Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Kültür-Sanat Dali aslında ne söylüyor? GALERİ

        HT CUMARTESİ / PINAR ERBAŞ

        Sergi çıkışı “Dali ne anlatmak istemiş” diye sorulsaydı kaç kişi parmak kaldırırdı acaba? Fakat bunun endişenecek bir durum olmadığını bizzat Dali söylüyor:

        “Düşmanlarımın, arkadaşlarımın ve halkın resimlerime aktardığımimgelerin anlamını çözemediklerini söylemeleri bence son derece anlaşılır bir durum. Onları yapan kişi olarak ben bile anlayamazken, başkaları nasıl olur da bu imgeleri anlamayı umabilir.” Yine de biz şansımızı denemek istedik. Ve serginin küratörü Dündar Hizal yardımıyla İstanbul’da Tophane-i Amire’de sergilenen Dali eserlerindekimananın peşine düştük.

        Eriyen saatler: İlk kez 1931’de yaptığı “Belleğin Israrı” adlı resimde kullanıyor. Dali, bir akşamyemeğinde peynirin ağzında bıraktığı “yumuşak” tatdan etkileniyor. Yatağına gitmeden önce resmin önünden geçerken yediği peynirin de katkısıyla “eriyen saatler” olgusu aklına geliyor. Ve resmi iki saat içinde bitiriyor. Peki eriyen saatler bize ne anlatıyor? Zaman akıp gidiyor. Tutamıyoruz. Ama saatler zamanı kavramamızı sağlayan yegane öğe.

        Krallığı simgeleyen imgeler: Dali bir Katalan ama İspanya’yı ve İspanya Kralı’nı çok seviyor. Ölmeden önce son cümlesi “Yaşasın İsyanya, yaşasın İspanya Kralı.”

        Yumurta: Dali’nin en çok kullandığı formlardan biri. Önemli birmetafor. İçinde hayat var, kabuğu kırıp dışarı çıkmak doğmak anlamına geliyor.

        Gala: Dali’nin en büyük aşkı. Aynı zamanda menajeri, finansörü. Aristokrat bir kadın. Dali’nin elit kesimler tarafından tanınmasını sağlıyor. Resimlerinde kutsal kadınları ve bütün güzelleri Gala olarak resmediyor. Sevgilisinin vücudunu gözler önüne seren eserleri de var.

        Koltuk değnekleri: Freud’dan esinlenme söz konusu. İnsanın ruhsal ve psikolojik olarak desteksiz yaşayamayacağına dair bir gönderme.

        Kelebek: Mutlak güzelliği ve yeniden doğuşu temsil ediyor.

        Yemek: Dali 6 yaşından beri aşçı olmak isteyen biri. Gastronomiye büyük ilgi duyuyor. Resimlerinde sıkça kullandığı yemek öğeleri kadının ya da erkeğin cinsel olarak birbirlerine duydukları isteğin, yemeği yemek gibi temel bir duyguyla eşdeğer olduğununu savunan Freud düşüncesine bir gönderme. Bu bağlamda ortaya koyduğu en büyük eserlerinden biri Ben Gala’yı yerimadlı tablo. Yemek yemek aynı zamanda yamyamlıkla ilişkilendiriliyor.

        Leylek bacaklar: Dali’nin resimlerinde filler çoğunlukla leylek bacaklıdır. Güçlü ve kalıcı olanı işaret ederler.

        Uyuyan kafa: Anlatmaya çalıştığı şey uykunun, aslında rüyanın pek çok gerçeği içinde barındırdığı...

        Çıplak/ giyinik: Çıplaklık sıklıkla sorunlaştırdığı ve resmetmeye çalıştığı bir durum. Dali’nin en büyük aşklarından birimeşhur İspanyol şair Lorka, sonra hayatına Gala giriyor. Yani önce eşcinsel sonra biseksüel eğilimlere sahip. İnsanın.....

        SERGİ ÜÇ BÖLÜMDEN OLUŞUYOR

        İlahi Komedya: 1950’li yılların başlarında dönemin İtalyan hükümetinin, Dante’nin 700’üncü doğum günü şerefine Dali’den İlahi Komedya’yı resimlemesini istemesi üzerine sanatçının ortaya koyduğu eserler sergileniyor.

        Gala ile Akşam Yemeği: 12 adet renkli litografiden oluşuyor. Çocukluğundan beri aşçı olmayı hedefleyen Dali, bu hayalini 68 yaşında, sürrealist gastro-estetik hikâyeleri bir araya getirdiği bu seride gerçekleştirmiş. Bu bölümdeki eserler açlıktan ölmek üzere olan sanatçıya vurgu yapıyor. Sanatçı, yemek parası olmadığı için aç kalan birisi olarak değil, tutkularıyla yanıp tutuşan, sanatı, aynı yemek yer gibi hazla, abartıyla ve gösterişle sindiren biri olarak betimliyor. “Gala ile Akşam Yemeği tamamen haz almaya adanmıştır ve diyet reçeteleri içermez” demiş Salvador Dali.

        Sürrealizmin İzleri: “Ben sürrealizmin ta kendisiyim” diyen Dali’nin 9 adet renkli basım litografilerini içeriyor.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ