Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Medya İguana eti beyaz mı olur, kırmızı mı?

        Rahşan Gülşan/Gazete HABERTÜRK-HT MAGAZİN

        Onlarınların karnı çok aç! Siz sıcacık evinizde heyecanla onların maceralarını

        izlerken 20 yarışmacı dünyanın öteki ucundaki bir adada yengeçler, dev sinekler, arılar, iguanalar ve adını bilmeyi bırakın hayatınızda sesini hayal bile edemeyeceğiniz kuşların olduğu ıssız bir adada yaşam savaşı veriyorlar. Tabii bunu bir amaç uğruna yapıyorlar: “İşin ucunda 500 bin lira kazanma şansı var!” İlk bölümü yarın yayınlanacak olan Survivor’ın yeni sezon versiyonu “Kızlar-Erkekler”in çekimlerini izlemek üzere iki gündür Panama’nın Contadora Adası’ndayım. Burada hayat hiç de kolay geçmiyor! İşte Contadora notları...

        Erkeklerin kampında ağaçlarda çoraplar asılı :)

        KIZLARIN kampının ardından tekneyle erkeklerin kampına geçtim. Erkeklerin en

        azından karnı toktu. Balık avlama konusunda doğal olarak kızlardan başarılılar. Ama bunun dışında tam bir kaos hâkim bu kampta. Battaniyeleri, yattıkları yerler kum içinde. Ağaçlara astıkları çorapları, bir dilek ağacı fenomeni yaratmış. Onların da en büyük derdi özlem. Bir de ağızlarında sürekli: “Kuru

        fasulye-pilav” var!

        Oyun dediğin şey bir duş kadar önemlidir yeğen!

        ADADA yarışmacıların en önemli aktivitesi günde bir kere yapılan oyunlar. Oyunların sonundaki ödüller bir torba pirinçten başlıyor, yarışmanın sonlarına doğru beş yıldızlı otelde bir geceye kadar büyüyor. Benim adada olduğum gün

        yapılan yarışmanın ödülü bir hafta boyunca duş alınabilecek olan düzenekti. Burun kıvırmayın, 15 gün saçınızı deniz suyuyla yıkayın; belki anlarsınız tatlı suyla saç yıkamanın keyfini. Yarışmayla ilgili detay veremiyorum. Lakin yarışma üç hafta sonra yayınlanacak. Tadınızı kaçırmak istemem.

        Peki Acun bundan sonra ne yapacak?

        TABİİ ki ilk planı kışın Yetenek Sizsiniz’i tekrarlamak. Ancak bu sezon izlediğimiz versiyondan çok farklı olacak. Bir başka planı da dizi işine girmek. Evet yanlış okumadınız, Acun Entourage isimli yabancı diziyi uyarlamak istiyor. Bir oyuncu ve etrafındaki insanların hayatını anlatan diziyi kendi yazmak istiyor. Özel bölümlerle Var mısın Yok musun çekmeyi de planlıyor. Amacı dünyanın dört bir yanından büyük starları getirmek. Adayı, ekibi, dünyanın öbür ucunda büyük paralar ve emek harcanarak kurulan seti görünce insan Acun’un vizyonunu daha iyi anlıyor. Yapabileceklerinin limiti olmadığını ve büyük işlere girmekten korkmayacağını da... Ama çok önemli bir detay var: Acun yaptığı her şeyden çok zevk alıyor ve kendisi eğlenirse etrafını da eğlendirebileceğini biliyor!

        Kızlar İguana yeme fikrini tartışıyor

        SİZ cumartesi gecesi programın ilk bölümünü izleyeceksiniz. Ama şu anda dördüncü bölüm çekiliyor. Kızların durumu gerçekten perişan. 10 gündür

        hindistancevizi dışında sadece küçük bir balık yiyebilmişler. Ve açlıktan

        ölüyorlar. Tek dertleri iguana etinin yenilip yenilmeyeceği ve etinin kırmızı mı

        beyaz mı olduğu! Size itici gelen bu soru onlar için hayati önem kazanıyor.

        Önceki gün bir tane yakalamışlar ama öldürmeye kıyamamışlar. Ellerinde denize

        vurmuş bir ağ var. Ancak ona da şimdiye kadar sadece küçük bir balık

        vurmuş. Öğlen yapılan oyun seansının ardından akşamüstü adalarını ziyaret

        ettim. Hallerine içim parçalandı. Bir avuç pirinçten lapaya benzer bir yemek

        yapmışlardı. Adambaşı iki kaşık filan düşmüş. Üzerine de birer dilim

        hindistancevizi yemişlerdi. Açlıktan gözleri dönmüştü. En büyük ikinci sıkıntılarından biri de annelerini özlemiş olmaları. Anne kelimesi geçtiği anda

        gözleri buğulanıyor. Geceleri uyumak ise onlar için gerçek bir eziyet. Gündüz

        çekilen sular akşamları yengeçleri getiriyor. Gece boyunca her yerlerinde

        yengeçler dolaşıyor. İki gün önce bir tane tencerelerinde bulmuşlar. Ama

        zehirli olduğu için yiyememişler. Adada gece kızlarla iki koruma, bir doktor ve

        bir kameraman kalıyor. Sabah ise, altıda gün ağarıp üzerlerine güneş düştüğü

        anda başlıyor onlar için. Asıl soru bir hafta sonra yağmurlar başlayınca

        ne yapacakları! Teknem adalarından ayrılıp arkamdan el sallarlarken gerçekten

        hallerine çok üzüldüm. Tamam para için bu yarışmadalar ama bu şartlara

        dayanmak hakikaten kolay değil!

        NOT: Kızların adasının adı Mogo Mogo, erkeklerinki ise Gibraleon.

        Toplam prodüksiyon maliyeti 2.5 MİLYON EURO

        ADAYA iner inmez insanı ilk etkileyen, prodüksiyonun düşündüğünden

        daha büyük olması oluyor. Arjantinli ve Türklerden oluşan 110 kişilik teknik ekibe 100 de yerli halk eklenince, işin ciddiyeti değişiyor. Acun Ilıcalı ve ekibi çektikleri bantları adaya kurdukları dört montaj setinde anında montajlayıp uçakla İstanbul’a yayına yetiştiriyor. 40 derece sıcakta bu koca ekipte tekleyen hiçbir eleman gözüme çarpmadı. Prodüksiyonun genel maliyeti 2.5 milyon Euro imiş. Panama hükümeti de ülkesinin tanıtımı için programa katkıda bulunuyormuş. Acun aşçısından çaycısına tüm ekibini yanında getirmiş. Hatta baharatları bile Türkiye’den getirmişler. Ancak baharatlar arasındaki kimyon esrarı andırınca, Panama Gümrük otoritesi baharatlara el koyup bir hafta tahlil etmiş baharatları. Ekip burada toplam 40 gün daha kalacak ve hepsi şimdiden evlerini özlemiş durumda. Çekimler üç ada kullanılarak yapılıyor. Bir adada erkekler, bir adada kızlar ve bir adada da oyunlar ve ada konseyi bulunuyor. Yarışmacıların tamamı Var mısın Yok musun'da yarışan tanıdık isimler. Çekimler için işini bırakmak zorunda olanların üç aylık maaşını Acun peşin ödemiş. Ama işini bırakmak gibi zorunluluğu olmayanlara ödül dışında para verilmiyor.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ