06 ARALIK 2016
ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA
Elif KEY
ekey@htgazete.com .tr

GAZETE HABERTURK / HT PAZAR
Habertürk televizyonunda cumartesi ve pazar sabahları canlı yayınlanan 'Burası Haftasonu' programını sunan Oylum Talu'yu, ekibiyle toplantı yaparken yakalıyorum. Talu "Başlayabiliriz" deyince, "Ekibiniz buradayken mi" diyorum. Ben hariç, herkes şaşırıyor. "Korkmayın, öyle garip sorular sorup, sizi kapana kıstırıp ağlatmaya gelmedim ama böyle de rahat edemeyiz" deyince, ekip dağılıyor. Röportajın ortalarında, bu genç kadının hakikaten saklayacak hiçbir şeyi olmadığı için bu kadar rahat davrandığını anlıyorum. Oylum Talu'yla, arkeolog olmak isterken girdiği televizyon yolunu, kamera arkasında durmak isterken önüne nasıl geçtiğini, televizyonculuğun uçucu madde olmasını, internette özel hayatına dair yazanları, evliliği, çocukları konuştuk...

■ Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema TV Bölümü'nde okurken çektiğiniz kısa filmler var ve hatta ödül alanlar olmuş. Neden oradan devam etmediniz?
Aslında arkeolog olmak istiyordum, fakat gelecek görmedim. Daha sonra sinemaya yöneldim, aklımda yönetmen olmak vardı. Ama o zamanlar sinema piyasası iyi durumda değildi; senede üç, dört film çekiliyor ve onlar da çok gişe
yapmıyordu. Sinema sektöründeki zorluklar kafamı karıştırmıştı.
■ Yolun zor olduğunu görüp yön değiştirirken, aklınız sinemada hiç mi kalmadı?
Sinemada her zaman aklım kaldı. Ama bu sektörde kadın yönetmenin varolması çok zor. Bugün bakarsanız kaç tane kadın yönetmen var? Sinema o kadar kolay değil; kaç tane şirket, kadın yönetmenine güvenip yatırım yapıyor?
BİR KELİME YOK EDEBİLİR
■ Güzel kadınlar spiker olur ama sonra hep "Kendi programımı sunsam" der. Bu noktada, bu güzel kadınları tatmin etmeyen nedir?

Benim tatmin noktam şu: Hiçbir zaman sunucu olarak kalmadım. Habertürk'te haber sunuculuğu yaptım. Ama ben bu sektöre aslında yönetmen, yapımcı olarak gelmiştim. Sonra sağolsun Ufuk Güldemir beni böyle değerlendirmek istedi. Bir de, neden sadece kadın figürü olarak ekranda görünmek isteyelim? Başka birinin sizi yönetmesindense, kendi fikirlerinizle kendi görüntünüzü birleştirirseniz daha başarılı olursunuz.
■ Güzel kadınlardan spiker olur, erkeklerin ise anchor olmak için çok yakışıklı olmasına gerek yok galiba? Siz nerede duruyorsunuz?
Spikerlik ve anchor'lığı ayırmak gerekiyor. Ben deneyim noktasında duruyorum, zira haberin öncesini ve sonrasını biliyorum; haber programcısıyım. Programın sahibi Habertürk, ben hazırlayan, sunan ve yapımcıyım.
■ Programda gazeteleri okurken, kaşınızla gülüşünüzle seyirciye kendi fikrinizi enjekte ettiğinizi düşünüp "Ben kimim de insanlın a fikirlerimi empoze ediyorum" glln bir yabancılaşma yaşıyor musunuz?
O an bunu düşünmüyorum, çünkü düşünürsem doğal olamam, gazeteleri bile okuyamaz hale gelınm. Am;ı zaman zaman, "Ben ne yaptım ki, insanlara ne hakla böyle iki saat boyunca bunları anlatıyorum, benden daha yetkin isimler yok mu" gibi yabancılaşmalar yaşıyorum.
■ Kendinize güveniyorsanız, aslında bu hesaplaşmaya girmezsiniz...
Ama yaptığım işi çok ama çok önemsiyorum. Haber kanalında çalışıyoruz; söyleyeceğim bir kelime beni yüceltir, ama yanlış söyleyeceğim bir kelime de beni yok eder. O yüzden dikkat etmeye çalışıyorum.
■ Ekrandan neredeyse her şeyinizi anlatıyorsunuz. Babanızın pipo içtiğini bile biliyoruz hepimiz. Bıraktı mı?
Süpersiniz vaha! Bırakmadı. Annemle değişik projelerimiz var bırakması için.
Sevenler olduğu kadar sizi samimiyetsiz, yapmacık, hazırlıksız bulanlar da var. Bu yorumları okuyunca ne oluyor tepkiniz, üzülüyor W     musunuz?
İlk canlı yayın yapmaya başladığım zaman eleştiriye tahammülüm yoktu. Ama herkesi mutlu etmemin, tatmin etmemin imkanı yok; bunu kabul ettim. Tabii ki eleştirenler olacak. Televizyonda varlığını göstermeye çalışan Oylumla, sokaktaki Oylum arasına mesafe koyarak samimiyetimi kaybetmemeye çalışıyorum.
■ Siz Umur Talu'nun akrabası mısınız? Ondan torpilli olduğunuzu düşünenler de var!
Hep soruluyor ama ilk kez bir röportajda soruldu bu! Hiçbir akrabalığım yok. Ama Philip MorrisSA'nın Genel Müdürü Turhan Talu amcam olur. Benim torpilim önce Allah'tan; sonra da Kenan Tekdağ'ın bana güvenmesi gelir.

■ Kendinizi seyretmeye tahammül edebiliyor musunuz?
Asla! Hiç seyretmiyorum Aminin tekrarlan seyrederken odama gidiyorum. Doğal kalmaya çalışmak için, kendimi seyretmemem gerekiyor. Yoksa değişmeye çalışırım.
■ "Şu sunucu gibi olsam, bunun gibi olmasam dediğiniz isimler var mı?
Çok net çerçevelenin var. Kaliteyi düşürecek bir şeyi asla yapmam. İzleyici kesimimizin sevmeyeceği isimleri konuk etmem, dekolte vermek istemem. Tabii ki görsel bir şey yapıyoruz ama asıl ne söylediğimi duysunlar. Kalite, feminenliğin önüne geçsin

ÇOK AMA ÇOK TUTUCUYUM
■ Sizden sonra taklitleriniz çıktı. Bu program formatmda rakibiniz var mı?

Diğer televizyon kanalları baktı ki bizim program çok seyrediliyor; bu pastadan pay almak istediler. Ama bizim program saatimizin karşısına koyamadılar. Bu dönem 10.00 - 12 00 arasında yayınlanacağız.
■ Siz bir programa konuk olsanız bilinmeyen bir yönünüzden bahsetmeniz gerekse, o ne olurdu?
Bugüne kadar bana sorulmuş en zor soru! Her şeyimi canlı yayında o kaı lal anlatıyorum ki, herkes uykuyu ne kadar sevdiğimi, aileme ne kadar düşkün olduğumu bilir. Ama tutucu Oylum Talu'yu anlatabilirdim. Çok an çok tutucuyum. Mesela film, dizi teklifleri geliyor ama ben asla kameralar önünde öpüşemem. "Annemle babam ne der, beni seyrederken ne hissederler" diye düşünürüm. Ve bunları David Letterman'a anlatmak isterdim!


ÜÇ ÇOCUĞUM OLSUN İSTİYORUM

■ Yalnız mısınız? Boşanmışsınız galiba?
Üç senedir yalnızım. Annemlerle yaşıyorum. Bosandım ama zaten bambaşka olaylar var orada. Ben evlendikten iki ay sonra ailemin yanına geri dönmüştüm.
■ Eşinizin sizi dövdüğü doğru mu?
Yalan!
■ Güzel kadınlarla ilgili sık sık dedikodu üretilmesiyle ilgili ne düşünüyorsunuz?
Çok büyük haksızlık. Camiamızda gazeteci adı altında çok fazla senarist var. Kanıt olmadan ya da dedikoduyla yapılan haberlerin gazetelerde yer bulmasına şaşırıyorum. Yasalar da hu konunun mağdurlarını destekler nitelikte değil. Tekzip yazıları doğru değerlendirilmiyor. Kaldı ki bu yalanlar yıllar boyu internette kalıyor ve temcit pilavı gibi tekrar tekrar göze sokuluyor.
■ Bir daha evlenecek misiniz?
Hayatımla ilgili bir planım var elbet, ama ne kadarı gerçekleşir bilemiyorum. 35-36 yaşında evlenip üç çocuk yapmayı isterim. Saygılı, sevgili, güvenilir, kafa yapısı bana uyan, elektriğimin tuttuğu bir insanla mutlu olabilirim.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
Kalan karakter : 300