Peki ya 15 senenizi yaşamasaydınız?
Kerem Akça, bu hafta vizyona giren filmleri değerlendirdi
KEREM AKÇA / keremakca@haberturk.com
12 EKİM FİLMLERİ
Bir anda 15 yıl sonrasında uyanıp kendini bambaşka bir hayatta evli, statü sahibi ve sınıf atlamış bulan Marie’nin, bu dünyaya adapte sürecini ele alan “Başka Bir Kadın”, tipik bir fantastik-komedi sunuyor. Büyük oranda da Hollywood’da uygulanan bu şablonu ana akım sinema metotlarıyla doğru bir anlatı ve temiz bir filmle karşımıza çıkarıyor. Evliliğin tutkunun arkasına konuşlanan ayrılma sürecinin bir anda yaşanmasıyla oluşabilecek psikolojik durumu keşfetme adına da ilginç anlar barındırıyor. Ancak ilk yönetmenlik denemesinde fazla es vermeyen Sylvie Testud, katkıda bulunduğu senaryoda zamanlar arası gidip gelme konusundaki temel kuralları çözemeyince ister istemez filmi izlerken bir inandırıcılık sıkıntısıyla yüzleşiyorsunuz.
Hollywood’da bilinen ve zaman zaman uygulanan, benim perdeye yansıdığında izlemekten keyif aldığım bir formül vardır. Fantastik-komedi bütününün içerisinde hareket ederken, kendini ‘geçmiş’te veya ‘gelecek’te bir zaman diliminde bulan bir karakterin peşine takılan hikaye yapısıyla dikkat çeker. Büyük oranda da onun her dönemdeki durumlara adapte olma süreciyle ‘zıtlaşma’ komedisine odaklanır. Bu durum biraz dönüşüm geçirdiğinde karşımıza bir anda yaşça ‘büyüyen’ veya ‘küçülen’ tiplemeler çıkabilir.
Yönetmenlik açısından sorunsuz bir film
“Başka Bir Kadın” (“La Vie d’Une Autre”, 2012) da bu formüle ‘Fransa’ ambalajıyla bir etiket bulmanın peşine düşüyor. Entelektüel oyuncu Sylvie Testud, ilk yönetmenlik denemesinde Frederique Deghelt’in romanını Claire Lemaréchal ile birlikte senaryolaştırmış. Bu durum bizleri ‘Fransız ana akım sineması’ adına fena durmayan, işçiliği iyi bir eserle yüzleştiriyor.
100 dakikalık süreçte, tempo, oyuncu yönetimi, kurgu ve çekim ölçekleri adına aksamayan ‘sorunsuz’ bir görsel yapıyla tatmin oluyoruz. Testud, açılış sekansında deniz kenarındaki çiftlerin ilk karşılaşmasından kritik seks sahnesinin ‘karanlık’ına, hayatın geri kalanındaki daha geniş lenslerden yalnızlığın kavranmasına kadar ‘yönetmenlik’le bir şey anlatma konusunda başarılı. İlk film çekmenin verdiği acemilikle belli ‘temposal’ açmazlara düşse de ‘görsel yapı’ adına onlar da bertaraf edilecek düzeyde...
Senaryonun çatısının doğru kurulmaması inandırıcılık sorunlarına yol açıyor
Ancak burada esas sıkıntı senaryo konusunda kopmuş. 1990’larda bir süreçte Paul’e aşık olan Marie’nin onunla yasak ilişkiye girmesine kadarki kısma okeyiz. Sevişme sahnesi de karanlıkta bir gizem çerçevesinde gerçekleşiyor. Hatta o sahneyi bir David Lynch filmine koysak sırıtmaz. Ondan sonra Marie’nin gözünü açıp kendisini bambaşka bir evde bulması ve bahsettiğimiz ‘adapte olma süreci komedisi’ne alan açan bir durumun içine düşmesi de normal. Fakat bu noktada Testud, senaryonun damarındaki cümleye ve fikre kapılıp sanki onu ayakları üzerinde duran bir ‘olay örgüsü’ne transfer edememiş gibi.
Kağıda dökerken belli sıkıntılar yaşanan cümle de büyük oranda filmin süresi boyunca belirgin mantık boşluklarıyla sarsılıyor. Zira uzun süre ‘seneler’ adına bir belirsizlik yaşamamız bir tarafa, Marie’nin yaptığı her numaranın kendisine ‘bilmediği şeyleri öğrenme’ olarak geri dönmesi çok basit ve ilkokul çağında bir senaryo sürecini ortaya koyuyor. Olaylar arasındaki geçişler böylesi ‘ataç’larla yapılınca da aslında inandırıcılık sorunu kaçınılmaz oluyor.
Evlenen bireye şok tedavisi yöntemi
Testud’ya ‘yasak ilişkiyi yaşamak ve tutkuya kapılmak kolay. Ama evliliğin belli bir sürecine gelince yalnızlaşma, sevgilini aldatma, köşeye çekilme ve kopma kaçınılmaz’ cümlesini, böylesi bir şablonla gözden geçirmek orijinal gelmiş. İlk tutkulu ilişki anı ile evliliğin 15 sene sonraki sürecini üst üste bindirmek de bir ‘şok’ etkisi yaratma adına çekici. Kabul edelim ki filmin özelliği de bu püf noktasından yükseliyor.
Aslında çok çok ‘devrimci’ bir şey olmasa da dramatik damar adına takdir edilebilecek, göz önünde bulundurulabilecek bir fikir bu. Hatta bunun özellikleri olarak gerçekleşen, Marie’nin kendini eşine alıştırırken ‘metres’i, ‘onun metresi’, ‘arabası’ ve daha nicesiyle yüzleşmesi de gayet ölçülü bir şekilde gerçekleşiyor.
Ancak senaryonun onları ‘yan hikaye’ niyetiyle birbirine bağlamaktan ziyade üzerimize atmayı tercih etmesi, bir dramatik çatışma ve olay örgüsü eksikliğini beraberinde getiriyor. Bir taraftan sinemaskop oranındaki format sorunsuz akarken, bir diğer taraftan arka plandaki dramatik metinler inandırıcı olamıyor. Testud’nun formülüne uyum sağlayarak karakterine vermek istediği ceza ve ahlakçı tokat da aslında ‘tutku’nun 15 sene sonraki halini özetleme niyetine karşımıza çıkarılıyor. Ama o zaman çocuklarını bile görmediğimiz bir çift ne kadar inandırıcı, o da tartışılır.
Mizah anlayışının zekiliği ve başrol oyuncusunun profesyonelliğiyle dikkat çekiyor
Anlayacağınız bu ‘fantastik-komedi’, yine bu yıl izlediğmiz oyuncu Noémi Lvovsky’nin “Baştan Al” (“Camille Redouble”) filmindeki “Peggy Sue Evlendi” (“Peggy Sue Got Married”, 1986) etkisindeki ‘plastik’ duygu kadar zayıf durmuyor. Hatta oradakine göre daha üst düzey bir sinema yetisi ve daha iyi bir başrol oyuncusu mevcut burada. Mizah anlayışı da aynı oranda zeki. Ancak senaryonun genel kuralları bir türlü yerine gelmeyince ucu açık sonun değeri bile çok fazla anlaşılmıyor.
Ama “Başka Bir Kadın”ın her şeye rağmen ilginç bir güldürü silsilesi sunduğu söylenebilir. ‘Kadın birey’ hikayesi olarak da incelenecek metinlere sahip olan eserin, süresinin uzun olmamasıyla bazı şeyleri bertaraf ettiği kesin. Fakat bu formülün Hollywood’da daha iyi planlanmış örneklerini izlediğimizi aklımızdan çıkaracak ‘ışıltı’yı yarattığını iddia etmek zor.
FİLMİN NOTU: 4.5
Künye:
Başka Bir Kadın (La Vie d’Une Autre / Another Woman’s Life)
Yönetmen: Sylvie Testud
Oyuncular: Juliette Binoche, Mathieu Kassovitz, Aure Atika, Daniele Lebrun, Vernon Dobtcheff, François Berléand
Süre: 97 dk.
Yapım yılı: 2012
MATRIX JENERASYONU İÇİN TERMİNATÖR
Zaman yolculuğu filmleri ile ilgili bildiğiniz her şeyi unutmanızı sağlayan “Looper”, dikkat çekici bir bilimkurgu vizyonu sunuyor. Rian Johnson’ın dönüştürücü bir tür gözlemiyle sardığı eserin, ‘telekinetik güçler’ ile ‘fütüristik kiralık katillik’i ana motifler olarak seçip dünyamıza dair ‘içeriden’ bir yorum yaptığı söylenebilir. Bunun devamında da karşımıza eleştiri oklarını muhafazakar toplum düzenine yönelten bir dramatik yapı çıkıyor. Böylece en az “Gerçeğe Çağrı” kadar gizemli, “Matrix” kadar interaktif, “12 Maymun” kadar felsefik ve “Trancers” kadar zeki duran bir Rian Johnson oyuncağı ile yüzleşiyoruz. Uyaralım, yönetmenin verdiği linklere tıklarsanız katmanlı bir sinema serüveni sizleri bekliyor!
Bir ay önce 37. Toronto Film Festivali’ndeki dünya prömiyerinde izleyip kaleme aldığım ve yılın şimdiye kadar vizyona girenler arasında en iyi ikinci filmi olan “Tetikçiler”in (“Looper”) yazısına şu linkten ulaşabilirsiniz:
Matrix jenarasyonu için TerminatorFİLMİN NOTU: 8.4
Künye:
Tetikçiler (Looper)
Yönetmen: Rian Johnson
Oyuncular: Joseph Gordon-Levitt, Bruce Willis, Emily Blunt, Piper Perabo, Jeff Daniels
Süre: 118 dk.
Yapım yılı: 2012
KEREM AKÇA’NIN VİZYON FİLMLERİ İÇİN YILDIZ TABLOSU
205: Korku Odası (205 - Zimmer der Angst): 3
360: 4
Araf: 7
Aşk Yeniden (Hope Springs): 5.7
Aşkın Ömrü Üç Yıldır (L’Amour Dure Trois Ans): 6.1
Ayı Teddy (Ted): 6
Barbara: 7
Baskın (Serbian Maut / The Raid): 4
Bir Mafya Hikayesi (Les Lyonnais): 4.5
Bu Gece Benimsin (You Instead): 5.5
Bourne’un Mirası (The Bourne Legacy): 6
Buz Devri: Kıtalar Ayrılıyor (Ice Age: Continental Drift): 3.5
Cehennem Melekleri 2 (The Expendables 2): 4
Cennetteki Çöplük: 2.5
Cesur (Brave): 6.6
Cinnet Gecesi (The Incident): 2.4
Cosmopolis: 7
Çanakkale Çocukları: 3.8
D@bbe: Bir Cin Vakası: 3.5
Elena: 6.7
Esaret (À Moi Seule / Coming Home): 5.3
Eva: 4
Geriye Kalan: 5.7
Gölgede Dans (Shadow Dancer): 5.8
Gökyüzünde Bir Ayna (Katmandú, Un Espejo En El Cielo / Kathmandu Lullaby): 3.5
İlk ve Son Aşkım (Seeking a Friend for the End of the World): 4.6
İnanılmaz Örümcek Adam (The Amazing Spider-Man): 4.5
İsyan (Lockout): 3.5
Kabus (Fairytale): 3.9
Kara Şövalye Yükseliyor (The Dark Knight Rises): 6.2
Kayıp (Gone): 2.5
Kıyamet Kitabı (Doomsday Book): 5.3
Lal Gece: 3.5
Lanetli Ruh (Emergo): 5.5
Miss Bala: 6.8
Mutluluğa Boya Beni (Le Tableau): 4
Ne Adam Ama (What a Man): 5
Olmak İstediğim Yer (This Must be The Place): 6.5
Ölüm Uykusu (Mientras Duermes / Sleep Tight): 4.2
Özgür Adamlar (Les Hommes Libres / Free Men): 4
Paris-Manhattan: 5.3
Polis (Polisse): 7.5
Roma’ya Sevgilerle (To Rome with Love): 4
Ruh (The Pact): 5.5
Sadakatsizler (Les Infidèles): 4.5