Sultan Abdülhamid suikastının sırları!
80 kilo patlayıcı kullanıldı. 26 kişi öldü, 58 kişi yaralandı!
İstanbul’da polisler tespit ettikleri isimlerin izini sürüyor, kaldıkları otellerin, gittikleri meyhanelerin hatta genelevlerin çalışanlarını sorguluyorlardı. 40 kişilik bir isim listesi vardı. Ancak suikastta başrol oynayan Lipa Rips, Mari Zayiç, Robina Fayn, Silviyo Riçi, Karl Yovanoviç, Madam Aşkova gibi isimler İstanbul’u terk etmişlerdi. Ama şüphelenilen biri daha vardı: Singer fabrikasının Beyoğlu idarehanesinde çalışan Belçikalı Edward Joris. İlk sorgusunda suikastla ilgisi olmadığını söyleyen ancak ele geçen deliller sonrası suçunu kabul etmek zorunda kalan Joris, planı detaylarıyla polislere anlattı.
SUİKASTÇI, CASUS OLARAK KULLANILDI
Tahkikat raporundaki detayların Osmanlı Devleti’nin bir hukuk devleti olduğunu ispatladığını söyleyen Prof. Selvi sözlerini şöyle sürdürdü: “Soruşturma sonunda suikasta karışıp da yakalananlara hapis cezaları, kürek çekme cezaları verildi. Edward Joris ise idama mahkûm edildi. O dönem kapitülasyonlar gereği Osmanlı Devleti, suç işleyen Amerika, Fransa ve Rusya vatandaşlarını cezalandıramıyor, en yakın konsolosluğa teslim ediyordu. Fransa ve Rusya’nın baskısıyla Joris serbest bırakıldı. 1908 tarihli bazı gizli belgelerde Edward Joris’in Osmanlı adına casusluk faaliyetleri yaptığını tespit ettik.’’
‘BOMBALARLA İSTANBUL KAN GÖLÜNE DÖNECEKTİ’
Prof. Selvi, suikastın son anda başarıya ulaşamamasının çok önemli sonuçlar doğurduğunu söyledi. Selvi “Bombalı suikastta birinci amaç padişahı öldürmekti. Raporda anlatıldığına göre, Padişah öldükten sonra İstanbul’un çeşitli yerlerinde de bombalar patlatılacak, ortalık kan gölüne dönecek, Müslümanlarla Ermeniler arasında İstanbul’da adeta bir savaş başlatılacaktı. Kaos ortamı yaratılacaktı. Sorgular sonrası Cons Apartmanı’nın kuyusuna, Avusturya Hastanesi’ne, Otel Kroger’e, Serkil Doryan adlı gece kulübünün kömürlüğüne saklanan bombalar da ele geçirildi” diye konuştu.