Altın Portakal'daki Behzat Ç. çelişkisi...
Erkek söylemli filmin kadın temalı film festivalinde ne işi var? Ali Erden yazdı
28 Ekim'de gösterime girecek olan "Behzat Ç. Seni Kalbime Gömdüm" filminin "kadın" ana temalı 48. Altın Portakal Film Festivali'nde gösterilmesi, Taraf gazetesinden Ali Erden'in eleştirisine konu oldu. İşte o yazı:
Behzat Ç.'nin bu Portakal'da ne işi var?
Milyonları ekranlara bağlayan komiser Behzat Ç.’nin filmi ‘Behzat Ç. Seni Kalbime Gömdüm’ genel olarak bol küfürlü ve eğlendiren bir film olmasına rağmen, Portakal’ın bu yılki temasıyla uyumsuz bir yapım.
Antalya’da festival açılışından hemen sonra başlayan yağmur ve fırtına hâlâ devam ediyor, fakat buna rağmen festivale ilgi azalmadı ve salonlar dolup taşıyor. Önceki gün televizyon dizisiyle milyonları ekrana bağlayan komiser Behzat Ç.’nin filmi gösterildi 48. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde.
Behzat Ç. Seni Kalbime Gömdüm adlı filmin girişinde inanılmaz bir kuyruk vardı ve tam anlamıyla izdiham yaşandı AKM’de. Yönetmen Serdar Akar ve filmin oyuncuları salona girdiğinde salon adeta yerinden oynadı.
Evet, bu film epey eğlenceli; esprili konuşmalar güldürüyor. Elbette bunlar önemli, ama festivalin yarışma bölümüne katılmak için tek başına yeterli mi? Şu ana kadar izlediğimiz (genelde “Ulusal Yarışma”yı takip ediyoruz) filmler içinde kadınlara en uzak film buydu. Portakal’ın bu yılki ana teması: Kadın. Yarışma filmlerinde kadınları öne çıkaran filmler var hep. Tüm yarışmalardaki jüri üyeleri de kadın. "O zaman Behzat Ç. Seni Kalbime Gömdüm gibi 'erkek' bir filmin bu yarışmada ne işi var" diye de düşünmeden edemiyor insan. Bu filmdeki tüm kadınlar gölgede kalmış ve bulanık görünüyorlar.
Biraz televizyon dizisi tadı verse de, özellikle belden aşağı küfürlerle diziden ayrılıyor bu film. Bir şey fark ettik: Hem Altın Koza'da hem de Altın Portakal'da küfürlü konuşulan filmlerde kadınlar daha çok eğleniyordu.
Kopuk bir film
Behzat Ç., kara filmlerden ödünç alınmış halleri olsa da, nevi şahsına münhasır bir başkomiser. Dağınık, çok içki içen, kadın savcıyla ilişki kuran, ağzından küfür eksik olmayan Behzat'ın derinlerde bir acısı var: Ölen kızı. Sürekli onun hayalini görüyor. Ankara'nın göbeğindeki Gençlik Parkı'nda tabut içinde ceset bulunuyor ve film, polisiye olduğunu her an hissettirerek gizemli katilin peşine düşüyor. Yönetmen Akar, televizyonla öyle ruh birliği içinde ki Behzat Ç. Seni Kalbime Gömdüm'de kafamızın içindeki boşlukları dolduramıyor. Sanki televizyondaki Behzat Ç. dizisini herkes izliyormuş gibi çekilmiş film. Behzat Ç. kızını nasıl kaybetmiş, kadın savcıyla nasıl ilişki kurmuş? Bunların hiçbirini anlayamıyorsunuz. Film, akıcı ve esprileri de güldürüyor. Behzat Ç., gerçekten kendine has bir polis. Erdal Beşikçioğlu, Behzat Ç. için yaratılmış sanki. Hayalet ve Akbaba polis karakterleri de iyiydi. Sinemalarda iş yapacak gibi duran bu film, festivallerde yarıştırılmaması gereken, vasatın biraz üstünde bir yapım, ne yazık ki.