Artist
En İyi Yönetmen: Michael Hazanavicius (Artist)
En İyi Erkek Oyuncu (Drama): Brad Pitt (Kazanma Sanatı)
En İyi Kadın Oyuncu (Drama): Glenn Close (Albert Nobbs)
En İyi Erkek Oyuncu (Komedi-Müzikal): Jean Dujardin (Artist)
En İyi Kadın Oyuncu (Komedi-Müzikal): Michelle Williams (My Week with Marilyn)
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Christopher Plummer (Beginners)
En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Jessica Chastain (Duyguların Rengi)
En İyi Senaryo: Kazanma Sanatı
En İyi Müzik: Ejderha Dövmeli Kız (The Girl with the Dragon Tattoo)
En İyi Yabancı Film: İçinde Yaşadığım Deri (La Piel Que Habito)
En İyi Animasyon: Çizmeli Kedi (Puss in Boots)
En İyi Şarkı: ‘The Living Proof’ (Duyguların Rengi)
keremakca@haberturk.com