Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Kültür-Sanat Fotoğraf Fotoğraf üstadı Ara Güler

        Murat BARDAKÇI / HT GAZETE

        HABERTÜRK'te bugün, Hülya Küpçüoğlu‘nun fotoğraf üstadı Ara Güler ile yaptığı bir mülâkat vardı. Ara ağabeyin mülâkatta verdiği cevaplar arasında iki konu bence çok önemli idi: “Fotoğrafın sanat olmadığı” sözü ve “vakıf kurulmadığı takdirde her şeyin çarçur olup kiloyla satılabileceği” endişesi...

        Fotoğrafçılıkla sanat arasında son 20-30 sene içerisinde kurulan tuhaf bağlantıya kapılıp ellerindeki dijital makinelerle gerine gerine gezen ve ortalıkta Montmartre ressamı edâsıyla dolaşan “fotoğraf sanatçılarımızın” kulakları çınlasın! Bu işin bizdeki en büyük üstâdı sinemanın “sanat” ama fotoğrafın “realite” olduğunu, zira objektifin sadece gördüğünü kaydettiğini, üzerinde oynama yapıldığı takdirde de fotoğrafın fotoğraflıktan çıkacağını söylüyordu...

        Place du Tertre üstâdı havasındaki “fotoğraf sanatçılarımız”, Ara Güler‘in bu sözlerine mutlaka hiddet buyuracaklardır ama işin doğrusu budur! Mülâkatta, Ara ağabeyin sözünü ettiği daha önemli bir husus daha vardı: Eser sahiplerinin vakıf kurmadıkları takdirde o zamana kadar yaptıkları herşeyin hebâ olup gideceği...

        HAKKI TARIK ÖRNEĞİ

        İşte buna katılmıyorum! Zira, Türkiye gibi eserin kadr ü kıymetinin pek değil, hiç bilinmediği memleketlerde birçok güzel iş maalesef zamanla kaybolmaya, dağılıp gitmeye mahkûmdur ve bunun en güzel örneklerinden biri, Bayezid’de bundan on sene öncesine kadar vârolan ve o zamana kadar canına okunan Hakkı Tarık Us Kütüphanesi’dir...

        Bir zamanların meşhur gazetecilerinden ve gazete patronlarından olan Hakkı Tarık, Türkiye’de çıkmış olan periyodik yayınları yani dergileri ve gazeteleri hayatı boyunca toplamaya çalışmış, muazzam bir kolleksiyona sahip olmuştu. Kolleksiyonculuğa başladığı senelerde bir derleme kanunumuz bulunmadığı için en büyük kütüphanelerde bile periyodik yayınların tam bir kolleksiyonu yoktu ve Hakkı Tarık‘ın büyük servet harcayarak biraraya getirdiği periyodikler işte bu bakımdan önem arzediyordu.

        Hakkı Tarık Us 1956’da vefat etti ve vasiyeti dokuz sene sonra, 1965 Ekim’inde yerine getirildi. Bayezid’deki eski Sibyan Mektebi kütüphane haline getirildi, Hakkı Tarık Us‘un kolleksiyonu buraya nakledildi, binaya “Hakkı Tarık Us Kütüphanesi” ismi verildi ve bıraktığı mal varlığı da yine vasiyetnamesi gereği bu müessesenin yaşayıp faaliyette bulunabilmesine harcandı...

        Ama, bu iş sadece birkaç sene sürdü! Tarih ve sosyal konularda araştırma yapanların ilk başvuru mekânı olan kütüphane, Hakkı Tarık‘ın mal varlığı kötü idare edildiği ve bıraktığı herşey tüketilip tahsis edilen paralar da suyunu çektiği için kullanılamaz hâle geldi, önce haftada bir gün zar-zor açılır oldu, sonra da tamamen kapatıldı... Üstelik, kolleksiyondaki bazı çok nadir yayınlar da ortadan kayboluverdi!

        YA JAPONLAR OLMASAYDI?

        Âtıl kalan kütüphanenin mevcudiyetini devlet seneler sonra hatırladı... Hakkı Tarık‘ın kolleksiyonları 2003’ten sonra Bayezid’deki Devlet Kütüphanesi’ne nakledildi ama neyin gidip neyin kaldığı pek belli olmadığı için yeni bir katalog yapılması gerekiyordu. Bunu da beceremediğimiz için başkalarına havale ettik ve kataloğu Tokyo Üniversitesi’ne yaptırdık!

        Hakkı Tarık‘ın kütüphanesinin başına gelenler özel kolleksiyonların, şahsî kütüphanelerin ve bu iş için kurulmuş vakıfların âkıbeti bakımından mükemmel bir örnektir ve Bayezid’de yaşanan bu tahribâtın daha dünya kadar benzeri vardır! Hârikulâde bir vakıf kurabilir ve o vakfın yaşaması için büyük servetler tahsis edebilirsiniz ama zamanla bıraktığınız servet ve kaynaklar tükenir; neticede vakfınız, emekleriniz ve topladığınız herşey maalesef dağılır, gider...

        En zengin şahıs vakıflarının bile hayatta kalabilme müddeti bizde sadece birkaç nesilden ibaret olduğu için kolleksiyonlarınızı talandan kurtarmanın tek çaresi “Ben mezara, malım mezata” kuralıdır. Gözbebeğiniz olan eserler bu sayede üzerlerinde çok önceden gözü bulunanların talanına uğramaktan kurtulur ve hayatınız boyunca topladıklarınız sizden sonra parasını vererek alacak olanlar tarafından gayet iyi muhafaza edilirler!

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ